istanbul escortistanbul escortmersin escort
Soma Olay Gazetesi
bayan escort bursa-escort beylikdüzü bayan-bayan escort bursa-escort istanbul bayan-escort istanbul bayan-bodrum escort-gaziantep escort-marmaris escort bayan-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort bayan-bayan escort bursa-kocaeli escort-ataşehir escort-istanbul escort bayan-bursa escort-bursa escort-istanbul escort-tuzla escort bayan-porno

Üzüntü ileri derece kalp yetmezliğine yol açıyor

Üzüntü ileri derece kalp yetmezliğine yol açıyor
Bu haber 10 Aralık 2012 - 17:26 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Son yıllarda, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp ve damar hastalıkları giderek artmaktadır. Kalp hastalıkları ölümcül olabilmesi nedeniyle toplum sağlığını tehdit eden en önemli hastalıklardandır. Gelişen teknoloji ile birlikte günümüzde Kalp Hastalıkları ile ilgili tedavi yöntemleri giderek artmakta ve doğru zamanda alınacak önlemlerle Kalp Hastalıklarından korunmak mümkündür.

”KALBİMİ KIRDIN”

Japon bilim adamlarının ve Amerikalı bilim adamlarının üzerinde çalıştığı bir başka araştırmada ise her hangi başka bir etki olmaksızın sadece üzüntünün, ileri derecede kalp yetmezliğine yol açtığı kanıtlanmıştır. Bu da hani bizim halk arasında ” kalbimi kırdın ” deyimi varya işte bu bir hastalıktır ve ispat edilmiştir yani lütfen kimsenin kalbini kırmayın ağır sonuçlar doğurabilir . Sağlıklı yaşam için kalite kalp atışı şart peki ne yapmalıyız..

İstanbul Tıp Fakültesinde kardioloji Uzmanlığı eğitimi tamamlayıp alıp yurt dışına açılan ve Bonn Üniversitesi Lüdenscheid Eğitim Hastanesi İç Hastalıkları ve Kardioloji Uzmanlığı eğitimini tamamlayıp Türkiye dönüş yaparak Avrasya Hospital Hastanesi’nde kendisini insan hayatına adayan Kardiolog Uzm. Dr. Celal Gölgeci, Kalp Hastalıkları ve dikkat edilmesi gereken konular hakkında çok önemli bilgiler verdi;

İşte o röportaj..

Son yıllarda kalp krizi vakalarında yaşanan artış hakkında bize bir bilgi verebilirmisiniz.. Ülkemizde yaşanan kalp krizi vakalarıyla ilgili bir rakam vermek gerekirse, bu rakam hangi boyutlara ulaşmış durumdadır?

Dünyada yılda yaklaşık 17 milyon, AB’de 2 milyon, Türkiye’de ise yılda 200 bin kişi kalp hastalıklarından ölüyor. Kalp hastalıkları dünyada tüm ölüm nedenleri arasında birinci sırada daha önemlisi; Türkiyede her yıl 200 bin kişi koroner hastalıklar havuzuna katılıyor.

Bu durum göz önüne alındığında en çok kimler risk altında?

Günümüzün zor koşulları karşısında, insanlar çok daha fazla stres altında yaşıyorlar. İnsanlardan çok daha fazla performans bekleniyor ve çalışma süreleri uzuyor ki buna bağlı olarak kendi özel hayatına ayıracak vakit kalmıyor . Hem ekonomik kaygılardan kaynaklanan stres ve bunun üzerine binen aşırı yorulma ve spor noksanlığı , beraberinde kalp krizi geçirme oranlarında büyük bir artış yaşanmasına neden oluyor.

Peki son senelerde yapılan araştırmalara göre, gençlerin önceki yıllara oranla çok daha fazla kalp krizi riskiyle karşı karşıya olduğu görülüyor. Bunun nedeni ne olabilir sizce?

Evet, doğru bir konuya değindiniz. Gerçektende araştırmaların sonucu, her geçen yıl kalp krizi geçirme ihtimali daha erken yaşlara doğru kayma gösteriyor. Bunun nedenleri de daha önce sıraladığım gibi hayat standartlarındaki yanlışlar görülüyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan gençler, fast food tarzı beslenmeye yöneldiklerinden, gereğinden daha fazla yağ, karbonhidratlı ve tuzlu besinler tüketiyor. Bu da vücudun gereğinden fazla yağlanmasına, damarların sertleşmesine neden oluyor. Üstüne üstlük bir de sigara eklenince, kalp krizi riski aşırı derece bir artış göstesi kaçılmaz.. Fakat bence en önemlisi ve bizi bekleyen diyemeyeceğim çünkü birçok araştırma bunu artık belgeliyor ki.. küçük yaşlardan itibaren egzersizden uzak bir yaşam biçimi bu riskin artmasında en büyük sebep burda kontrolsüz televizyon seyretme alışkanlığı ile birlikte internet ve konsol oyunlarıda gençlerde hareket azlığına yol açıyor. Bu da maalesef hastalığa davetiye çıkarıyor.. Metropol kentlerde iş temposunun hızıyla yaşam kaliteside düşüyor biz uzmanlar hep uyarıyoruz.. sağlıklı yaşam elinizde günde en az 20 dakika kendinize vakit ayırınız

Yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda kalp hastalığı görülmekte midir.. Bu risk doğuştan itibaren olabilir mi?

Tabii ki böyle vakalar vardır. Çocuklarda kalp hastası olma ihtimali genetiksel olarak görülmektedir ve her bin canlı doğumdan yaklaşık 9 unda doğumsal kalp hastalığı vardır. Genetik faktörün yanı sıra, gebelik sırasında anne adayının geçirdiği bazı hastalıklar, bebeğin sağlığını tehlikeye atacak bir yaşam biçimini sürdürmesi de doğacak bebekte kalp hastalığı riskini arttırıcı bir sebeptir. Doğumuna aylar kalan bir anne adayının ısrarla sigara içmesi, alkol ve uyuşturucu tüketmesi, stres altında bulunması, doğacak bebeğin kalp hastalığının gelişmesinde rol oynar .

Kalp hastalıkları konusunda tıpta görülen yeni bulgular, tedavi aşamasında yaşanan yenilikler var mı?

Bu konuda çok farklı çalışmalar yapılıyor. Avrupa ve Amerika’da yapılan araştırmalara göre kalp hastalıkları konusunda her geçen gün yeni bilgilere ulaşılmaktadır. Örneğin daha önceki yıllarda stres ve yorgunluğun, kriz riskinde önemli bir faktör olduğu söyleniyor ama net bir bilgiye tam olarak ulaşılamıyordu. Şimdi ise, stresin kalp krizi geçirme olasılığında çok önemli bir yere oturduğu tam olarak kanıtlanmış durumdadır burda endotel dediğimiz kalp damarların iç yüzündeki tabakanın strese bağlı bozulduğu artık belgelenmiştir . Japon bilim adamlarının ve Amerikalı bilim adamlarının üzerinde çalıştığı bir başka araştırmada ise her hangi başka bir etki olmaksızın sadece üzüntünün, ileri derecede kalp yetmezliğine yol açtığı kanıtlanmıştır. Bu da hani bizim halk arasında ” kalbimi kırdın ” deyimi varya işte bu bir hastalıktır ve ispat edilmiştir yani lütfen kimsenin kalbini kırmayın ağır sonuçlar doğurabilir .

Kalp hastalıklarından korunmanın yolları nelerdir, bir hekim olarak bu konudaki tavsiyeleriniz neler olabilir?

İnsanlara stresten ve kaygıdan uzak bir hayat yaşamalarını söylemek kolay olsa da, şartlar açısından bu pekte mümkün olmuyor . Ancak yine de sorunların çözümsüz olmadığını düşünmek ve rahatlamak için kendi çözümünü üretmek gerektiğini söyleyebilirim. Burda en etkili ve en basit yöntem düzenli yapılan spordur ki spor sırasında beyinde mutluluk hormonu denilen endorfinler salınmaktadır Bunun yanı sıra sigara tüketimi mutlaka gözden geçirilmeli. Aslında biz hekim olarak sigaraya tamamen karşıyız. Sigara içen biri, sigara içmeyen birine oranla 2,5 katı oranında kalp krizi riski taşımaktadır. Bilindiği gibi aşırı kilolu olması, kalp krizine bir adım daha yaklaşması demektir. Ayrıca tansiyon ve şeker hastalıkları da kalp krizi ne zemin hazırlamaktadır.

Sağlıklı bir insanın belirli aralıklarla check up yaptırması gerekmekte midir?

Tabii ki! Özellikle ailelerinde genç yaşta kalp krizi geçirmiş kişiler varsa, mutlaka hangi yaşta olursa olsun check up yaptırmalarında büyük fayda vardır. Böylece olası bir tehlikeye karşı önceden önlem almak çok daha kolaylaşmış olur. Nadir olarak bazı hastaların doğumsal kalp hastalığı olmasına rağmen, 20’li yaşlara kadar her hangi bir belirti veya şikayeti olmaz . Fakat 20’li yaşlarda bir futbolcunun sahada birden yığılıp kaldığını görüyorsunuz. Bu gençlerde, kalıtsal bir kalp hastalığı olduğu mutlaktır. İşte özellikle spor yapan veya ailede kalıtsal kalp hastalığı olan önceden yapılan tetkiklerle tanısı konulabilir , biz hekimler bu riskleri görüp gereken önlemlerin alınmasında büyük aşama sağlayabiliyoruz.

Gizli kalp diye bir durum gerçekten var mı, herhangi bir belirtisi görülüyor mu?

İsmide üzerinde olduğu gibi, gizli kalp hastalığının fazla bir belirtisini görmek mümkün olmayabilir. Fakat burda bazı belirtiler vardır mesela hasta kendi akranlarının yaptıkları işleri yaparken zorlanıyorsa çabuk yoruluyorsa veya günlük işleri sırasında çarpıntı hissediyorsa , bu gençte gizli kalp olma ihtimali vardır.

Kalp krizinin tam olarak tanımı nedir?

Kalp krizini basit olarak tanımlamak gerekirse, insan kalbinde 3 adet ana damar vardır. Bu üç damardan birinde veya yandallarında pıhtı oluşup o damarı tıkaması sonucu kalp kasının kanlanmasının bozulması ve burada hasarın oluşması ile kalp krizi yaşanır

Kalp krizi geçiren bir kişiye ilk müdahale nasıl yapılmalıdır?

İlk müdahale mutlaka ki çok önemlidir. Diyelim ki yanımızda herhangi bir kişi birden göğüs ağrısı çekmeye başladı ve kesintisiz en az onbeş dakika devam eder soğuk terleme solukluk ta belirtilere eklenirse kalp krizi olma ihtimali çok yüksektir . İlk etapta soğuk kanlı davranıp bu kişiyi oturtmak veya yatırmak gerekiyor. Ve vakit geçirmeden en yakın sağlık merkezini aramak gerekiyor. Bu arada elinizde aspirin varsa 300 ila 500 mg lık olanlardan yutturabilirsiniz ve temiz hava alması sağlanmalı fakat hastanın bir an önce bir sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerekmektedir.

Kriz geçiren hastaya uygulanan tedavi yöntemi nedir?

Kriz geçiren hastaya, hastaneye ulaştığında anjiyo uygulanır. Bu uygulama ne kadar erken yapılırsa, hayati riski o kadar azalır ve kalpteki hasar da o oranda önlenmiş olur . Anjiyo sayesinde tıkalı olan damar açılır, balon veya stent uygulaması ile damarın açık kalması sağlanır . İlk 3 saat içinde yapılan müdahale, yani anjiyo, balon ve stend uygulaması hayati riski ve kalp yetmezliği riskini önemli ölçüde düşürmektedir. Böylece ölüm vakaları azalmaktadır. İşte böyle şikayetleri olduğu görülen kişiler, bir an önce vakit kaybetmeden hastaneye yetiştirilmelidirler.

Kalp krizi riskini önlemek için birçok öneriler duymaktayız. Mesela fındık- ceviz yemek risk oranını gerçekten düşürüyor mu?

Bu konuda yapılan araştırmalarda yapılan tespitlere göre, fındık ve ceviz gibi gıdaların belli miktarlarda tüketilmesi, kalp sağlığı konusunda faydalıdır. Günde 3 ila 5 adet arasında alınan cevizin veya bir avuç fındığın, kanda dolaşan kötü kolestrolü ve yağ oranını düşürdüğü ortaya çıkarmıştır. Ayrıca bu gıdaların içinde bulunan potasyum ve magnezyum sayesinde kalp ritiminin düzenliliği sağlandığı gözlenmiştir. Bir husus daha var ki, o da Aspirin. Aspirin gerçekten ileri derecede koruyucudur. Ancak biz herkese aspirini önermiyoruz. Aspirin ancak bu tip bir durum karşısında tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Sağlam bir kişinin durduk yere düzenli olarak aspirin kullanmasını kesinlikle önermiyor, uygun görmüyoruz. Zira her ilaç gibi, aspirinin de birçok yan etkisi vardır. Aspirin alımı mide kanaması, bağırsaklarda tahribat gibi birçok yan etkiyi beraberinde getirebilir. Fakat yine tekrarlamam gerekirki düzenli yapılan egzersizin kalp üzerine sağladığı faydayı hiçbir yöntem gösterememiştir .

Çokça merak edilen bir diğer soru da, kalp çarpıntısı sinirsel midir, neden kaynaklanıyor olabilir?

Çarpıntının birçok sebebi olabilir. Özellikle genç hastalar gerginlik , heyecan ve stresten kaynaklı çarpıntı hissi yaşayabilirler. Bunu çok da büyütmemek gerekir. Hayatın doğal akışına karşı normal belirtilerdir bunlar.. Panik yapmaya gerek yoktur. Ancak sıkça tekrarlanan ve sebepsiz ortaya çıkan çarpıntıları araştırmakta fayda vardır ki bu tür çarpıntılar bazı rahatsızlıkların habercisi olabilir. Bunların başında guatr gelir. Guatır problemi yaşayan hastalarda kalp çarpıntısı sıkça yaşanan bir süreçtir. Diğer bir sebepte kansızlık olabilir. Ayrıca doğumsal yapıda kalbin elektriksel akımlarında da bir problem görülmektedir. İşte tüm bu oluşumları biz hekimler çeşitli tahliller ve EKG ile açığa çıkarabiliyoruz. Bizim hastalara önerimiz çarpıntınız olduğu anda, hemen bir hastaneye başvurup ilk etapta düz bir EKG çektirmesi ve daha sonra bazı tahlilleri yaptırmaları. Çarpıntı esnasında EKG çektirmek gerekmektedir ki, kesin tanıyı koyabilelim ve o esnada ne olduğunu net olarak tespit etmemiz mümkün olabilsin ve böylece tedaviye de vakit kaybetmeden geçilebilinir.

Genellikle çarpıntı şikayetleri daha ziyade ev hanımlarından duyulmakta. Kadınlar, erkeklere göre daha fazla risk altında olabilirler mi kalp çarpıntısı konusunda?

Kalp çarpıntısı daha önce de belirttiğim gibi sıkıntı, heyecan ve stres sonrası yaşanan durumlarda ortaya çıkmaktadır. Ev hanımları, çalışan hanımlara oranla veya erkeklere oranla daha fazla kendini dinleme imkanı bulduklarından, bu tür şikayetlerle daha sık karşılaşabilirler. Çalışma ortamında, işlere yoğunlaşan kişiler bu çarpıntıları pek fark etmeyebilirler. Oysa evde oturan hanımlar yalnız kaldıklarında vücutlarından gelen sinyallere çok daha fazla kulak verme ihtimali var .

Peki göğüste hissedilen her ağrı, mutlaka kalp krizi habercisi midir? Hemen doktora gidilmelimidir?

Stresli bir hayatınız varsa, aşırı kiloluysanız, sigara tüketiyor ve egzersizden uzak yaşıyorsanız, göğsünüzde bir ağrı hissettiğiniz anda mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Özellikle otururken değil de yürürken veya birkaç basamak çıkarken göğsünüzde bir ağrı hissediyorsanız, oturduğunuz anda geçiyorsa bu ağrılar, bilin ki sizde kalple ilgili bir sıkıntı riski yaşanıyor olma ihtimali yüksektir. Gerçi her göğüs ağrısı şikayetiyle gelen hastada mutlaka kriz görülmüyor olabilir. Bunlar kas ağrısı ve benzer ağrılar da olabilir. Yine de benim tavsiyem işi olasılıklara fazla bırakmadan, bir uzmana görünüp net bir şekilde bilgilenmekte fayda vardır. Her insanın 40 yaşından itibaren düzenli bir şekilde check up’tan geçmesi, bu tür yaşanacak tatsız durumların önüne geçmek açısından son derece yararlıdır

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
kuşadası escort bayanescort antalyaantalya escortyat transferi