rolex saat istanbul escortistanbul escortmersin escort
Soma Olay Gazetesi
bayan escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bayan escort bursa-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-gaziantep escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bayan escort bursa-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-bursa escort-bursa escort-istanbul escort-tuzla escort bayan-porno

1 Nolu Şubede Görev Değişikliği

1 Nolu Şubede Görev Değişikliği
Bu haber 07 Mayıs 2018 - 10:57 'de eklendi ve 791 kez görüntülendi.

1 Nolu Şubede Görev Değişikliği

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi 1 Nolu Şubesi’nin 2. olağan genel kurulu gerçekleştirildi. Kongrede Şube Başkanlığına Mehmet Ali Çakır seçildi. Yeni yönetim şu isimlerden oluştu, “Başkan Mehmet Ali Çakır, Şube Başkanvekili Kıyas Çalı, Şube Sekreteri Rıza Sal, Şube Mali Sekreteri Murat Kalın, Şube Teşkilat Sekreteri Bülent Yardımcı”

Kongreye Soma Belediye Başkanı Ali Tulup, Ak Parti İlçe Teşkilat Başkanı Mehmet Ali Aksoy, CHP İlçe Başkanı Yardımcısı Mehmet Ali Kaygı, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Genel Merkez Yöneticileri Tamer Küçükgençay, Zekeriya Aydın, Gül Ahmet Güven, Yasin Karatay, Hasan Hüseyin Gürbüz, Ahmet Çümen, Ege Bölge Şube Başkanı Recep Satır ve yönetimi, Soma Şubesi Başkanı Şevket Şahin ve yönetimi, 2 nolu şube başkanı Erol Kasap ve yönetimi, çevre il ve ilçelerin şube başkanları, Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Haydar Şahin, Soma Kömür İşletmeleri Yöneticilerinden Celalettin Gökaşan, işyeri temsilcileri ve delegeler katıldı.
Kongrede konuşan 1 Nolu Şube’nin yeni başkanı Mehmet Ali Çakır, “Dünyanın en onurlu ve meşakkatli işlerinden birisi madenciliktir. Diğer mesleklerden farkımız; yerin yüzlerce metre altından cesaretle ve yoğun emekle üretim yapmamızdır. Madencilik iş kazaları bakımından da en riskli iş kollarından birisidir. Böyle zorlu bir iş kolunda üretim yaparken hassasiyetle işçi sağlığı ve iş güvenliğinin tam olarak uygulanması gerekir.
İş verenlerden beklentimiz açık ve net. İşçi sağlığı ve güvenliğini eksiksiz yerine getirin. Çünkü en değerli unsur insandır. Bizimde şube olarak örgütlü olduğumuz Soma Kömürleri ve Kolin’de birinci görevimiz işçi kardeşlerimizin çalışma şartlarını ve toplu sözleşme anlaşmasını iyileştirmek ve geliştirmektir. Sizlere uyumlu ve disiplinli çalışan bir şube sözü veriyorum. Şube olarak ilçemizdeki diğer Maden-İş şubeleriyle ve sivil toplum örgütleriyle barışık ve birlikte uyum içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Genel merkezimizde başta genel başkanımız olmak üzere genel merkez yönetim kurulu ile birlikte hep sorunlarımızın çözümünde bizlere destek oldular. Bu vesileyle genel merkezimize ve Maden-İş’teki bütün şubelerimize teşekkür ediyorum.
Maden-İş büyük bir aile bu ailenin bir ferdi olmaktan da gurur duyuyorum. Camia olarak hangi şubemizin bir sorunu varsa çözümünde birlikte hareket ediyoruz. Bunun devamı içinde bizler üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz. Bu birliktelik güçlü bir sendika olmamızı sağlayacaktır. Bu vesileyle yaşasın örgütlü mücadelemiz yaşasın Maden-İş.
Örgütlü olduğumuz işyerlerinden soma kömürleri zor günler geçiriyor ve 2800 kişide istihdam ediliyor. Bugün işçimizle, işverenimizle, dayanışma zamanı. Biz çalışanlar yarınlara güvenle bakmak istiyoruz. İşyerimizde işçi sağlığına ve güvenliğine uygun çalışılıp-istihdamın arttırılmasını istiyoruz.
Buradan işverene sesleniyorum. İşçi çıkarmalarına bir son verin. Tam tersi işçi alınmasını istiyoruz. Hiç kimse örgütlü olduğumuz Soma Kömürleri’ni yok sayamaz. Bununda ciddi takipçisi olacağız. İşçi kardeşlerimizin mutluluğu yarın kaygısı yaşanmamasından geçer. Bizde şube olarak bunun için varız.
Buradan bütün maden şehitlerimizi saygıyla anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Konuşmama son verirken şubemizin 2. Olağan kongresinin ülkemiz işçi sınıfına maden-iş camiasına Somamıza hayırlara vesile olmasını diler; kazasız belasız çalışmalar dilerim.” ifadelerini kullandı.

Akçul, “Madenciliği en üst seviyeye getirmeliyiz”
Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul sektörde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları bakımından iyileştirmeler olsa da iş kazaları ve ölümlerin son bulmadığına dikkat çekerek , “Soma’da yüzyılın faciasını yaşadık. Facia sonrasında alınan tedbirler ve denetimler yeterli olmadı ki, madenlerde ölümler devam etti. Buradan madenlerde ve tüm iş kollarında hayatını kaybeden emekçilerimizi bir kez daha anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum.
İş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda sendika olarak biz elimizi taşın altına koyuyoruz. Aynı sorumluluğu ve hassasiyeti işverenden de, siyasilerden de, idarecilerden de, işçilerden de bekliyoruz. Yeterli olamadığımız alanlara daha da yoğunluk veriyor, bu konuda çalışmalarımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Hepimizin toplumsal bir bilinç ve toplumsal bir sorumluluk oluşturma mecburiyetimiz var. Kimsenin kaybedilecek tek bir cana dahi tahammülü yoktur. Vicdan sızlatan kazaların son bulması tamamen bizlerin omuzundaki, vicdanı ve insani bir borçtur.
Soma ilçesi Türk ekonomisine yıllardır büyük katkılar sağlayan bir ilçe. Biliyorsunuz ki 90’lı yıllara kadar tarım en önemli gelir kaynağı iken, tarıma sağlanan teşvik ve desteklerin de azalmasıyla, ikinci üçüncü sırada yer alan madencilik, Soma’nın en önemli gelir kaynağı haline geldi.
Sahip olduğumuz bu cevhere, işimize, ekmeğimize ve Soma’mıza sahip çıkmalıyız. Biz bu kıymetli yörenin kalkınmasını, hak ettiği refaha ulaşmasını arzuluyor ve bu konuda gereken desteği vermeye çalışıyoruz.
Soma faciasından sonra maalesef bu havzada dengeler bozuldu. Zaten var olan işsizlik daha da arttı. İstihdam sorunu başladı. Konu sadece bizi değil, bütün sivil toplum kesimlerini ilgilendiriyor. El ele verip havzada iş kapılarını çoğaltmamız gerekiyor. Bölge kömür havzası. İşlerini başarıyla yapan Türkiye’nin en büyük firmaları bu bölgede. Bu firmaların önündeki engellerin kaldırılması gerekmekte ve aciliyet arz etmektedir. Denetim mekanizmaları, firmaların yatırım ve kapasite artırıcı heyecanlarını teşvik edici olmalıdır.
Üyelerimiz buradaki kazandıklarıyla geçiniyor. İş arayan yüzlerce insan da buralardan medet umuyor. Onun içindir ki, bu mesele aynı zamanda ülke meselesidir. Bölgede izlenecek bir tek yol var. Havzayı iyi bilen deneyimli firmaların, heyecanlarının kamçılanması ve istihdam artırıcı yatırımların, teşvik edilmesi gerekmektedir. ilçemizde, madencisiyle, sendikasıyla, esnafıyla, belediyesiyle, halkıyla birlik olup sahip çıkmalı, özellikle en önemli gelir kaynağı olan madenciliği en üst seviyeye getirmeliyiz.” dedi.

Tamer Küçükgençay, “Madencilik Dünyanın en zor mesleği”
Türkiye Maden İşçileri Semdikası Ege Bölgesi Şubesi 1 Nolu Şubesi’nin 2. olağan genel kurulunda konuşan Genel Merkez Yöneticisi Tamer Küçükgençay, madenciliğin zor bir meslek olduğuna dikkat çekerek, “Konuşmama başlamadan önce, 13 Mayıs’ta yaşadığımız faciada hayatını kaybetmiş olan maden şehitlerimizi saygıyla anıyor, Allahtan rahmet diliyorum. Hep söylüyoruz, madencilik dünyanın en zor, en riskli iş kolu. Bunu sürekli dile getiriyoruz çünkü, madenci olmayanın madencinin halinden anlamadığını biliyoruz. Evet, yıllar içinde eskiye nazaran emeğin, işin, çalışma şartlarının değişimini tabi ki hissediyoruz. Ama hala da gün doğmadan yollara düşüyor, güneşi görmeden işten çıkıyoruz.
Biz beyaz yakalı işçiler değiliz, hatta mavi yakalı bile değiliz.
Uykunun en tatlı zamanında uyanmak zorunda kalan, vardiyasına yetişmek için zifiri karanlıkta uyanan, kara yakalı, kara bahtlı işçileriz. Bu yüzdendir ki, karanlığın resmini en iyi kim çizer diye sorsanız, binlerce madencinin değme ressamlara taş çıkaracağını görürsünüz.
Biz anamızdan babamızdan kalan bir mirasa, dünyalık bir mala mülke sahip değiliz belki ama, alın terimizle, bilek gücümüzle, onurumuzla kazandığımız bir hayata sahibiz. Madencilik zor meslektir vesselam. Herkes madenci olamaz, zaten olmak da istemez. Zordur madenci olmak, zordur yerin metrelerce altında çalışmak, Madende ölmek bile zordur, ölüye ulaşmak. Madencinin kaderi zor olmamalı arkadaşlar. Meslek zor olabilir, ama kader, zoru yener. Kaderimiz elimizde. Ölmemek ve iş kazalarını önlemek elimizde.
Hep söylüyorum. Bizler; kömürü, altını, boru ölerek çıkarmak istemiyoruz. Bizler de herkes gibi insanca yaşamak, insanca çalışmak, insanca üretmek istiyoruz. Maden işçisi olmanın zorluklarını bilsek de, madenci olmaktan, bu ülkeye fayda sağlamaktan, değerlerimizi ortaya çıkarmaya katkı vermekten de gurur duyuyoruz.
Yıllardır maden emekçisine hizmet vermeye çalışan, madencinin sesi olmaya gayret eden, bu zor işkolunda örgütlü bir sendikayız.
Ülkemizde 200 bin civarında maden işçisi var. Sendikalı maden işçi sayısı ise 35 bin civarında. Bunun 26 bini bizim sendikamızda örgütlü. Alanımızda öncü bir sendikayız ama büyümeye ve gelişmeye ihtiyacımız var.
Örgütlenmenin ve sendikal kültürün minimum seviyede yaşandığı bu dönemde, bizler mücadelemize ve örgütlenme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özellikle son yıllarda devletin, ekonomideki rolünün küçülmesi ve özelleştirmelerin artmasıyla, sendikalaşma ve örgütlenme politikalarında bazı sorunlar yaşıyoruz. Bu söylediğim tabi ki bu her özelleşen kurum için geçerli değil, aksini söylersek örgütlü olduğumuz onlarca özel işletmeye haksızlık etmiş oluruz. Şu ana kadar ayakta kalabildiysek ve bundan sonra da ayakta kalabilmek istiyorsak, örgütlü mücadelemizi sürdürebilmeli ve bunu güçlenerek yapmalıyız.
Bireysel mücadelenin hiçbir kazanım getirmeyeceğini geçmişteki tecrübelerden biliyoruz. Bugüne kadar elde edilmiş hakların hepsi, işçi dayanışmasıyla ve kolektif mücadeleyle elde edilmiş haklardır.
Biz gücümüzü üye sayısından, ya da isimlerden almıyoruz. Biz gücümüzü birlikteliğimizden, beraberliğimizden ve dayanışma şevkiyle yoğrulmuş maden emekçisi kardeşlerimizden alıyoruz.
Sömürü ve haksızlıklara karşı koyabilmemizin tek yolu birbirimize sahip çıkmaktan geçiyor. Hiç kimse, maden emekçisini işsizlik ve açlığa mahkum etme korkusu salarak sömürmeye kalkmasın. Maden işçisi, açlığı da bilir işsizliği de. Ama aynı maden işçisi, birlikteliğin ve dayanışmanın gücünü de, hakkını savunmayı da, işçi arkadaşına sahip çıkmasını da çok iyi bilir. Bizim işçi sınıfı olarak hiç kimseyle bir kavgamız olmadı, olamaz da. Bizim tek kavgamız ekmek kavgası. Ekmeğimize de ancak hep birlikteyken sahip çıkabiliriz. Örgütlü mücadeleyle hem ekmeğimizi büyütelim, hem hak ettiklerimizi elde edelim, hem de vahşi sömürü düzenine birlikte karşı koyalım. Bizim politikamız, sahip olduğumuz üye sayısını korumak değil. Bunu yükseltmek, daha çok işçiye ulaşmak ve daha çok işçinin sesi olabilmek. Buradan Şubelerimize, Şube Başkanlarımıza da sesleniyorum. Yörenizde, bölgenizde bulunan örgütsüz iş yerleri ve sendikasız işçiler var. İnsanca çalışma koşullarına, sosyal haklara, haklarını savunacak, sesleri olacak bir sendikaya ihtiyacı olan yüzlerce maden emekçisi var.
Yılmadan, vazgeçmeden, hedeflerimizi büyütmeli ve çok daha fazla işçiye ulaşmalıyız. Bu konuda Genel Merkez olarak da yanınızdayız ve her türlü desteğe açığız. Bizler çoğaldıkça güçleniyor, güçlendikçe ailemizi büyütüyoruz. Maden-İş ailemizin her bir ferdi için, hepimiz omuz omuza, sırt sırta mücadeleye hazırız.
Ege Bölgesi Şubemizin Kongresinde de söylemiştim. İlçemizde, bir günde 60 bin ton tüvenan bazda kömür üretiliyor. Bu üretim, Ciddi bir disiplin ve yoğun emekle yapılıyor. Ama Ege Linyitleri İşletmesi hala müdür atamalarını bekliyor. Gündeme müdür değişikliklerini aldıysanız bunu bir an önce yapmalısınız. Atama yapılamayan her gün işyerlerimize olumsuz olarak yansımaktadır. Bu sektör, yani madencilik disiplin ve ciddiyet ister. Ege Linyitleri İşletmesi burada açık ocak üretiminin yanı sıra özel sektörlerinde sorunlarına çözüm arayan bir konumdadır. Zamanında yapılamayan müdahalelerin sonucu ağır olur. Geleceğinin ne olacağını bilmeyen bir yönetici elini taşın altına sokmaz. Maden-İş Sendikası olarak bu soruna acil olarak çözüm bulunmasını talep ediyoruz. Biz Soma maden emekçileri kamu ve özel sektör çalışanları ilçemizde yarınlara umutla bakmak istiyoruz. Soma’yı sadece bireysel işyerleri olarak görmeyin. Burada, evine ekmek götürme derdinde olan on binlerce maden işçisi var. Bir yerde bir sorun olduğunda, biz emekçiler tek vücut oluruz. Her kim, Soma için ne karar alıyorsa bu bilinçle alsın. Uzun yıllar Eli Müdürlüğü yapmış olan, haziran ayında görevini bırakacak olması nedeniyle, değerli abimiz Sayın; Hakkı DURAN’a da vermiş olduğu hizmetlerden dolayı, Maden-İş camiası olarak teşekkür ediyorum. Sağlıklı ve mutlu bir emeklilik hayatı diliyorum.
Ege Bölgesi 1 Nolu Şubede 1.Dönem yöneticilik yapmış olan değerli kardeşlerim Mehmet ŞENDİL ve Ramazan İMAN’a da vermiş oldukları hizmetlerden dolayı çok teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
Mersin EscortAdana EscortEskişehir EscortEscort MersinEskişehir Escort BayanEscort Adanakuşadası escort bayanescort antalyaantalya escortyat transferi

istanbul escort ankara escort umraniye escort