Soma Olay Gazetesi
Sercan Okur

TURGUTALP’İN KURULUŞU

TURGUTALP’İN KURULUŞU
Bu haber 21 Haziran 2016 - 13:41 'de eklendi ve 154 kez görüntülendi.

TURGUTALP’İN KURULUŞU

Balkanların yakın tarihi, özellikle Müslümanlar açısından ne yazık ki kan ve gözyaşı ile dolu. Dünya, Ermenilerin soykırım yalanına inanmayı tercih ederken, nedense Balkanlarda yaşanan acımasız katliamlara, etnik ve dinsel kıyımlara dönüp bakmaz. Balkanlar, görmezden gelinecek, önemsiz bir bölgedir Dünya için. 1877’de, 93 harbi ile başlayan etnik kıyım, 1993’e, Serebrenitsa katliamına kadar sürer Balkanlarda…sercan okur 1
Yayılan milliyetçilik akımları ve Rusların kışkırtmaları ile güçlenen Bulgarlar, Balkanlarda, etnik ve dinsel kıyıma başlayan ilk millettir. Bulgarların kıyımı nedeni ile yurtlarını terk etmek zorunda kalan Pomakların bir kolu, Filibe ve Pazarcık tarafından hareketle, Çanakkale ve Bergama üzerinden Soma’ya gelir. Pomakların, Soma’ya göçleri esnasında 93 harbi olanca şiddeti ile devam etmektedir. Osmanlı payitahtında ise Sultan Abdülhamit oturmaktadır.
Bergama üzerinden Soma’ya gelen Pomaklar, “Ilıca Karyesi” olarak adlandırılan bölgeye yerleşmeye karar verirler. Osmanlı Devleti, Soma gibi Anadolu’nun çeşitli yörelerine göç eden Pomaklara, iskân için toprak veremez. Pomaklar için toprak sahibi olabilmenin tek bir yolu vardır, o da para ile satın almak.
Aslen Pomak olmayan ancak Pomaklar arasında sevilen ve sözü dinlenen bir kişi olan Hacı Yamak, kıldırdığı Cuma namazının ardından, şimdi ki TOKİ konutlarının altındaki yamaca yerleşmenin uygun olacağını işaret eder. Hacı Yamak’ın bu önerisi kabul görür. Yerleşmeye niyetlenilen arazi, Soma’nın yerlilerinden Hacı Külah isimli bir şahsa aittir. Hacı Yamak önderliğinde bir gurup, Soma’ya giderek Hacı Külah’ı bulur. Kıran kırana yapılan pazarlık sonucunda, Hacı Külah yeri satmaya razı olur. İstenilen parayı denkleştirmeye çalışan Pomaklar, kendi aralarında para toplasalar da, bu para yeterli olmaz. Çözüm olarak ise Bulgaristan’da kalan Pomaklardan para toplamak akla gelir. Bu görev için seçilen bir gurup, geriye dönerek Bulgaristan’a gider. Burada kalanlardan para toplanır ve Pomaklar yerlerini satın alırlar.
Yerin satın alınmasından sonra, cami yapımı için tartışmalar başlar. Hacı Yamak, caminin tepeye yapılmasını, böylece köy büyüse bile caminin herkese yakın mesafede kalacağını ileri sürse de, Hacı Yamak’ın fikri kabul edilmez. Fikri kabul görmeyen ve üstüne bir de asılsız dedikodular ile yıpratılan Hacı Yamak, kimseye haber vermeden köyü terk eder ve bir daha da kendisinden haber alınmaz.
KALIPBugün Yukarı Cami olarak adlandırılan caminin inşaatına başlanır. Cami biter ancak bu kez de minareye para yetmez. Çaresiz kalan Pomaklar, çözümü padişaha ulaşmakta bulurlar. Derhal Osmanlı sarayına mektup yazılır. Mektup saraya ulaşır ve dönemin padişahı Abdülhamit, Pomakların istediği yardımı kabul eder. Minare yapımı için, Pomaklara bir miktar para gönderir. Gelen para ile minare inşa edilerek, cami tamamlanır. Turgutalp’in ilk camisi olan Yukarı Cami, minaresi ile günümüze kadar gelir. Dönemin padişahı Abdülhamit tarafından yaptırılan minare, bugün hala dimdik ayakta durmaktadır.
Soma’da yaşayan pek çok kişinin bilmediği Yukarı Cami minaresinin, Kozak taşından yapılmış ay yıldızı, ilçemizin Yunanlılar tarafından işgali sırasında, Yunan askerleri tarafından tüfekle vurularak paramparça edilir. Somalıların ilgisini bekleyen tarihi minare, bugün ne yazık ki ay yıldızından yoksun bir şekilde göğe yükselmektedir.
Pomaklara sadece para yardımında bulunmakla kalmayan Sultan Abdülhamit, Pomaklar tarafından kurulan köyün isim babası olur. Abdülhamit, Pomaklar tarafından kurulan köye, Osmanlı Devletinin kurucusu, Osman Bey’in yakın silah arkadaşı Turgut Alp’in adını koyar. Böylece Turgutalp köyü kurulmuş olur.
Bu bilgileri masal tadında anlatan, dinlemeye doyamadığım Mehmet Nalbant, 94 yaşında, sağlıklı bir şekilde Turgutalp’de hayatına devam ediyor. Yunan işgalinden sonra, Turgutalp’e ilk giren süvari birliğinin komutanı olan Kemalettin Sami (Gökçen) Paşa tarafından yaptırılan Turgutalp ilkokulunun ilk öğrencilerinden olan Mehmet Nalbant, Atatürk’ün Soma ziyaretini canlı olarak görme şansına erişen ve sağ kalan bir avuç insandan birisi.
Abdülhamit tarafından gönderilen yardımla yapılan minare ve Hacı Yamak’ın evi zamana meydan okurcasına sapasağlam duruyor. Ne yazık ki pek çoğumuzun bu eserlerden daha doğrusu tarihimizden haberi dahi yok. Unutmayalım ki tarihine sahip çıkmayan, geleceğini inşa edemez…

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER