Soma Olay Gazetesi
bursa escort bayanbursa escort bayanbeylikdüzü escortbursa escortistanbul escortistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriescort bayan bursakocaeli escortsakarya escorteskişehir escortatasehir escort bayanporno izleporno izleporno izleporno izleporno izlebahis siteleriescort kayserikayseri escortbursa escort
Halis Adıbelli

 TURGUTALP KÖYÜ

 TURGUTALP KÖYÜ
Bu haber 24 Ekim 2018 - 10:44 'de eklendi ve 3.335 kez görüntülendi.

Köyün kurucuları; Bulgaristan’ın Filibe sancağına bağlı Tatarpazarcığı bölgesinden, Bulgar çetelerinin zülmünden kurtulmak amacıyla Anadolu’ya göç eden müslüman Pomaklardır.

Tarihimizde 93 harbi olarak bilenen 1877-1878 Osmanlı- Rus savaşı balkanlarda yaşayan müslüman halklar için acı ve hüsrana neden oldu.

Bulgaristan’daki müslüman halkları yok etmek isteyen Bulgar çeteleri yağma, baskın ve kıyımlarla bölge halkını korkutup göçe zorlar. Çetelerin yaptığı zülüm ve kıyımların en çok yaşandığı bölgelerden biri de müslüman Pomakların yoğun olarak yaşadığı Filibe sancağı Tatarpazarcığı bölgesiydi. 1877 ile 1885 yılları arasında binlerce insan; yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldı.

1884 yılında 5 veya 10 hane olarak Bulgaristan’ın Filibe bölgesinden yola çıkan köy halkı önce Bergama taraflarına gelip konarlar, ancak yerleşmezler. (1) Filibe’de terk ettikleri köylerine benzer bir yer ararlar. Bu arayışları esnasında Somalıların Ilıca dedikleri ve sayfiye yeri olarak kullandıkları, suları bol ve yeşillikler içerisindeki bugünkü yere gelirler. Yeri beğenirler ve sahibini bulup satın almak isterler. Bu amaçla kendileriyle birlikte gelen ancak Pomak olmayan Hacı Yamak adındaki bir adamın öncülüğünde Soma’ya gelirler. Soma Çarşı camisinde kılınan namazdan sonra cemaatten köy kurmak için beğendikleri arazinin sahibinin Hacı Külah olduğunu öğrenirler ve zaten orada hazır bulunan Hacı Külah’la tanışarak, niyetlerini anlatırlar. Hacı Külah onlara arazisini bedeli karşılığında satmaya razı olacağını söyleyince; köylüler hemen aralarında para toplamaya başlarlar; ancak Hacı Külah’ın istediği para denkleştirilemeyince birkaç kişiyi parayı tamamlaması için Filibe’ye geri gönderirler.

Tüm zorluklara aşan köylüler sonunda parayı denkleştirip, kendilerine bir yurt yapacakları bu araziyi satın alarak hep beraber taştan, kerpiçten evler yapmaya başlarlar.

Zamanla bir mescid yapılmasına karar verilir ancak mescidin yeri konusunda Hacı Yamak ile anlaşamazlar. Köy yerinin bulunmasında ve satın alınmasında emeği geçen Hacı Yamak; teklifinin kabul edilmeyişini gurur meselesi yaparak, karısını ve evlatlığını bırakarak köyü terk eder, bir daha da dönmez, ancak köylüler onu unutmaz,  yıllar sonra camiye çıkan sokağa Hacı Yamak ismini verirler.

1889 yılında köy ileri gelenleri ilgili makamlara bir dilekçe yazarak; ‘Filibe muhacirlerinden olub Soma kazasına yirmi dakika mesafede Ilıca adıyla bilinen mahalde arazi satın almak suretiyle otuz sekiz hane inşa edip Ilıca adıyla bir köy kurduklarını’ beyan ederek tescilini arz ederler. Saruhan Sancağı Mutasarrıflığı’nca Aydın Vilayeti’ne oradan da Dahiliye Nezareti’ne iletilen Hicri 17 Ramazan 1307 (7 Mayıs 1890) tarihli yazı; usulünce  Şura-yı Devlet Dahiliye Dairesi’ne iletilir.

Dilekçenin mevcut kanun ve nizannamelere uygunluğunu inceleyen daire; ‘ham arazi üzerine bina inşa ederek köy kurmak, ilk olarak padişah iznine bağlı olduğundan’ köyün usulüne uygun kurulmadığını ileri sürse de sonuçta; muhacirlerin ve aşiretlerin iskanında kolaylık sağlanması yeter gerekçesiyle ve 5 Haziran 1890 tarihli uygun görüşle (2-1)  Bâb-ı Âlî Daire-i Sadâret Amedî-i Dîvân-ı Hümâyûn’una iletilerek padişah 2. Abdülhamid’in iradesine arz edilir. 4 Temmuz 1890 (2-2)

Böylece 1884 yılında beş on hane ile yerleşilen ılıca mevkii 27 Temmuz 1890 tarihinde Aydın Vilayeti, Saruhan Sancağı’na bağlı Ilıca Karyesi, adıyla 38 haneli bir köy olarak tescil edilir. (2-3)

1894 tarihli Aydın vilayet salnamesinin Soma’ya bağlı köyler listesinde, Ilıca köyü de yer alır.

H.1312- M.1894 Aydın Vilayet Salnamesi

Soma Kazasına Bağlı Köyler

Ularca, Eğnez, Ilıca, Boncuklu, Bozarmut, Bubeyler, ..

Ilıca halkı yöreye çok çabuk uyum sağlar. Geçimlerini sağlayacak tarım ürünleri yetiştirmeye, yetiştirdiklerini çevre pazarlara götürüp satmaya başlarlar, bu sırada Filibe’den göç devam ettiğinden köy sürekli büyür ve gelişir. İlk geldiklerinde yaptıkları derme çatma mescid yetersiz kalır ve özellikle bir okula ihtiyaç duyulmaktadır.

1890 senesinin sonuna doğru, köy ahalisinden Hoca Hasan Sabri,  ilgili makamlara yazdığı bir dilekçe ile; Soma kazasına bağlı Ilıca köyünde bir mescid ve bir mekteb yapılmasını’ arz etmiştir. Dilekçe işleme konulmuş (2-4) ve Hazine-i Hassa tarafından, Aydın vilayetine 16 Şubat 1891 tarihli bir yazı yazılarak, (2-5) istenilen cami ve mektebin maliyeti sorulmuştur.

Gerek  Aydın vilayetinde olsun gerekse başka makamlarda olsun ne gibi bürokratik güçlükler yaşandığı bilinmiyor, ancak uzun bir süre dilekçe ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılıyor. Bu arada köylüler boş durmayıp, kendi aralarında yardımlaşarak cami yapımına başlarlar. Cami 1885 yılında güçlükle tamamlanır, ancak minaresi maddi yetersizlik nedeniyle yapılamaz.

2 Şubat 1899 tarihli Hazine-i Hassa-i Şahane tarafından; ‘ ..Soma kazasının Ilıca nam mahallinde yeniden kurulan köyde Filibe Pazarcığı  muhacirlerinin kendi çabalarıyla inşa ettikleri cami-i şerifin hazinece 9500 kuruş sarf edilerek bir minare ve bir de mekteb ilavesiyle noksanlarının tamamlanması için düzenlenen bir belgenin padişaha sunularak bir minare ve bir mekteb için 9500 kuruş ödenek çıkarıldığı anlaşılmaktadır. (2-6)

Halk arasındaki söylentiye göre ise; minarenin yapımı için ilgili makamlara başvurulması sonucu padişah 2. Abdülhamid, minare için ödenek gönderdiği gibi; Osmanlı devletinin kuruluşunda önemli hizmetlerinden dolayı köye, Turgutalp ismini de bizzat kendisi verir. (1)

Minarenin; gelen ödenek ile Bergama’dan getirilen kozak taşından yaptırıldığı biliniyorsa da mektebin yapılıp yapılmadığı bilinmiyor. Köy halkı ise; gönderilen paranın bir kısmının, Soma Hamidiye mahallesindeki Ulupınar camisinin minaresi için kullanıldığını ileri sürmektedir.

Padişah 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan Turgudalp Camii Minaresi

Köye Turgutalp isminin Padişah 2. Abdülhamid tarafından verildiğine dair herhangi bir belgeye henüz ulaşılamadı, ancak  Hicri 1326 (M.1908) tarihli Aydın Vilayet Salnamesinde; ‘Soma yakınındaki Turgudalp köyünde içilebilir (tatlı) soğucak su ılıcası .., meşhurdur’ bilgisi yer almaktadır.


1326 (M.1908) tarihli Aydın Vilayet Salnamesinde Turgudalp ılıcası

 Merkez kasabaya karib Turgudalp karyesinde şerbe salih soğucak bir ılıca olduğu gibi Menteşe karyesinde kain sıcak su ılıcası da meşhurdur.

(Merkez kasabaya yakın Turgudalp köyünde içilebilir (tatlı) soğucak bir ılıca olduğu gibi Menteşe köyündeki sıcak su ılıcası da meşhurdur.)


15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’i işgal ederek, Anadolu’nun içlerine yönelen Yunan ordusu; önce Menemen’i ve ardından da 19 Haziran 1919 tarihinde Bergama’yı işgal ederek Soma yönünde ilerlemeye başlar. Balıkesir Kuva-yı Milliye Heyeti’nin önderliğinde ve Soma Kuva-yı Milliye müfrezelerinin öncülüğünde çok zor koşullarda karşı konulan Yunan ordusu, Cinge Cumalı hattında güçlükle durdurulur. Tüm yöre halkı korku ve panik içinde ve binlerce Bergamalı yollara düşmüş, Soma’ya göç etmektedir. Çok değil daha 30 sene önce Bulgar çetelerinin zülmünden kaçan Turgutlap halkı şimdi de Yunan tehlikesi ile karşı karşıyadır ve üstelik sığınabilecekleri başka yerleri de yoktur.

Soma cephesi komutanı Erkan-ı Harp Yüzbaşısı Kemal Bey’in komutasında Cinge cephesinde verilen vatan savunmasına Soma’nın tüm köylüleri gibi Turgudalp köylüleri de destek verir.  Köy halkından,İbrahim Nalbant, Ahmet Avcı, Hasan (Turgut), Çerkezköylü Şevket Namlı ve Bero Mehmed (Cebeci) bizzat Cinge cephesinde görev alırlar.

Bir yılı aşkın bir sürede Yunan ordusuna karşı kahramanca bir mücadele veren Yüzbaşı Kemal Bey komutasındaki Kuva-yı Milliye birlikleri, cephane ve silah yetersizliğinden ötürü Yunan ordusunun, 19 Haziran 1920 tarihinde Bergama istikametinden yaptığı, top ateşi destekli güçlü taarruzuna dayanamayarak;  24 Haziran 1920 tarihinde, Turgutalp ve Dualar köyleri arasından kontrollü olarak Beyce istasyonuna doğru geri çekilirler. Geri çekilen Kuva-yı milliye bilikleri içinde köy halkından Bero Mehmet de  vardır. Bero Mehmed’in Gönen taraflarında çetelerin yaptığı baskın sırasında hayatını kaybettiği söylenir.

İşgalci Yunan ordusu 24 Haziran 1920 tarihinde Turgutalp köyünü işgal eder. Bu arada evini ocağını bırakıp, vatanını savunmak amacıyla Yunan ordusuna karşı şavaşmak için  Cinge Cephesine katılmış olan; Bigadiç Milli Taburu’ndan Ali Osman Çavuş ile Hasan Çavuş, Yunan askerlerinin köyün içine yerleştiğinden habersiz köye yaklaşırlar. Yunan süvarileri tarafından etrafı sarılarak, teslim olmaları istenir ve  buna ateşle karşılık verince yaylım ateşine tutularak oracıkta şehit olurlar.

Kanlar içindeki cansız bedenlerini arayan Yunanlı kumandan, şehitlerin  erzak çantasından çıkardığı taş gibi kurumuş küflü ekmek parçasını havaya kaldırarak askerlerine; ‘ bakın biz ne yiyoruz, onlar  ne yiyor?’ der. Nur içinde yatsınlar.

Turgutalp Şehitliği

Turgutalp köylüleri, Yunan işgali sırasında tüm köylüler gibi baskı zülüm görse de köyde; ölümlü veya yaralanmalı herhangi bir olay yaşanmaz, ancak Sultan 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan minarenin Yunan askerleri tarafından nişangah olarak kurşunlanması sonucu aleminin parçalanmasını asla unutmazlar.

Turgutalp Camisinin Yunan askerleri tarafından kurşunlanarak parçalanan hilali

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 26 Ağustos 1922 tarihinde başlattığı, Büyük Türk Taarruzu karşısında tutunamayan Yunan ordusu, 30 Ağustos 1922 tarihinde darmadağın bir şekilde Batı Anadolu’dan çekilmeye başlar.

Türk ordusu, 13 Eylül 1922 tarihinde Soma’ya girip, Türk bayrağına göndere çektiğinde Turgutalp köyü artık; Bulgaristan muhaciri bir köy değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşuna emek vermiş yerli bir köy olmanın gururunu yaşamaktaydı.

Cumhuriyetten sonra hızla gelişen köyde önce köylüler tarafından bir okul yapılır sonra da aşağıdaki merkez cami tamamlanır.

Turgutalp Köyünün 1945 yılındaki görünümü. ( Foto- Hüseyin Saatçi )


1980 yılından sonra Turgutalp köyünün nüfusu hızla artarak köyün sorunları muhtarlıkça  çözülemez hale gelince, köyün belediyelik olması gündeme gelir. Tartışmalı bir süreçten sonra yapılan halkoylaması sonucu köy halkının çoğunluğu tarafından köyün belediyelik olmasına karar verilir ve 100 yıl önce yapıldığı gibi yine ilgili makamlara başvurularak resmi işlem başlatılır. İlgili makamlarca incelenen başvuru  son olarak Danıştay 1. Dairesine gönderilir. Başvurunun mevcut kanun ve yönetmeliklere uygunluğunu inceleyen Danıştay 1. Dairesi, 27.05.1986 tarihinde toplanarak;(2-7) ‘.. belediye kurulması için yasada öngörülen işlemlerin yerine getirilmiş olduğu ve aranan koşulların mevcud bulunduğu, belediye kurulmasının  yerel kamu hizmetlerinin görülmesi ve kasabanın gelişmesi yönünde yararlı olacağı kanısına varıldığı cihetle, .. belediye kurulmasına,’ oy birliği ile karar verir ve karar ilgili bakanlıkça Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilir.

1890 yılında padişah 2. Abdülhamid tarafından Aydın Vilayeti Saruhan Sancağı Soma Kazası’na bağlı Ilıca Köyü olarak tescil edilen Turgutalp köyü neredeyse yüz yıl sonra 17 Ağustos 1986 tarihinde bu sefer; annesi Somalı Naciye Hanım (3) olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından Manisa ili, Soma İlçesi’ne bağlı Turgutalp Belediyesi adıyla tescil edilir. Onayın altında Başbakan Turgut Özal ile İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut’un imzaları da vardır. (2/7)

Turgudalp köyünün 1890 yılındaki ilk kurucu muhtarının kim olduğu bilinmiyorsa da  1986 yılındaki son muhtarı ve ilk belediye başkanı Ahmet Demirci’dir.

1884 yılında kerpiçten 38 hane ile kurulan ILICA köyü, Turgudalp Belediyesi olarak hızla gelişir ve 10 000’e ulaşan nüfusuyla Manisa’nın bir çok ilçesinden daha büyük bir belediyelik iken: Büyükşehir Belediyesi kanunu gereği 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucu belediyelik özelliğini yitirip, Soma ilçesine bağlı bir mahalle olur.

Turgutalp Belediyesi’nin son Belediye Başkanı Ali Tulup ise kaderin güzel bir tecellisi olarak 2018 yılında Soma Belediye Başkanı olur.


Kaynakça:

Mehmet NALBANT, Köy halkından kaynak kişi. 1922 doğumlu, 96 yaşında.

Kendi köyünün tarihini, kültürünü yaşatmak ve gençlere öğretebilmek için gösterdiği gayreti ve ilerlemiş yaşına rağmen defalarca sorduğumuz sorulara heyecanla cevap vermesini takdir ettiğim bu değerli insana, bu bilgi ve tarih hazinesi insana: Cenab-ı  Allah’tan sağlık, sıhhat ve uzun ömürler diler, ellerinden öperim.

2) T.C Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Belgeleri:

2-1) Yer : İ.ŞD./ 101 – 6005 – 0              Tarih :   H-16-10-1307

 2- 2) Yer :İ..ŞD.. / 101 – 6005-1 Tarih : H-16.11.1307 (M.4 Temmuz 1890)

2-3)  Yer : DH MKT / 1746-65 H.09.12.1307 H.09 Zilhicce 1307  (27 Temmuz 1890)

2-4)  Yer: DH. MKT 1787/28 H-18.04.1308 ( 1 Aralık 1891)

2-5) Yer :  DH.MKT 1809-90/ H.07.07.1308 (16 Şubat 1891)

2-6) Yer: BEO 1265-94839-2 H-28-09-1316 (21 Ramazan 1316- 2 Şubat 1899)

2-7) Yer: Cumhuriyet 30-11-1-0-623-58-9

3) İsmail Ergün, Soma Belediye başkanlarından,  kaynak kişi

4) Hüseyin SAATÇİ, Köy halkından, kaynak kişi

5)  Kitabe: Şaban 1316- M. Aralık 1899)

Bakınız: Sercan OKUR, Soma Olay Gazetesi Turgutalp’in Kuruluşu ( http://www.somaolay.com.tr/turgutalpin-kurulusu.html)

-BELGELER –

BELGE 1

B-2-I_SD_101_6005_2-H.16.11.1307 Soma kazasında iskan olunan muhacirinin teşkil eyledikleri karyenin Ilıca olarak tesmiyesi.

Yer : İ..ŞD.. / 101 – 6005

Hüve

 

Bâb-ı Âlî

Daire-i Sadâret

Amedî-i Dîvân-ı Hümâyûn

 

Devletlü Efendim Hazretleri,

Aydın vilayeti dahilinde Soma kazasına merbut Ilıca nam mahalde iskan olunan Filibe muhacirlerinin teşkil ettikleri karyenin Ilıca tesmiyesiyle mutezarrı’ane dair muamele-i muktezayenin ifası tezekkür kılındığına havi Şura’yı Devlet Dahiliye Dairesi’nin mazbatası leffen arz ve takdim kılınmağla ol babda her ne veçhile irade-i seniyye hazreti mülükane şeref müteallik buyrulur ise mantuk-ı celili ınfaz olunacağı beyanıyle tezkire-i senaveri terkim olundı. Efendim.

Fi 14 Zilkade 307  (2 Temmuz 1890 Çarşamba)

Fi 19 Haziran 306                                                         Sadrıazam

                                                                                            Kamil

 

Ma’rûz-ı çâker-i kemineleridir ki,

Reside-i dest tazim olub melfufayla menzur-ı ali buyrulan işbu tezkire-i sami-i sadaret-penahileri üzerine mucibince irade-i seniyye hazret-i hilafet-penahi müteallik ve şeref sudur buyrulmuş olmağla ol babda emr-u ferman hazreti veliyyü-l emrindir.

Fi 16 Zilkade Sene 307 (4 Temmuz 1890)  Fi 21 Haziran 1306

Serkâtib-i Hazret-i Şehriyârî Bende Süreyya

-BELGE 2-

Aydın Vilayeti Celilesine

Tesvidi Tarihi                                                      Tebyiz Tarihi

17 Teşrinisani sene  (1) 306                             18 Rebiülahir  sene 1308

29 Kasım 1890                                                 19  Teşrinisani sene  (1)1306

1 Aralık 1890

Soma kazasına tabi müceddeden teşkil olunan Ilıca karyesi ahalisinden Hoca Hasan Sabri imzasıyla rikab-ı hümayun cenab-ı mülükaneye bi’t-takdim tevdi-i olunub leffen tasyir savb-ı ali-i asafanelerine  kılınan arz-ı halde karye-i mezkürede bir mescid ile bir de mektebin inşası istid’a ve istirham olunmuş olmağla iktizasının beyan ve inbasının himem-i aliye-i daveraneleri derkar buyrulmak babında.

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
3 ADET YORUM YAPILDI
Hasan Yörük24 Ekim 2018 / 14:43 Cevapla

Yüreğine, kalemine ve emeğine sağlık güzel insan. Çok başarılı bir çalışma olmuş.

Ali Yörük24 Ekim 2018 / 15:01 Cevapla

Titiz calismaniz ve harcadiginiz emek icin, Turgutalp sakini bir Pomak olarak tesekkür ederim hocam. Bugüne kadar tarihimizi büyüklerimizden sözlü olarak dinledik. Oturup arastirmamak bizim hatamiz. Ama bu konuyu merak eden Pomakköylüler icin bir bas ucunu kaynagi ortaya cikarmissiniz. Hakkiniz ödenmez.

Mehmet24 Ekim 2018 / 15:16 Cevapla

Kaleminize ve yüreğinize sağlık.hersey cok net anlatılmış.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
bursa escort bayanbursa escort bayanbeylikdüzü escortbursa escortistanbul escortistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriescort bayan bursakocaeli escortsakarya escorteskişehir escortatasehir escort bayanporno izleporno izleporno izleporno izleporno izlebahis siteleriescort kayserikayseri escortbursa escort
Maltepe Escortalanya Escortkartal Escortistanbul escortmanavgat Escort