BEKLENEN TEHLİKE GELDİ “ SUSUZLUK”

Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta geçirmenizi cani gönülden diliyorum.

BEKLENEN TEHLİKE GELDİ “ SUSUZLUK”
Yayınlama: 11.12.2020
2
A+
A-

Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta geçirmenizi cani gönülden diliyorum.

   Yaklaşık iki ay önce yine Soma Olay Gazetesinin bu sütunlarında kaleme aldığım bir yazımda “ Korona kadar tehlike susuzluk “ diye bir yazı kaleme almıştım ve bugünkü geldiğimiz noktada maalesef susuz ve kurak bir kış mevsimi içerisinde bulduk kendimizi.

  Yıllardan beri uzmanlar yaptıkları araştırmalar ve değerlendirmeler sonucunda eğer bilinçli su tüketimi olmazsa, ormanlarımız bilinçli şekilde yok edilip yakıldığı zaman en fazla yirmi sene içerisinde Türkiye su fakiri bir ülke olacak diye haykırdılar. Zira iklim değişikliğinin en çok etkilendiği bölgelerden birisi de Akdeniz havzasında yer alan Türkiye idi. Her yıl yağan yağış miktarında önemli derecede düşüşler meydana geliyor. Bir çok tarım  ürününün büyümesi, ekilmesi, yetiştirilmesi için su havzalarının dolması ve barajlarımızın belirlenen seviyelerin üstünde olması gerekirken maalesef her akşam seyrettiğimiz haber kanallarında şehirleri, kentleri besleyen baraj sularının kuruyan ve çatlayan topraklarını görürken içimiz sızlıyor.

    Değerli dostlar, kuraklığın en fazla etkilendiği alan hepimizin de takdir edeceği üzere  tarımsal kesim olmaktadır. Geçen hafta zeytinlerimize ilaç atmak için gittiğimiz beldemizde su tankerini dolduracak  yer bulamadık. Tüm pompalar ve kuyular kurumuştu. Tüm yörelerimizde olduğu gibi, bölgemizde de kurak bir iklime sahip olmamızın yanı sıra azalan yağışlar ile birlikte yarı kurak bir iklime sahip olmamız,  bilinçsiz su kullanımları, sanayi ve endüstriyel alanlarda ki su kullanımının artışları, yanlış tarım politikalarımız, neticesinde gıda üretiminden yaş sebze, meyveye kadar ücretlerinde büyük artışlar yaşanarak ekonomik ve geçim sıkıntılarını da beraberinde getirecektir.

  Değerli dostlar, geçenlerdeki yazımda da söylemiştim ve tekrar aynı konuya dikkat çekmek istiyorum. Lütfen öncelikle aileler başta  olmak üzere okullarımızda öğretmenlerimiz ile birlikte , doğal su çevriminin en önemli  kaynağı olan yağışları yok edersek, ormanlarımızın kıymetini bilmezsek, su tüketimine dikkat etmezsek  susuzluğun kaçınılmaz olacağını anlatarak meydana gelecek  suyun önemini vurgulayan konuları ivedilikle ele almalı ve çocuklarımızı bilinçlendirmeliyiz.  Tarım ile uğraşan çiftçilerimize salma sular ile tarım yapmak yerine damlama su metodunu geçmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamayız. Sabahlara kadar amatörce bahçe yaparak hortumları açık bırakan insanlarımıza karşılaşacağımız susuzluk sorununu hatırlatmalıyız. Özellikle Kamu daireleri başta olmak üzere, tüm evlerimizde iş yerlerimizde su tasarrufu konusu ile ilgili azami kullanıma riayet etmeliyiz. Bakınız sonbahar bitti ve Kış ayına girdik halen beklediğimiz yağışları göremedik, inanılması zor bir susuzluk tehlikesi ile gerçekten baş başayız. Susuzluğun yokluğu sadece tarım değil, toplumun sosya ekonomik yapısından, psikolojisine, bitki örtüsünden, bütün canlıları yok edecek ve nesillerini sona erdirecek tehlikeye, çeşitli hastalıkların baş göstermesinden,  doğal afetlerin oluşumuna kadar birçok felaketi beraberinde getirecektir.

  Lütfen hayatımızın kaynağı olan  suyumuz hayatta kalabilmemiz ve yaşayabilmemiz için  zorunlu temel ihtiyaç maddesi olduğunu unutmayalım. Hayat kaynağımız olan suyumuzu israf etmeden bilinçli şekilde kullanalım.  Hiçbir kaynağın sınırsız olmadığını unutmayalım. Suyumuza sahip çıkmak ve suyumuzu israf etmeden kullanmak tüm bireylerin insanı görevidir. Suyumuzun her bir damlasının şu günlerde çok kıymetli olduğunu unutmayalım.

   Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın, sevgi ile kalın, mutlulukla kalın değerli dostlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.