Bel Fıtığı 20’li Yaşlara Kadar İndi

Bel Fıtığı 20’li Yaşlara Kadar İndi
Yayınlama: 28.01.2026
63
A+
A-

Her 4 Kişiden 1’i Bel Ağrısı Yaşıyor

Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, uzun süre masa başında çalışma ve yanlış duruş alışkanlıkları bel fıtığını giderek yaygınlaştırıyor. Yapılan araştırmalar, bel ve bacak ağrısının en sık nedenlerinden biri olan bel fıtığına bağlı sinir kökü sıkışmasının yaşam boyu görülme riskinin dünya genelinde yüzde 3–5 arasında olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de ise her 4 kişiden 1’inin son bir yıl içinde bel ağrısı yaşadığı belirtiliyor.

Acıbadem International Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özkan Yükselmiş, bel fıtığının geçmişte daha çok 30–50 yaş aralığında görülürken, günümüzde 20’li yaşların başında ve hatta üniversite çağındaki gençlerde bile giderek arttığını söyledi. Yükselmiş, “Telefon, tablet ve bilgisayar karşısında kambur pozisyonda uzun süre oturmak, hareketsiz yaşam, yanlış egzersiz teknikleri ve fazla kilo özellikle gençlerde bel fıtığını tetikliyor” dedi.

2 haftayı geçen bel ve bacak ağrısına dikkat!

Bel fıtığı, omurlar arasındaki disklerin zamanla yıpranarak sinir köklerine baskı yapmasıyla oluşuyor. Ani başlayan veya giderek artan bel ağrısı, belden bacağın arkasına ve topuğa kadar yayılan elektrik çarpması hissi, uyuşma, iğnelenme ve kas spazmları en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor.

Dr. Özkan Yükselmiş, bu şikâyetlerin çoğu zaman hafife alındığını belirterek, “İlaç ve istirahate rağmen yaklaşık 2 haftadır geçmeyen şiddetli bel ve bacak ağrısında vakit kaybetmeden hekime başvurulması son derece önemlidir. Aksi halde hastalık ilerleyerek günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayabilir ve acil ameliyat ihtiyacı doğabilir” uyarısında bulundu.

Bel fıtığına yol açan 7 önemli etken

Dr. Yükselmiş, bel fıtığının genellikle birden fazla faktörün birleşmesiyle ortaya çıktığını belirterek başlıca nedenleri şöyle sıraladı:
Genetik yatkınlık, yaşa bağlı disk yıpranması, hareketsiz yaşam, yanlış duruş ve uzun süre oturma, ağır kaldırma ve ani hareketler, fazla kilo ve sigara kullanımı.

Özellikle gençlerde saatlerce telefona öne eğilerek bakmanın omurgaya binen yükü ciddi şekilde artırdığına dikkat çekildi.

Çoğu hasta ameliyatsız tedavi edilebiliyor

Toplumda yaygın olanın aksine, bel fıtığı hastalarının büyük bir bölümünün ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildiğini vurgulayan Yükselmiş, acil durumlar dışında öncelikle konservatif tedavilerin önerildiğini söyledi. Fizik tedavi, egzersiz programları ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle hastaların büyük kısmında ağrı ve fonksiyon kaybının belirgin şekilde azaldığını ifade etti.

Tedavi sonrası koruma şart

Bel fıtığında tedavi kadar tedavi sonrası korunmanın da önemli olduğunu belirten Dr. Özkan Yükselmiş, düzenli egzersizin bırakılmaması, ani ve ağır yüklerden kaçınılması, uzun süre aynı pozisyonda kalınmaması, doğru duruş alışkanlığı kazanılması, kilo kontrolü ve sigaranın bırakılmasının tekrar riskini ciddi oranda azalttığını söyledi.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.