reklam
reklam
Soma Olay Gazetesi
reklam
Sercan Okur

ATATÜRK’ÜN SOMALI MANEVİ KIZI

Küçük Mahmude’nin ailesi Cumhuriyetin ilanından sonra Selanik’ten Soma’ya gelmiş muhacirlerdendir. Mahmude’nin Selanikli olması Atatürk’ü daha da çok etkiler. Mahmude’ye babası olup olmadığını sorar, Mahmude babasının vefat ettiğini söyleyince, Yaver Mahmude’nin ağabeyi Cemal’i bulup getirir. Atatürk, Mahmude’nin ağabeyine, Mahmude’yi Ankara’ya götürüp “Musiki Muallim Mektebinde” okutmak istediğini söyler. Ağabey Cemal şaşkın ama bir o kadar da gururludur. Kardeşinin Ankara’ya gitmesini hiç düşünmeden kabul eder. Atatürk, ailenin soyadını sorar, soyadlarının “Şeneroğulları” olduğunu öğrenince, “bundan sonra soyadınız Şenses olsun” der.

ATATÜRK’ÜN SOMALI MANEVİ KIZI
Bu haber 19 Nisan 2017 - 13:07 'de eklendi ve 1.079 kez görüntülendi.

ATATÜRK’ÜN SOMALI MANEVİ KIZI

“Ben askerim, Sen serdarsın” diyebilecek kadar samimi bir Atatürk hayranı olan “İran Şahı Rıza Pehlevi”, 16 Haziran 1934 günü Ankara’ya gelir. Mustafa Kemal Atatürk, İran Şahını Ankara tren istasyonunda törenle karşılar. Ankara’da çeşitli temaslarda bulunan Pehlevi, 20 Haziran 1934 günü Atatürk ile birlikte yurt içi gezisine katılır. İstikamet Ege kıyıları yani İzmir’dir.
24 Haziran 1934 Pazartesi günü Soma halkı coşkulu ve heyecanlıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilçelerine teşrif edeceğinin müjdesini almışlardır. Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindekileri taşıyan tren nihayet saat 11.00 sularında Soma’ya ulaşır. Trenin istasyona girmesi ile birlikte Soma halkının yoğun alkışları arasında 21 pare top atışının sesi duyulur. İran Şahı ve Mustafa Kemal, bir süre dinlenmek üzere trenden inerek istasyon müdürlüğüne geçerler.
İlkokul öğretmeni olan “Burhan Oskay”, kalabalığın arasından sıyrılarak Atatürk’ün yaverine yaklaşır. Yaver Bey’e, “sesi çok güzel olan bir kızımız var. Acaba Atatürk dinlemek isterler mi” diye sorar. Yaver Bey’in olumlu yanıtı üzerine, ilkokulu yeni bitirmiş henüz 11 yaşında olan “küçük Mahmude” kendisini Atatürk’ün önünde bulur. Atatürk’ü gördüğü anda yanakları al al olan Mahmude, Atatürk’ün “Yavrum bize şarkı söyleyecekmişsin, söyle dinliyoruz” demesiyle rüyada olmadığını anlar. Heyecanını gayretle bastırarak, öğretmeni “Neyir Oskay” ’dan öğrendiği aryalardan birini söyler. Küçük Mahmude, aryasını seslendirdiği esnada, Atatürk’ün yanında ve arkasında oturan bakanlardan bazılarının gözyaşlarına engel olamadığı görülür. Atatürk de çok duygulanmıştır. Mahmude’yi yanına çağırır, saçlarını okşar, bir şarkı daha söylemesini ister. Mahmude, ikinci şarkısını seslendirir.
Küçük Mahmude’nin ailesi Cumhuriyetin ilanından sonra Selanik’ten Soma’ya gelmiş muhacirlerdendir. Mahmude’nin Selanikli olması Atatürk’ü daha da çok etkiler. Mahmude’ye babası olup olmadığını sorar, Mahmude babasının vefat ettiğini söyleyince, Yaver Mahmude’nin ağabeyi Cemal’i bulup getirir. Atatürk, Mahmude’nin ağabeyine, Mahmude’yi Ankara’ya götürüp “Musiki Muallim Mektebinde” okutmak istediğini söyler. Ağabey Cemal şaşkın ama bir o kadar da gururludur. Kardeşinin Ankara’ya gitmesini hiç düşünmeden kabul eder. Atatürk, ailenin soyadını sorar, soyadlarının “Şeneroğulları” olduğunu öğrenince, “bundan sonra soyadınız Şenses olsun” der. Küçük Mahmude, “Şenses” soyadını alarak Ankara’nın yolunu tutar.
Musiki Muallim Mektebi dördüncü sınıfta okurken, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm haberini alan Mahmude Şenses, bakın aldığı kötü haberi anılarında nasıl anlatmış; “…Dördüncü sınıfta iken Ata’mızın kara haberi geldi. Öyle derin bir acıyla içim karardı ki gözyaşlarımı tutamıyordum. İkinci babamı, bana hayatım boyunca en büyük mutluluğu vermiş büyük insanı yitirmiştim…”
Musiki Muallim Mektebini üstün başarı ile bitiren Mahmude Şenses, müzik öğretmeni olarak İstanbul’a tayin olur. İstanbul’da kendisi gibi müzik öğretmeni olan “Kayhan Pekmener” ile evlenir. Kayhan Pekmener, müzik öğretmenliğinin yanı sıra Türkiye’nin ilk İngilizce tercüman ve rehberlerindendir.
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ilanından sonra çıktığı Anadolu gezilerinde, yetenekli çocukları himayesine almış, onları manevi evladı gibi görmüştür, eğitimleri ile yakından ilgilenmiştir. Mahmude Şenses, yıllar sonra yeğeni Özgün Şenses’e anılarını aktarırken, Atatürk’ün Ankara’daki ilk yıllarında kendisi ile bizzat ilgilendiğini anlatmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ü ikinci babası gibi gören Mahmude Şenses için Atatürk’ün, Soma’dan keşfettiği manevi kızı yakıştırmasını yapmak yanlış mıdır?

 

Etiketler :
reklam
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER