Soma Olay Gazetesi

TANSİYONLA BERABER NABIZ SAYINIZI DA KONTROL EDİN

TANSİYONLA BERABER NABIZ SAYINIZI DA KONTROL EDİN
Bu haber 10 Nisan 2018 - 11:05 'de eklendi ve 42 kez görüntülendi.

Tansiyon gibi nabız sayısının yüksekliği ya da düşüklüğü de önemli hastalıklara işaret edebiliyor. Ortalama 60-100 arası olması gereken kalp atım hızı yani nabız sayısının normalden düşük olması; kalp damar hastalıklarından, karaciğer böbrek rahatsızlıklarına kadar birçok hastalıktan kaynaklanabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nihat Özer, nabız düşüklüğü ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.

Nabız sayısı kişiden kişiye değişiyor

Nabız olarak nitelendirilen kalp atış hızı, cinsiyete, yaşa, fiziksel ve duygusal duruma, spor yapma alışkanlığına, kullanılan ilaçlara hatta havanın sıcaklığı gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir. Tüm bunlar hesaba katıldığında, ideal kalp atışı ortalama olarak yetişkin bireylerde 10 dakikalık bir istirahatin ardından 60 ila 100, çocuklarda ise 70 ila 100 arasındadır. Kalp atış hızının 60 altında olmasına bradikardi yani yavaş nabız 100 üzerinde olmasına ise taşikardi yani hızlı nabız denmektedir.

Şikayetleri göz ardı etmeyin

Nabız düşüklüğü probleminde kişinin beyin ve diğer organlarına yeterli miktarda oksijen gitmemektedir. Bayılma veya bayılmaya yakın duruma gelinmesinin yanında; baş dönmesi, zayıflık, yorgunluk, nefes problemi, göğüste ağrı, hafıza problemi ve fiziksel aktivitelerde çabuk yorulma gibi sorunlar yaşanabilmektedir.

Düzenli spor yapmıyorsanız nabız düşüklüğünü önemseyin

Düzenli egzersiz yapan kişilerde ve sporcularda kalp güçlenirken dolaşım sisteminin işlevselliği artmaktadır. Kondisyon artmasıyla birlikte bu kişilerin kalbi diğer insanlara göre daha az çalışarak aynı işi yapabilmektedir. Kondisyonu çok yüksek sporcularda nabız sayısının 40’a inebildiği bilinmektedir. Düzenli egzersiz ve spor yapan kişilerde nabız sayısının düşüklüğü sağlık göstergesidir.

Önemli hastalıklarla bağlantısı olabilir

Düzenli spor ve egzersiz yapılmamasına rağmen nabız sayısının normalin altında olması ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilmektedir.

  • Kalbin kendi elektriksel sistemi, yapı ve fonksiyon bozuklukları, kalp damarındaki darlıklar
  • Yaşlanma ile birlikte kalbin uyarı ve ileti sisteminde bozulmalar
  • Enfeksiyonların kalp dokularını etkilemesi
  • Romatizmal hastalıklar gibi rahatsızlıkların kalbi tutması
  • Karaciğer ve böbrek hastalıklarında sıvı tuz dengelerinin bozulması
  • Aşırı sıcaklarda ya da sıvı kayıplarında su ve tuz dengesizlıkleri
  • Hipertansiyon
  • Deli bal gibi nabzı düşürebilen beslenme
  • Guatr bezinin hastalıkları
  • Nabzı düşürebilen çeşitli ilaçlar
  • Engelleyici uyku apnesi olarak bilinen uyku esnasında nefes alış verişinin sürekli sekteye uğraması nabız düşüklüğünü nedeni olabilmektedir.

Tedaviden önce altta yatan rahatsızlık belirlenmeli

Nabız düşüklüğü tedavisi altta yatan nedenin teşhis edilmesiyle başlamaktadır. Nabız düşüklüğünün nedeni tespit edilir ise öncelikle bu nedenler tedavi edilmelidir. Ancak ikincil nedenler kontrol edilmesine rağmen nabız düşüklüğünün devam etmesi veya ritm probleminin kalbin kendi bozukluğundan kaynaklandığı durumlarda geçici veya kalıcı kalp pili işlemi uygulanabilmektedir. Tıbbi tedavilere yanıt alınamadığı ve kalbin yaydığı elektrik sinyallerinde zayıflık yaşandığı durumlarda kullanılan kalp pili, derinin altına yerleştirilerek nabzı olması gereken seviyelerde tutmaktadır. Bu tedavi genelde 65 yaş üzeri kişilerde gerekmektedir.

Kalbinizi güçlendirebilirsiniz…

Kalbi zinde ve sağlıklı tutmak için bazı pratik önerileri uygulamak önemlidir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kolesterolünüze dikkat edin.
  • Sigaradan ve ağır yağlı yemeklerden kaçının.
  • Tansiyonunuzu kontrol altında tutun.
  • Tuzsuz ve düşük kalorili beslenmeyi tercih edin.
  • Yaşınıza, kondisyonunuza ve genel sağlık durumunuza uygun egzersizler yapın. Özellikle düzenli şekilde yürüyüşü tercih edin.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Captcha loading...
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER