Soma Olay Gazetesi

ankara escortankara escortankara escortankara escortankara escortankara escortantalya escortankara escortankara escortpornoporno

Sercan Okur

KOZLUÖREN KÖYÜ

KOZLUÖREN KÖYÜ
Bu haber 28 Haziran 2016 - 19:07 'de eklendi ve 103 kez görüntülendi.

Bu hafta Kozluören Köyünün hikayesini anlattım sizlere. Horosan’dan bu yana Türkmen geleneklerini hala devam ettirmeyi başarmış, kültürel zenginliğimiz Kozluören Köyü.
28. yazı ile birlikte, Soma’nın hikayesine bir süre ara veriyorum. Yeni hikayelerde buluşmak dileği ile şimdiden teşekkür ederim.
(Kozluören ile ilgili bilgilere ulaşmamda yardımcı olan ve fikir veren değerli büyüklerim Gülsüm Can ve Naki Can çiftine teşekkür ediyorum.)

KOZLUÖREN KÖYÜsercan okur 1
Rusya’nın sıcak denizlere inme arzusu, Osmanlı topraklarına göz dikmesine neden olur. Sürekli olarak Osmanlı Devletini taciz eden Rusya, Avrupa’ya da meydan okuyarak, Eflak ve Boğdan’ı işgale başlar. 1853 yılında Rus işgali ile başlayan Kırım Savaşı, Balkanlarda ve Kafkasya da üç yıl sürer. Osmanlı Devleti, Kırım savaşını askeri anlamda kazansa da, politik anlamda, istediklerini alamaz ve büyük bir ekonomik dar boğazın etkisine girer.
Ekonomik buhrandan kurtulmanın yolu tabi ki Anadolu’da bulunur. Cefakâr Anadolu köylüsü, ek vergi ve yükümlülüklerle baskı altına alınır. Artan baskıya, kaybolan devlet otoritesinin yeniden tesisi için getirilen “zorunlu iskân” kanunu da eklenince, Adana-Kozan bölgesinde isyan başlar.
İsyanın başını “Kozanoğlu ailesi” ve halk ozanı “Dadaloğlu” çeker. Padişahın zorunlu iskân kanununa karşı “Ferman padişahınsa dağlar bizimdir” sözü ile ünlenen Dadaloğlu, şiirleri ile özgürlüğün simgesi olur.
Devlet otoritesini mutlak olarak sağlamak isteyen Padişah, isyanı bastırmak üzere “Fırka-i İslâhiye” ordusunu kurar. İstanbul’da kurulan ordu, 1865 yılında gemiyle İskenderun limanına ayak basar. Kısa sürede başarılı olan ordu, isyanı bastırır. İsyanın bastırılması sonucunda Gâvur Dağı ve Kozan bölgesinde yaşayan Türkmen aşiretleri, Anadolu’nun çeşitli köşelerine dağıtılır.
Göçe zorlanan Türkmen aşiretlerinin başında “Tahtacılar” gelir. Tahtacıların kökeni Horosan’a kadar dayanır. Timur’un, Horosan’ı işgal etmesi sonucunda Tahtacılar, Anadolu’ya göç etmek zorunda kalır. Çoğunlukla Adana ve Kaz Dağları’na yerleşen Tahtacılar, ormancılık ve ağaç işleri ile ün salarlar. Ormancılık da, öyle ustadırlar ki; Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethini sağlayan dâhiyane fikrini, Tahtacılar sayesinde gerçekleştirir. Kaz Dağlarından getirtilen Tahtacılar, Fatih Sultan Mehmet’in karadan yürüterek Haliç’e indirdiği gemilerin kısa sürede inşa edilmesini sağlar. İstanbul’un fethindeki Tahtacı emeği, ne yazık ki bugün çok az kişi tarafından bilinmektedir.
Adana bölgesinden göçe zorlanan Tahtacıların bir kısmı; “Ambarcı Dede” önderliğinde Bursa üzerinden Soma’ya gelir. Bugün Kozluören Köyünün kurulu olduğu alan, şimdi olduğu gibi o dönemde de ormanlık bir alandır. Orman işi ile uğraşan Tahtacılar kozluörenhiç tereddüt etmeden yerleşik hayata geçer ve böylece Kozluören Köyünün temeli atılmış olur.
Kozluören Köyümüzün ilk kurucuları; başta Ambarcı Dede olmak üzere, Aşır Bey, Vuat Dede ve Kibir Dededir. Kuruculardan Aşır Bey’e Osmanlı Devleti tarafından 1200 dönüm arazi verilir. Aşır Bey, bir yandan kendisine verilen araziyi işlerken diğer yandan yörenin vergisini toplar. Ambarcı Dede ise daha çok zanaatkârlık ile tanınır.
Koz, ceviz anlamına gelen bir kelimedir. Kozluören ise “cevizli yer” olarak tanımlanabilir. Günümüzde azalmış olsa da, Kozluören’de önemli oranda ceviz yetiştirilmektedir.
Kozluören sakinleri, her şeye rağmen geleneklerini devam ettirmektedir. Kozluörenlilerin geçmişten günümüze halen devam eden en önemli geleneklerinden biri Hıdırellez günü yaylaya çıkmaktır. Hıdırellez de yaylaya çıkan Kozluörenliler, o gün bütün bağlı hayvanlarını serbest bırakırlar. Hıdırellez dışında, Nevruz da Kozluörenliler için önemli bir gündür. Kozluörenliler, “Sultan Nevruzu” adı altında Nevruz Bayramını her yıl coşku ile kutlarlar. Kozluörenlilerin yaşatmaya çalıştığı Türkmen gelenekleri, bugün hala Horosan ve Türkmenistan’da birebir yaşatılmaktadır.

Kozluören Köyünde ormancılık ve tahtacılık bugün oldukça azalmış durumda. 1970’li yıllarda başlayan Almancılık akımı, Kozluören gençlerini de cezp eder. Köyün gençleri, maden işçisi olarak Almanya’ya göç etmeye başlar. İlk olarak 80 hanelik köyden 33 genç Almanya’ya gider. Almanya’da kurulan ilk Türk köy derneği Kozluören Köylüleri tarafından kurulur. Halen köy nüfusunun iki katı kadar Kozluörenli Almanya’da yaşamaktadır.
Turgutalp’in hikâyesinde de anlattığım üzere, Anadolu toprakları yüzlerce göç hikâyesine ev sahipliği yapmış. Tahtacılar da bu göç hikâyesinden nasibini almış. Kozanoğlu isyanı ve Fırka-i İslâhiye ordusu Tahtacıları Soma’ya kadar sürüklemiş. Kozluören, eski Türkmen geleneklerinin birebir yaşatılmaya çalışıldığı bir kültür değerimiz. Bu değere hep birlikte sahip çıkmak da bizim görevimiz…
Yaz dönemi nedeni ile Soma’nın hikâyesine bir süre ara vereceğim. Yeni hikâyelerde buluşmak dileğiyle.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
Mersin EscortAdana EscortEskişehir EscortEscort MersinEskişehir Escort BayanEscort Adana
Maltepe Escortpendik escortalanya escortbayan escort bursaescort beylikdüzü bayanbayan escort bursaescort istanbul bayanescort istanbul bayangaziantep escortmarmaris escort bayanescort kayserisamsun escortmersin escort bayanbayan escort bursakocaeli escortataşehir escortistanbul escort bayan