reklam
reklam

SON DAKİKA

Soma Olay Gazetesi
reklam
Sercan Okur

EĞİTİM HER ENGELİ AŞAR

EĞİTİM HER ENGELİ AŞAR
Bu haber 05 Nisan 2017 - 11:26 'de eklendi ve 54 kez görüntülendi.

Louis Braille, 1809 yılında Paris yakınlarında dünyaya gelir.

Üç yaşında sağ gözünü kaybeden Braille, altı yaşına geldiğinde sol gözünü de kaybederek tamamen görme engelli olur. Braille, görme engeline rağmen eğitimden vazgeçmez, ailesinin desteği ile okuluna devam eder. En büyük hayali öğretmen olmaktır. Her türlü zorluğa rağmen pes etmeyen Braille’nin hayali gerçek olur. Öğrenci olarak okuduğu okulda öğretmenlik yapmaya başlar.

Eğitim hayatında yaşadığı sıkıntılardan yola çıkan Braille, görme engellilerin kolayca okuyup yazabilmesi için altı noktadan oluşan bir alfabe geliştirir. Bütün dünyada kabul gören ve pek çok dile uyarlanabilen bu alfabeye Braille alfabesi adı verilir. Braille alfabesi, kabul edildiği 1821 yılından bu yana milyonlarca görme engelliye ışık olurken, Braille’nin adını tarihe altın harflerle yazar.

Arda Özgür, Louis Braille’den yaklaşık 200 yıl sonra ilçemizin Cenkyeri Beldesinde, 21 Şubat 2000 günü Hüseyin ve Fehime çiftinin oğlu olarak dünyaya gelir. Küçük Arda’nın bir gözü doğuştan engellidir. Diğer gözünün zayıf gördüğü ise ancak altı yaşına geldiğinde fark edilir. Geçirdiği ameliyatlar ve kullandığı gözlükler ile bir süre daha görebilen Arda, on yaşına geldiğinde diğer gözünü de kaybeder.

Arda Özgür’ün eğitim hayatı Cenkyeri Öztüre İlk Öğretim Okulunda başlar. İçindeki eğitim ateşini ilkokul öğretmeni olan Elvan Gezer yakar. O ateş öyle bir aşkla tutuşmuştur ki önüne geçen her türlü imkânsızlığı yakar, kül eder. Beşinci sınıfa geldiğinde ailesinin desteği ile Bornova Âşık Veysel Görme Engelliler Okuluna gider.

Arda’nın öğrenme aşkı önündeki en önemli engel materyal eksikliğidir. Tüm eğitim araç ve gereçleri engelsiz öğrencilere göre tasarlanmış, engelli öğrenciler ise yeteri kadar düşünülmemiştir. Bilgisayar klavyeleri de bu düşüncesizlikten nasibini almıştır. Ülkemizde görme engellilere yönelik bilgisayar klavyesi üretilmemesinden yola çıkan Arda, henüz ilköğretim son sınıfta okuduğu sırada, Braille alfabesinde yer alan kabartmalı harfleri ve sayıları kullanarak, bilgisayar klavyesi tasarlar. Tasarımı ile kendisi için önemli bir engeli aşan Arda, bilgisayarını kolaylıkla kullanmaya başlar. Arda için önemli bir eksiklikte, görme engelliler için harita üretilmemesidir. Bornova’da eğitim gördüğü yıllarda, görme engelliler için harita yapma fikri hayallerini süslemeye başlar.

Lise eğitimi için Soma’ya dönen Arda, Rıfat Dağdelen Anadolu Lisesine kaydını yaptırır. Eşit ağırlık öğrencisi olan Arda, coğrafya derslerine ilgi duymaya başlar. Bir gün coğrafya öğretmeni olan Sözer Vurgun, Arda’dan Dünya haritası üzerinde Türkiye’nin yerini bulmasını ister. Haritada ülkemizin yerini bulamayan Arda için artık bu soruna bir çözüm bulmanın zamanı gelmiştir. Arda, daha ilköğretim yıllarında şekillendirdiği harita fikrini çok değer verdiği coğrafya öğretmeni Sözer Vurgun ile paylaşır. Sözer hoca ve Arda el ele verirler. Bu zorlu yolculukta Sözer hoca ve Arda’ya, resim öğretmeni Barış Tuzak, Arda’nın sınıf arkadaşları Enis İlçi, Tuğba Akın, Merve Akın, Hasan Mert, Alp Yıldırım ve Ömer Faruk Yılmaz eşlik eder. Okulun atölyesinde başlayan çalışmalar yaklaşık sekiz ay kadar sürer.

Sekiz aylık sürecin sonunda tamamen görme engellilere yönelik yaklaşık seksen adet harita ortaya çıkar. Arda’nın “Görme Engelliler için Dokunsal Harita” adını verdiği haritalar TÜBİTAK’a gönderilir. TÜBİTAK tarafından Ege Bölgesi seçmelerine davet edilen Arda’nın projesi, on dört bin proje içerisinden birinci seçilir.

Arda Özgür’ün dokunsal haritaları Türkiye’de bir ilktir. Henüz on yedi yaşında bir ilki gerçekleştiren Arda, eğitimin her türlü engeli aşacağına en güzel örnektir. Genç Arda Özgür’ün, kendisinden 200 yıl önce yaşamış ve görme engelliler alfabesini geliştirmiş Louis

Brailler’den hiçbir farkı yoktur. Oda tıpkı Brailler gibi haritaları sayesinde görme engellilerin hayatını kolaylaştıracak ve adını tarihe altın harflerle yazacaktır.

Arda ile gerçekleştirdiğim ve bu yazının yazılmasına kaynak olan sohbette, Arda için aşılamayacak hiçbir engelin olmadığını gördüm. Eğitim aşkının yanı sıra spora da meraklı olduğunu öğrendiğim Arda’nın geçtiğimiz yıl Mersin’de, görme engelliler arasında 400m koşuda Türkiye şampiyonu olması beni oldukça gururlandırdı.

Arda, Soma olarak sahip çıkmamız ve desteklememiz gereken bir değer. Arda’nın önünde şimdi Türkiye finalleri var. Finaller sekiz Mayıs’ta Ankara’da yapılacak. Sekiz Mayıs’ta kalbimiz ve dualarımız Arda ile olacak…

reklam
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER