istanbul escortistanbul escortmersin escort
Soma Olay Gazetesi
bayan escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bayan escort bursa-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-gaziantep escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bayan escort bursa-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-bursa escort-bursa escort-istanbul escort-tuzla escort bayan-porno

‘ÖĞRETMENE ŞİDDETİ KINIYORUZ’

‘ÖĞRETMENE ŞİDDETİ KINIYORUZ’
Bu haber 18 Aralık 2012 - 10:51 'de eklendi ve 0 kez görüntülendi.

Eğitim Bir Sen Manisa İl Divan Toplantısı Soma’da yapıldı. Manisa il ilçe temsilci ve yöneticilerin katılımıyla Soma öğretmen evinde gerçekleşen toplantıda Soma Eğitim Birsen Temsilcisi Ahmet Açar sendikamızın değerli temsilci ve yöneticilerini Somada karşılamaktan onur duyduklarını dile getirerek hepiniz hoş geldiniz diyerek toplantının açılışını yaptı.

Ahmet AÇAR ,sözlerime soma da son iki haftadır cerayan eden öğretmene şiddet olaylarını kınıyorum  diyerek başladı.toplumda gittikçe öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığı bir ortamda öğretmene şiddetin sıradan bir olay olarak kanıksandığını görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.yaşanan olaylardan sonra yetkili mercilerin olayları yatıştırmak tarafları uzlaştırmak için gösterdikleri gayret kadar mağdur arkadaşlarımızı arayarak geçmiş olsun dileklerini iletip basına öğretmene şiddeti kınadıklarını ,öğretmenlerimize  saygıyı telkin edip desteklerini beyan etmelerini bekliyoruz. Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum anlayışıyla yoğrulmuş bir milletin öğretmenine köle muamelesi yapmasına;öğrencisini okula teslim ederken eti senin kemiği benim diyen bir velinin  öğretmenin  burun kemiğini kırarcasına  vurmasına,çok basit bir olay için okula gelip ağız dolusu hakaret edilmesine bir anlam verememekteyiz. geldiği konumda muhakkak bir öğretmenin emeği olan saygıdeğer bakanımız başta olmak üzere yetkililerimizin, velilerimizinve öğrencilerimizin  bu tür olaylardan sonra öğretmenlere desteğini ifade etmesinin çok anlamlı olacağına şiddet olayların önüne geçeceğine inanmaktayız.Velilerimiz şunu bilmelidirler ki kendi çocuğumuz gibi sevdiğimiz acısına üzülüp mutluluğuna sevindiğimiz çocuklarımızın geleceği için göstediğimiz gayrete devam edeceğiz.bir öğrencimiz güzel bir lise veya üniversiteyi kazandığında sizlerle birlikte sevinç gözyaşları dökeceğiz.

Sözün kısası: VARSA HATAMIZ ELEŞTİRİYE EVET ŞİDDETE VE HAKARETE HAYIR DİYORUZ.SİZLERDEN SADECE SAYGI BEKLİYORUZ.”dedi.

Ahmet AÇAR, sınıf öğretmeni olup norm açığı olmadığı gerekçesiyle eş durumu ataması yapılmayan öğretmenlere alan değişikliği sonrası açılan normlara şubat döneminde atama yapılmasını ve eş –iş ikileminde kalarak eş durumundan zorunlu olarak alan değişikliği yaparak zihinsel engelliler ve bilişim teknolojileri alanına geçenlere kendi alanlarına geçme hakkının tanınmasını böylece yüzlerce öğretmenin mağduriyetinin giderileceğini  söyledi.Dönem arası atama yapmayacağı gerekçesini ileri süren milli eğitim bakanımızın alan değişikliği ve anadolu atamalarını yaptıktan sonra aile bütünlüğünü ilgilendiren  eş durumu atamalarını yapmamasının hiç bir anlamı olmadığını söyledi.

MANİSA İL BAŞKANI MEHMET EMİN SOFUOĞLU,

“Bu ortamın hazırlanmasında emeği geçen arkadaşlarıma ve uzak yakın tüm ilçelerden fedakarca yola koyulup, bu coşkuyu bizlerle paylaşmaya gelen ilçe temsilcilerimiz ve yönetim kurullarına ve tüm dostlarımıza teşekkürlerimi borç biliyorum.

1992’de başladıkları yolculuktan en ufak sapma olmadan hikmetin, erdemin, faziletin arayışı içinde, “iki günü birbirine denk olan ziyandadır” bilinciyle hareket ederek, “Günlerimizi daha anlamlı kılmak için biraradayız. Her gün, güneş yeniden doğarken yeni yolculuklara, yeni seferlere, zirveden yeni ufuklara yol alma niyetiyle buradayız”.

Bencil dünyalarımızın eritici, yok edici, yozlaştırıcı, yalnızlaştırıcı duvarları arasında bitişini bekleyen bireyler olmayı kabul etmeyerek, felaket tellallığı yapmadan, duygu sömürüsüne kaçmadan, hamaset ve edebiyat gösterisine girmeden yüreklerini ortaya koyarak çıktıkları yolculuğumuz Manisa’da  olduğu gibi ülke genelinde de zirveye çıkmıştır. “Genel yetkinin, nirvana olduğunu düşünmeden soylu sendikal mücadelemizi devam ettiriyor, insanlık ailesi için yol olmayı ve yol açmayı sürdürüyoruz. İnsanlık mektebinin aktif öznesi olan bizler, ağırdan almadan, alanda boşluk oluşturmadan, azim ve aksiyon yitimine uğramadan, adanmışlık örneği sergilemeye devam ediyoruz”

Sendikacılığa değişim ruhunu, değişim heyecanını getiren bu ülkenin dönüşümün öncüleri, siz değerli yol arkadaşlarımızla bir araya gelerek heyecanımızı paylaşmamız, hep birlikte heyecan birikimini yenilemememiz, vizyon ve hedeflerimizi tazelememiz büyük önem taşıyor. Bu yol haritamızın rehberi, yol göstericisi sizlersiniz.” bugünün dünyasında kurumsal değişimi başararak ayakta kalmak ya da başaramayarak krizler ve belirsizlikler anaforuna kapılıp gitmek arasında yapılması gereken tercih, aslında geleceğe yürümekle bugünde kalmak arasında bir tercihtir.

“Bugünün sendikacılığı; yeni dinamikleri iyi anlayarak, yeni oluşumları ve tıkanma noktalarını iyi tespit ederek sağlıklı dönüşüm stratejileri üreten, derinlikli perspektif çalışmaları yaparak sürece doğru katılım yapan, süreçle birlikte dönüşen ve dönüştüren sendikacılıktır. Türkiye ancak böyle bir sendikacılık anlayışı ile hak ettiği geleceğe yürüyebilir.

“Eğitim-Bir-Sen kurulduğunda ise, bir fidanda orman düşlenmişti”. “Türkümüz dünyayı kardeş bilendir/Gökleri insanın ortak tarlası” mısralarıyla insanları ötekileştirmeden Mevlana’nın pergel metaforundaki herkesi kuşatan bir anlayışla yola çıkan rahmetli Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’ın, “Ölüm bir tohumsa kefen zarında/Gün olur fışkırır bir orman olur” dizeleriyle bir çekirdekte bir filizi, bir filizde ise bir ormanı düşlediğini dile getirerek, “Düşleri görülen ormanı oluşturan, oksijeni artıran sizleri ve tüm üyelerimizi yürekten kutluyorum”

Türkiye’de sendikacılık ya kutsal devlet, derin devlet ve bu devlete karşı bireyin itaati ve görevlerinde devlete-güce yanaşmalık şeklinde gerçekleşti ya da milletin inancına ve devletine düşmanlık şeklinde gerçekleşti. “Biz önce insan, özne insan diyoruz, milletin devletini önemsiyoruz ve devletin insana karşı görev ve sorumluluklarını önemsiyoruz.”, bunun için bu ülkenin geleceğini kurtarmak adına büyük başarı ortaya koyduk.

Artık Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen ailesi ve milletimiz bu ülkenin ve değerlerimizin aleyhine yazılmak istenen her türlü senaryoyu daha yazılmadan, önlemelidir. Bunun için bizim medeniyet ve kültür davamız çerçevesinde yeni projeler, yeni senaryolar ve yeni oluşumlar geliştirmemiz, ortaya koymamız gerekiyor. Dün sendika nedir diye biz soruyorduk, bugün sendikanın ne olduğunu bize soruyorlar. Dün hakkımızı arayacak mekan ve merkezler peşindeyken, bugün hakkını arayanlar bizi merkez olarak görüyor, hakkımızı sadece siz savunabilirsiniz diyorlar. Dün üye kaydedecek temsilci azlığı yaşıyorduk, bugün on binlerce üyemiz yeni üyeler kaydediyor. Çünkü; ortada alın teriniz var, eserleriniz var.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin kılık kıyafet yönetmeliğinde yeni değişiklikler yaptı. tek tip kıyafet uygulamasına son verdi. yeni değişiklikler çok önemli değişikliklerdir, tek tipçilik ve dayatmanın sona ermiştir. Gelir dağılımı ve zengin fakir ayrımı etrafında yürütülen tek tip kıyafetin kusur örttüğü tezi, gerçekleri yansıtmamaktadır. öğrencilerin giydiği aynı okul kıyafetleri bile, kalite farkıyla ayrımı hissettirmektedir. “Kalemde, silgide ayakkabıda, cep telefonunda, kantinde; hayatın her alanında bu farklılık kendini hissettirmektedir. Fakirlik bir kusur ise eğer onu örtecek hiçbir üniforma yoktur.

İmam hatip liselerinde okuyan öğrencilere kılık kıyafet sınırlaması getirilmemesi ve inancının gereği başını örtmek isteyen öğrencilere haklarının iade edilmesi çok yerinde bir karardır. “Fakat normal lise, ortaokul ve ilkokul kısmında bu hakkın olmayışı, ders merkezli özgürlük yaklaşımı son derece yanlıştır. Dün İHL’lerde sadece Kur’an-ı Kerim dersinde çocuklar başını örtsün demekle, bugün sadece Kur’an-ı Kerim’de baş örtülebilir, diğer derslerde açık olacak demek aynı şeydir. Dünkü yanlış bugün meşrulaştırılmıştır. İlkokul, ortaokul ve lisede ders merkezli özgürlük anlayışı yanlış olmuştur. Başörtüsünü kimse aksesuar olarak takmıyor. İnancının gereği olarak takıyorlar. Çocukları inançları ile yasal metinler arasında çelişkide bırakmak son derece yanlıştır. İnanç hürriyeti temel haklardandır. Temel haklarda pazarlık olmaz.”

Disiplin affı ile bedel ödeyenlere iade-i itibar, katsayı, üniversitelerde başörtüsü yasağı problemi, Kur’an kurslarına yaş sınırlaması, Milli Güvenlik Dersi, sekiz yıllık zorunlu kesintisiz eğitim dayatması gibi can yakan konulardan, yani geçmişin can yakan tortularından toplum, Eğitim-Bir-Sen sayesinde kurtulmuştur. tortuların bir bir yok olduğunu, seçmeli din eğitimi talebimizin ve 18. Milli Eğitim Şurası’ndaki öncülüğümüzün, Kur’an-ı Kerim, Siyer ve Temel Dini Bilgiler talebinin yerine gelmesini sağladık.

Öğretmenler yaşam kalitesine etki edecek mali iyileştirmeler beklerken, 666 sayılı KHK ile ‘eşit işe eşit ücret’ kapsamında farklı kurumlarda aynı unvanlarda çalışanların maaşlarında ek ödeme ile düzenleme yapılmış ve maaşları tavanda eşitlenmiştir. Öğretmen ve öğretim elemanları başka kurumlarda muadili olmadığı gerekçesiyle ek ödemede kapsam dışı bırakılmış ve maaş skalasında neredeyse en az ücret alan çalışan konumuna indirgenmiştir. Öğretmenlerin durumunu anlaması gereken siyasi irade, anlamak yerine yargılamayı tercih etmiş, Bakan dâhil siyasilerin öğretmenlerle ilgili söylemleri öğretmenlere yapılan haksızlığın boyutlarını daha da artırmıştır. Biz de bu durum düzetilene kadar 24 kasım öğretmenler günü nü kutlamayacağımızı deklare ettik ve uyguladık.

Toplu Sözleşme görüşmelerinde en önemli gündem maddesi olarak masaya getirdiğimiz, Kamu İşveren Heyeti tarafından mali gerekçelerle giderilmeyen ‘Ek ödeme mağduriyeti’ yerine kariyer basamaklarının ikame edilmeye çalışıldığını görüyoruz. “Kariyer basamakları ile ek ödeme birbirine karıştırılmamalıdır. Kariyer basamakları 850 bin öğretmenden şartları tutanları kapsarken, ek ödeme tüm öğretmen ve öğretim elemanlarını ilgilendirmektedir. Tabiri caizse sapla saman birbirine karıştırılmakta, kapalı kapılar ardında, paydaşlardan uzak yapılan çalışmalar sürpriz olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Bakanlık ne zaman kendi başına bir çalışma yürüttüyse, yaptığı çalışma eğitim çalışanlarının aleyhine olmuştur. Bakanlığı, mühendislik ürünü projelerden vazgeçmeye, eğitim çalışanlarına karşı şeffaf davranmaya çağırıyoruz. Eğitim çalışanlarının içine sindiremeyeceği düzenlemelere tepkimiz sert olacaktır”

Son günlerde esnek çalışma modeli, performans gibi söylemler içeren haberlerde artış gözlenmektedir. memurun iş güvencesini tartışmaya açmaya çalışanların zemin yoklaması olarak adlandırılan bu tür girişimlerin gelmek istediği nokta, memurun iş güvencesinin tartışmaya açmaksa, buna tepkimiz çok şiddetli oacaktır. kamuda çalışan 4/B sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesini sağlamış bir sendika olarak, keyfiliklere kapı aralayacak yaklaşımlara müsaade etmeyeceğiz.

Toplu sözleşme sürecinde zaman yetersizliği nedeniyle sonuçlandırılamayan ancak çalışılmak üzere kurulacak komisyona havale edilen konuların görüşülmesi kamu personel danışma kurulunda tamamlandı.

Toplantıda; Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Kolu’na ait 2012-2013 yıllarına ilişkin toplu sözleşme görüşmelerinde tarafların Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda görüşülmek üzere çalışmalara devam edilmesi konusunda uzlaşılan konular da görüşüldü. Görüşülen ve çözüme kavuşturulan maddeler şu şekilde:

– Eğitim kurumları yöneticilerinin haftalık girmek zorunda olduğu haftalık altı saat dersin indirilmesi ve ‘6 saate kadar’ ibaresinin konulması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı çalışma yapıyor ve sorun kısa sürede çözülecektir.

– Aday memurlardan adaylık süresi içinde Devlet memurluğundan çıkarmayı gerektiren bir fiil işlemiş olanlar hariç olmak üzere disiplin cezası almış olanların adaylıklarına son verilerek memurlukla ilişiklerinin kesilmesinin önlenmesi, çalışma var ve sorun çözülüyor.

– Milli Eğitim Banklığı kadrolarında Eğitim ve Öğretim hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan beş yıllık görev süresini tamamlayan doktoralı öğretmenlere başöğretmen, üç yıllık görev süresini tamamlayan doktoralı öğretmenlere uzman öğretmen yedi yıllık görev süresini tamamlayan yüksek lisanslı öğretmenlere başöğretmen, beş yıllık görev süresin tamamlayan yüksek lisanslı öğretmenlere uzman öğretmen unvanının verilmesi; diğer öğretmenlerden beş yıllık görev süresini tamamlayanların uzman öğretmenlik kariyer basamakları sınavına başvurabilmesi, uzman öğretmenlerden iki yıllık görev süresini tamamlayanların ise sınava bağlı olmaksızın başöğretmen olabilmelerine imkan sağlaması, Milli Eğitim Bakanlığı konuyla ilgili yetkili sendikayla birlikte çalışma yürüterek kariyer basamaklarını tekrar getirilecektir.

-Milli Eğitim Bakanlığı personeline yönelik 1702 ve 4357 sayılı kanunlardaki disiplin cezalarına karşı itiraz yoluna başvurulabilmesi, yargı yolunun açık, itiraz yolunun ise kapalı olduğu uygulamada yargı yolunun açık, itiraz yolunun ise kapalı olduğu uygulamada itiraz yolunun da açılması için çalışma yapılacaktır.

Eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolunda özlük noktasında Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda çözüme kavuşturulmak üzere takvimlendirilen konuların da ilave edilmesiyle 25’e yakın kazanım elde etmiş olacağız. “4688 sayılı Kanun’un çıktığı tarihten itibaren yıllarca toplu görüşme masasına oturan sendikaların eğitimde çözdükleri problemi toplasanız bir elin parmaklarını geçmez. Eğitim-Bir-Sen olarak toplamda 60’ı aşkın konuyu çözüme kavuşturmuş ve kazanıma dönüştürmüş teşkilatız. Bunların kalıcı olması, ülkenin genel ikliminin güçlenmesine, özgürlüklerin garanti altına alınmasına bağlı. 2012’de direkten dönen ek ödemeyi ise 2013’te hükümetle mahsuplaşacağız inşallah. Eğitim çalışanları çözümün adresinin Eğitim-Bir-Sen olduğunu çok iyi biliyor. İş yapanla gürültü yapan arasındaki ince çizgiyi kaçıranlar, yürütülen kirli propagandaya ve psikolojik harekâta yenik düşenlerdir. Yardımcı hizmetlilerin, şoförlerin, memurların, şeflerin, 4/C’lilerin, velhasıl bütün eğitim çalışanlarının taleplerini karşılayacak, sorunlarını çözecek adres biziz.” dedi.

öğretmeneşiddetetepki 1

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
kuşadası escort bayanescort antalyaantalya escortyat transferi