Soma Olay Gazetesi
bursa escort bayanbursa escort bayanbeylikdüzü escortbursa escortistanbul escortistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriescort bayan bursakocaeli escortsakarya escorteskişehir escortatasehir escort bayanporno izleporno izleporno izleporno izleporno izlebahis siteleriescort kayserikayseri escortbursa escort

YERLERİ ÖKÜZÜMÜZDEN SONRA GELEN KADINLARIMIZ

YERLERİ ÖKÜZÜMÜZDEN SONRA GELEN KADINLARIMIZ
Bu haber 08 Mart 2013 - 10:44 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

YERLERİ ÖKÜZÜMÜZDEN SONRA GELEN KADINLARIMIZ
Yarın “Dünya Emekçi Kadınlar” günü.Şairin dediği gibi “yerleri öküzümüzden sonra gelen kadersizlerimiz”in günü.Kadersizler diyorum çünkü erkek egemen toplumun kendilerine verdiği değer ölçüsünde yaşamaya çalışan, bazen de öldürülen kadınlarımız…
Gün geçmiyor ki gazetelerin üçüncü sayfasında kadına yönelik şiddet ve ölüm haberleri yer almamış olsun. Erkek arkadaşı ile telefonda görüştüğü gerekçesiyle diri, diri evlerinin bahçesine gömülen genç kız için kadersiz tabiri kullanılmaz da ne yapılır?Kadına yönelik aile içi şiddetin sonlandırılması için harekete geçilmeli ve bu konudaki yasal düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir.
En ağır işçilik olan ev hanımlığı sigorta kapsamına alınmalı ve ev hanımları da sosyal güvenceye kavuşturulmalıdır.Böylece ekonomik olarak erkeğe bağımlı kalmaktan kurtulan kadınlar, en azından ekonomik olarak kendilerini güvencede hissedeceklerdir.Her 8 Mart’ta hamasi nutuklar ve göstermelik eğlencelerle geçiştirilen bu önemli gün gerçek anlamda kutlanmak üzere yapılacak reformlarla süslenmeli ve kadınlarımıza layık olduğu değerin verildiği ispatlanmalıdır.
8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı.Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi.İşçilerin cenaze törenine 100.000’i aşkın kişi katıldı.26-27 Ağustos 1910’da Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857’de tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslar arası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti.1. Ve 2. Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda ABD’de de anılmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi.Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921’de “Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı.
Böyle zorlu bir mücadeleden sonra kazanılan bu günün kadınlarımıza yönelik hakların verilmesi konusuna partilerin kadın kotalarının kaldırılması ile başlanmalı ve kadınlarımıza kadın hakanlık günlerindeki o gücü sunmalıyız.Kadın hakanların yönettiği bir toplumun kadınına yine o gücü vermek bir insanlık onuru ve görevidir.Bu onura layık olmak isteyen bütün toplumları ve siyasi partileri göreve çağırırken,
Bazı toplumların ve fertlerin yaşamında olumlu kararlar yaşam biçimi haline getirilirken, bazılarında bu sadece kağıt üzerinde kalmıştır. İşte bu durum medeniyetler arasındaki farkın bir göstergesi olarak karşımızda durmaktadır. Bir toplumun medeniyet düzeyi, o toplumdaki kadının yaşam düzeyinin yüksekliği ve elde ettiği hakları ile doğru orantılıdır. Bu nedenle olumlu kararları yaşam biçimi haline getirmek, o toplumun birinci önceliği ve görevi olmalıdır.Ancak ; bu temennimiz hiçbir şekilde gerçekleşmedi aksine aşağıda vereceğim araştırma sunucu ile o günden bu güne yılında kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddet artarak devam etmektedir.
Kadına karşı şiddetle ilgili dünya geneli veriler, 2007 itibariyle şöyledir:
? Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
? Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
? Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
? Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
? En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
? Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir. Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
? Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı kaydedilmektedir.
? Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

1. Türkiye Cumhuriyeti, Uluslararası Kadın Hakları Sözleşmesine imza atmıştır. Bu anlaşmada, “İmza koyan devletler kadınların seks işçisi olarak çalıştırılmasına izin vermeyeceklerdir” maddesi var ama TC bu izni resmen çatır çatır veriyor ve köleliklerin en çirkini olan seks köleliğini yasallaştırıyor.
2. Yapılan her zinadan KDV ve gelir vergisi alınıyor ve devlet bütçesine konuluyor.
3. Genelevlerin kapısında devletin polisleri nöbet tutuyor.
4. Genelevler imparatoriçesi Madam Manokyan’a devlet törenleriyle ödülü verilmişti.
5. Başörtüsü konusunda yaygara kopartanlar TC vesikalı ve KDV’li zina aleyhinde hiç konuşmuyor.
6. Diyanet Başkanının, müftülerin ve imamların maaşı bile zinadan alınan KDV ve vergilerle kabaran devlet bütçesinden ödeniyor.
Yuce Allâh zinaya izin vermiyor. TC’li vesikalarla yapılan zina, kadın haysiyetine indirilmiş en ağır darbedir.
“Zinaya Yaklaşmayın. O Çirkin ve Kötü Bir Yoldur.” (İsrâ Sûresi, 32)
“İnsanlardan Korkmayın, Benden Korkun. Ayetlerimi Az Bir Bedele Değişmeyin. Her Kim Allâh’ın İndirdiği Kitap ile Hükmetmezse, İşte Onlar Kafirlerin Ta Kendileridir.” (Mâide Sûresi, 44)
Tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, evlerde ve işyerlerinde verdikleri emekler karşısında saygıyla eğiliyorum.
Hoşça kalın dostlukla kalın

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
bursa escort bayanbursa escort bayanbeylikdüzü escortbursa escortistanbul escortistanbul escortmersin escort bayanescort kayseriescort bayan bursakocaeli escortsakarya escorteskişehir escortatasehir escort bayanporno izleporno izleporno izleporno izleporno izlebahis siteleriescort kayserikayseri escortbursa escort
Maltepe Escortalanya Escortkartal Escortistanbul escortmanavgat Escort