Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Geçenlerde ulusal basında okuduğum bir yazıda kısaca şöyle diyordu,
“ Şu sekiz kolay önlemi almadığımız için dünyamızın sonu geliyor “
Hepimizin suçlu hissetmesini istiyorlar ve çevreye saygılı tüketiciler
olmamızı, satın almaktan asla vazgeçmeyen ancak “ Çevreye Saygılı “
olarak tüketen alıcılar olmamızı istiyorlar.
Şimdi gelelim bu sekiz medde neymiş görelim,
Ampulünüzü değiştirin
Daha az araba kullanın
Geri dönüşüme katkıda bulunun
Lastiklerinizi kontrol edin
Daha az sıcak su kullanın
Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının
Su ısıtıcınızı ayarlayın
Bir ağaç dikin
Eğer hiç birini yapamıyorum derseniz bunlardan bir tanesi için çözümün
parçası olun.
Peki aklıma şöyle bir soru geldi, acaba yerel yönetimler veya mahalli
idareler tarafından “ Bu Soma Bizim Başka Soma yok “ konulu bir
yarışma, bir sergi, veya bir panel düzenlense sanırım ödül almayan
hiç kimse kalmaz, ve bizde acaba bu kadar yaşadığı yere saygı
gösteren bir başka toplum daha varımıdır ? diye hayretler içerisinde
kalırız.
Şimdi tabii bunu genellemek veya toplumun her kesimine sizler
çevreye ve yaşadığımız yere bu saygıyı göstermiyorsunuz diyerek itham
etmek asla ve asla görevimiz değildir, ancak Soma için gördüğümüz
bildiğimiz, tanık olduğumuz o kadar büyük bir kirletme ve saygısızlık
var k, hangisini yazsam bitiremem.
Bazı okurlarımız belki merak edip acaba neler var diye sorabilirler,
öncelikle içtiğimiz sigaranın izmaritlerini, kapaklarını , yerlere
atmamızdan, egzozu açık motorların ses gürültü kirliliğinden, yüksek
sesle dinlenen müziklerden, bilinçsiz su tüketimine, enerji
tasarrufundan, yaya yollarına park edilen taksiler, minibüslere kadar
çevreye verdiğimiz zararları yazmakla bitiremeyiz.
Burada laf başı geldi mi, yarınlarımızı emanet edeceğimiz gelecek
nesillere vereceğimiz çevreyi diye nutuklar atarken maalesef
çocuklarımıza çevre ve vatandaşlık adına hiçbir şey öğretmiyoruz.
Geçenlerde Atatürk Caddesinde elindeki kağıdı yere atmayarak babasına
veren bir çocuğun, yere atması için eline vurmasını gördükten sonra o
çocuğun bir daha sorgusuz sualsiz o kağıdı çöp kutusu yerine ,yere
atacağına kesinlikle inanıyorum.
Trafiğimiz başlı başına bir sorun olmaktan maalesef kurtulamadı,
cadde üzerleri, kaldırımlar, yaya yolları, yaya geçitleri, okul
önleri, Pazar yerlerinin giriş ve çıkışları, ve orada ikamet eden
vatandaşların evlerinin önüne kadar araç trafiğinden kurtulamadık.
Yine ana caddelerin üstü elektrikli bisiklet diye tabir edilen
motorlardan geçilmiyor, bunlara bir türlü denetim yapılamıyor,
özellikle yaz aylarının gelmesi nedeni ile motorlu bisikletlerde
plakasız araçlar adeta cirit atmakta, plakalı olanlarda ya plakaların
harflerini, rakamlarını kapatmak da ya da başına takacağı kask ile
örterek gizlemektedir, Trafik görevlileri ve ekipler takip edemediği
için de adeta yollar ve meydanlar onlara kalmıştır.
Yine her zaman söylediğimiz en acı gerçek olan ve telafisi mümkün
olmayan su sorunu ve bilinçsiz tüketimimiz yaz ayının gelmesi ile had
safhaya ulaşmıştır, bugün özellikle bazı sosyal konutlarda oturarak
belli miktarda su katılım parası veren insanlar suları sabaha kadar
açık bırakarak maalesef sorunun ana kaynağı olmaktan
çekinmemektedirler.Ülkemiz genelde su fakiri olan ülkeler arasında yer
almaktadır, su kuyularımızın düşük seviyede pompalanması sonucu bir
çok hastalık gözle görülür şekilde artmaktadır, Müdürlükler şimdilerde
birleşme, ayrışma derdine düştüklerinden bunlara ayıracak veya kontrol
edecek zaman bulamamaktadırlar, hoş önceki senelerde de bulamamışlardı
ve aslında değişen bir şey olmadı.
Yine geri dönüşüm kutularının atılacak atık ile ilgili ismi
yazmasına rağmen cam kısmında sebze meyve artıkları, kağıt veya pil
kutularında ise sigara izmaritleri çıkmaya devam etmektedir, dedim ya
hangi birisini yazayım ama yazımın başında belirttiğim gibi bir
kompozisyon yarışması açsalar ve bir de ödül koysalar birinciliği
kimseler kaptırmayız.
Soma da yaşayan bir vatandaş olarak yine söylüyorum burası bizim
memleketimiz, vatanımız, buraları kirletmeye, batırmaya, yeşili
katletmeye, çevreyi çöplük haline getirmeye , arabaların motorların
egzozlarını bağırtarak vatandaşları gece yarıları müzik seslerini son
sesine kadar açarak rahatsız etmeye hiç kimsenin hak ve hukuku
yoktur.
Atalarımızın dediği gibi “ Aslan yattığı yerden belli olur” sözünü
bir kez daha hatırlatarak bizden bu hafta bu kadar olsun diyerek
sizlere veda ediyoruz.
Bir dahaki yazımızda görüşünceye dek şen ve esen kalın, sevgi ile
kalın, mutluluk ile kalın sevgili dostlar.