Soma Olay Gazetesi

Maden İş’te Kongre Heyecanı

Maden İş’te Kongre Heyecanı
Bu haber 26 Mart 2018 - 11:34 'de eklendi ve 737 kez görüntülendi.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölgesi Şubesi 11. Olağan Genel Kurulunu yoğun katılımla gerçekleştirdi.

140 delegenin bulunduğu Ege Bölgesi Şubesi’nin 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma faciası sonrasındaki ilk kongresinde tek liste halindeki seçimlerinde yönetimde sadece bir değişiklik gerçekleşti.
Mali Sekreter Kıyas Çalı yönetime aday olmazken yönetime Cumhur Yılmaz girdi. Recep Satır başkanlığındaki yeni yönetim şöyle oluştu; Şube Başkanvekili Ünal Şahan, Şube Sekreteri Nazmi Gürleyen, Şube Mali Sekreteri Alaettin Artma, Şube Teşkilat Sekreteri Cumhur Yılmaz. Sendikanın toplantı salonundaki kongreye Soma Kaymakamı Ahmet Altıntaş, Belediye Başkanı Hasan Ergene, siyasi parti başkanları, sivil toplum örgütler temsilcileri, Genel Başkan Nurettin Akçul, Genel Sekreter Tamer Küçükgençay, Genel Mali Sekreter Zekeriya Aydın ve Soma’daki şube yöneticileri, ELİ Müdürü Hakkı Duran, çevre il sendika temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, delegeler katıldı.

4 GÜNDE BİR ARKADAŞIMIZ ŞEHİT OLMAYA DEVAM EDİYOR”
Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, “4 yıl sonra Soma’da ilk olağan genel kurulumuzu yapıyoruz. 301 canımızı şehit verdiğimizde Soma’da sanki deprem oldu, hatta dünyada bir yansıma oldu. Dünya gündeminde Soma vardı. Henüz üniversitelerin bile bu kazanın ne sebepten meydana geldiğini çözemediği bir durum. Soma faciası bir şeyleri de beraberinde getirdi. Ülkeyi, siyaseti ve bizleri de uyardı. Bizim bir ibret dersi verdi. Buradan ne kadar ders aldık, ne kadarını alamadık tüm mesele o. 13 Mayıs’tan önce ve sonrasını kıyaslarsak iş kazalarında çok fazla azalmaya doğru gidiyor ama senede ortalama 80 arkadaşımız iş kazalarında hayatını kaybediyor. Ortalama 4 günde bir ocağa ateş düşüyor. Canın hiç bedeli yok, bunu hiçbir şey ile telafi edemezsiniz o öksüzlerin yüğreğindeki ateşi hiçbirşeyle sözdüremezsiniz. Tek çözüm kazaları sıfıra indirmek. Bunun da tek yolu işverenler sendika siyaset ve çalışanlar. Herkese burada çok büyük görev düşüyor. Mevzuatta işçi lehine değiştirilmeyen hiçbirşey kalmadı. Herşey tamam ama 4 günde bir arkadaşımız şehit olmaya devam ediyor.

“ORDUMUZ AFRİNDE DESTAN YAZDI

“Kongrenin açılış konuşmasını yapan Ege Bölge Şube Başkanı Recep Satır, “Şanlı ordumuz Afrin’de yine destan yazdı. Bizleri çok gururlandırdı. Ülkemize karşı tehlike unsuru olan acımasız terör örgütlerini canları pahasına inlerinden çıkarıp, yenmeyi başardılar. Bütün dünya Türk ordusunun gücünü bir kez daha gördü. Allah yar ve yardımcıları olsun. Sınır ötesinde ve ülkemizde görev yaparken şehit olan askerlerimize, polislerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene…

MADENCİ KARDEŞLERİMİZİN EVLERİNE SAĞ SALİM DÖNMESİNİ İSTİYORUZ

Çalışma hayatının en önemli konusu hiç kuşkusuz işçi sağlığı ve iş güvenliğidir. Madencilik dünyanın en zor mesleklerinden biri olduğuna göre, eksik uygulanan işçi sağlığı ve güvenliği, işçi kardeşlerimizin yaralanmalarına, hatta ölümlü kazalarla karşı karşıya kalmalarına sebebiyet vermektedir. Bu kazaları yaşamak istemiyorsak, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulması gerekmektedir. Bütün maden işçisi kardeşlerimiz, evinden vardiyasına nasıl sağlıklı geliyorsa, işinden evine de öyle sağlıklı dönmesini istiyoruz. Sendika olarak bizler; önce insan, sonra üretim diyoruz. Buradan madenlerde şehit olan işçi kardeşlerime de Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun… İlçemizin sorunlarının çözüme ulaşabilmesi için, Şube olarak desteklerimizi veriyoruz. Üretip yaşadığımız İlçede, diğer şubelerimiz ve sivil toplum örgütleriyle faaliyetlerimizi diyalog içerisinde yürütmeye özen gösteriyoruz. Dört yıl önce bu göreve seçildiğimizde tüm havzaya biz bakıyorduk. Hizmet konusunda aksaklıklar yaşadığımızı gördük ve yeni şubeler kurarak üyelerimize daha fazla zaman ayırabildik. Bu süreçten sonra da İmbat ve Koza Altın Madeni İşletmelerinde örgütlenme çalışmalarımız devam etti ve üye sayımızı arttırdık. Bu gün Altıbin üye ile, Maden – İş çatısı altında olmaktan gurur duyuyoruz. Öncelikle emekçi kardeşlerimizin, daha sonrada iş yerlerimizin sorunlarını çözmek için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Unutmayalım ki; bizim birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz sürece, çözemeyeceğimiz hiçbir sorun olamaz. Sendikal faaliyetlerimizi sürdürürken; en başta Genel Başkanımız olmak üzere, Genel Merkez Yöneticilerimiz ve diğer Şubelerin desteğini alarak, birlik ve beraberlik içerisinde çalıştık. Buradan şahsım ve Yönetim Kurulum adına herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

KÖMÜR OLDUĞU İÇİN HERKES BURADA

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Merkez Genel Sekreteri Tamer Küçükgençay’da konuşmasında şunları söyledi, “Bugün Somamızda yaşayan herkes kömür olduğu için buradadır. İlçemizde bir günde 60 bin ton tüvenan bazda kömür üretilmektedir ve onbinlerce maden emekçisi istihdam edilmektedir. Bu çalışkan ve üretken şehir sadece kazalarla anılmamalı, üretirken de hatırlanmalıdır.

“SOMA, ARTIK İL OLMAYI KONUŞMALI, VEKİL ÇIKARMAYI HEDEFLEMELİ”

“Ülkemiz ekonomisine ciddi katma değer yaratan, nüfusu 100 binleri aşan Soma artık il olmayı konuşmalıdır. Kendi çıkardığı değerleri eleştirmeden sahip çıkıp, vekiller çıkarmayı hedeflemelidir. Soma coğrafi olarak 3 ilin ortasında ve uzağında bulunmaktadır. İzmir’in uzağında, Manisa’nın uzağında, Balıkesir’in uzağındadır. Bu da bize sunulan hizmetleri azaltmaktadır. Bergama’dan Kırkağaç’tan başlayan yolları unutmadık. Hala bir türlü yapılamayan Balıkesir-Soma arası karayolunda yüzlerce trafik kazası yaşadık. Bu kazalarda onlarca arkadaşımızı kaybettik. Bizler en zor iş olan madencilikte çalışan işçileriz. Biz Soma’nın halkıyız, üretiyoruz, karşılığını da hizmet olarak istiyoruz. İlçemize kim ne yapıyorsa da onlara maden işçileri adına teşekkür ediyorum. İlçemizde ülkemiz kömür üretiminde lider durumda olan firmalarda örgütlüyüz. Bu işyerlerinde ciddi istihdam sağlamaktadır. Bu işyerlerimizin de sorunlarını çözmek için sendika olarak elimizden geleni yapıyoruz. Enerji Bakanlığı’ndan ve TKİ’den de bu işyerlerinin sorunlarının çözümünde gayretlerini esirgememelerini istiyoruz. Bugüne kadar da bu işyerleri için yapılanlara da çalışanlar olarak teşekkür ediyorum. Maden işçileri için en önemli sorun işçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarıdır. Bunun acısını bütün ülke olarak Somamızda yaşadık. Artık bu acıları yaşamak istemiyoruz. İşverenleri ve devletimizin işçi sağlığı ve güvenliğinde daha duyarlı olmasını istiyoruz. Biz maden işçileri, Kömürü, Taşkömürünü, Altını, Bor’u, Mermeri, Kromu ölerek üretmek istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Yaşamak…Buradan madenlerde çalışırken hayatını kaybetmiş bütün maden şehitlerimizi saygıyla anıyor, hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Bir ülkenin itibarı sivil toplum örgütlerine, çocuklarına, gençlerine, kadınlarına verdiği değerle ölçülür. Bizim geleneklerimizde, analarımız baş tacıdır. Onlar bizim her şeyimizdir. Kadınlarımız konu ne olursa olsun öldürülmemelidir. Bu kadın şiddetine bir son verilsin artık. Anamız, bacımız bizim her şeyimiz, ya diğerleri? Bu ayrımcılıktan vazgeçelim, bütün kadınlar değerlidir. Bugün işçi sınıfı 8 saatlik çalışma hakkını, erkek işçiler kadar kadın işçilerin de ödediği bedelle almıştır. Kadın işçiler Amerika’da 1900’lü yılların başında emek sömürüsüne karşı çıkıp, mücadele başlatmışlardır. Onlarcası eylemlerde öldürülmüştür. Bugün 1 Mayıs’ı bayram olarak kutluyorsak, bu insanlara borçluyuz. Hepsini minnetle ve saygıyla anıyorum. Hepimiz biliyoruz ki taşeronlaşma işverenin yasal yükümlülükten kaçmak için başvurduğu çalışma şeklidir. Bundan dolayı hem kamu hem özel sektör bu çalışma şeklini yaygın olarak kullanıyor. Madencilik işkolu da bu taşeron çalıştırma sistemini yoğun kullanan bir sektöre dönüştü. Aynı işi yapan iki kişiden biri kadrolu, biri taşeron. Kadrolu işçi bütün sosyal haklara sahipken, taşeron işçisi bu haklardan uzak çalışmak zorunda bırakılıyor. Bizler Maden-İş Sendikası olarak taşerona hep karşı çıktık. Bu modern kölelik diye adlandırılan sistemin bitirilmesi için hep mücadele ettik. Bu yılın başında 1 milyon taşeron işçisinin kadroya alınacağını hükümet yetkilileri açıkladı. Bu habere Sendika olarak sevindik. Ama KİT’lerde çalışan 50 bin taşeron işçisinin kadroya alınmaması da bizleri derinden üzmüştür.Sendika olarak şunu söylüyoruz: Bir tek taşeron işçisi kalmayıncaya kadar mücadelemiz sürecektir. Hükümetten beklentimiz bir an önce KİT’lerdeki taşeron işçi kardeşlerimizi de kadroya almasıdır. Bunu da her platformda söylemeye devam edeceğiz.Biz işçi sınıfı, emek paydasında birleşen çok büyük bir aileyiz. Bireysel hiçbir çıkar gözetmeksizin, birlik ve beraberlik içinde bir birimize destek olmak arka çıkmak zorundayız. Bizim bizden başka dostumuz ve destekçimiz yok. Emperyalizmin vahşi sömürü düzenine karşı elimizdeki tek silah, örgütlü mücadelemiz. Hiç kimse işçi sınıfının gücünü küçümsemesin. Çünkü bu güç paradan veya sermayeden kaynaklı bir güç değil.
Bu güç harcamakla bitmeyen, hatta çoğalan, emeğin, kardeşliğin, alın terinin ve birlikteliğin gücü. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için var oldukça, Maden-İş ailesi büyümeye devam edecek ve işçi sınıfı da hak ettiği yere gelecektir.” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER