Ataşehir escort Pendik escort Maltepe escort Kartal escort Kadıköy escort Kurtköy escort Dubai escort Berlin escort porn seks hikayeleri sex hikayesi porno paply.org

ANTİK ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE | Soma Olay Gazetesi
Ankara escort Bursa escort Antalya escort Izmir escort Mersin escort escort Kayseri Konya escort Adana escort Izmit escort Samsun escort Eskisehir escort

ANTİK ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE | Soma Olay GazetesiSoma Olay Gazetesi

28 Ocak 2022 - 05:28

okursercan@hotmail.com

Sercan Okur

ANTİK ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE

Yasak ağacın meyvesini yediği için eşi Havva ile birlikte cennetten kovulan Hz. Âdem,  930 yaşına geldiğinde öleceğini hisseder.

ANTİK ÇAĞLARDAN GÜNÜMÜZE
Son Güncelleme :

01 Aralık 2021 - 12:19

Yasak ağacın meyvesini yediği için eşi Havva ile birlikte cennetten kovulan Hz. Âdem,  930 yaşına geldiğinde öleceğini hisseder. Ölmeden önce tanrının kendisini ve insanlığı bağışlaması için oğlu Şit’i aracı kılar. Tanrıya yalvarmak üzere cennet bahçesinin yolunu tutan Şit, burada cennetin bekçiliğini yapan melek ile karşılaşır. Karşılaştığı meleğe babasının pişmanlığını ve af dileğini anlatır. Şit’in yanından ayrılan melek bir süre sonra elinde üç adet tohumla geri döner. Tohumları Şit’e vererek, öldükten sonra babasının ağzına koymasını söyler. Hz. Âdem, hissettiği üzere kısa bir süre sonra ölür. Şit kendisine söylenileni yapar; tohumları ölmüş babasının ağzına koyar. Bir süre sonra Hz. Âdem’in gömüldüğü yerde üç adet ağaç yetişir. Bu ağaçlar sedir, servi ve zeytindir. Tanrı Hz. Âdem’in duasını kabul etmiş, insanlığı affetmiştir.

Yarattığı âdemoğlunun yeryüzüne kötülük tohumları saçtığını gören Tanrı, onu bir tufanla cezalandırmaya karar verir. Hz. Nuh, inşa ettiği gemiye aldığı canlılar ile birlikte tufandan kurtulur. Tufanın şiddeti azaldığında yaşamın normale dönüp dönmediğini merak eden Hz. Nuh, durumu öğrenmek için beyaz bir güvercin salar.  Güvercin, bir süre sonra gemiye ağzında taze koparılmış bir zeytin dalıyla döner. Güvercin ve zeytin sayesinde tufanın bittiği anlaşılır. Tanrı bir kere daha büyüklüğünü göstermiş, âdemoğlunu affetmiştir. İnsanlık ile tanrı arasında barış sağlanmıştır. İşte bu nedenle ağzında zeytin dalı tutan beyaz güvercin, barışın ve umudun simgesidir.

Zeytin, kadim hikâyelerde ve mitolojik öykülerde ölümsüzlüğü simgeler. Kuranı Kerim’de “kutlu ağaç” olarak nitelendirilen zeytinin tarihi, insanlık kadar eskidir. Zeytin ağacının hayatımızdaki yerine dair en eski veri Ege Denizi’ndeki Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik kazılara dayanır. Bu çalışmalarda 39.000 yıllık zeytin yaprağı fosilleri ortaya çıkarılmıştır.

Tarihin her döneminde insana karşı cömert ve bereketli olan zeytinin faydaları saymakla bitmez. Bakımı kolaydır, fakir ve susuz topraklarda bile yetişir. Meyvesi besleyici, yağı iyileştiricidir. Zeytin, ana vatanı olan Ege ve Akdeniz kıyılarının en önemli geçim kaynağıdır. Konu zeytin ağacının ekonomik değerine gelmişken, Midilli Adası sakinlerinden Hasan Efendi’yi anmadan geçmek olmaz. Hasan Efendi, ailesinin geçimini bu ölümsüz ağacın dallarından sağlar. Zeytin ağaçları Komi köyünde bulunan Hasan Efendi çevresinde, Komili Hasan olarak nam yapar. 1878 yılında Midilli’de kurduğu “Dizdarzade Komili Hasan ve Oğulları” adlı şirketin ürettiği zeytinyağları Osmanlı saray mutfağına kadar ulaşır. Balkan savaşları döneminde Yunan çeteleri tarafından katledilen Komili Hasan Efendi’nin oğulları mübadele ile Ayvalık’a göçer. Ata mirası olan zeytin üretimine Ayvalık topraklarında devam eden “Komili” ailesi, Türkiye’de zeytin bilincini ve kültürünü geliştiren en büyük şirketlerden birinin sahibi olur.

Zeytin ağacını sadece gelir kapısı olarak görmek yeterli değildir. Zeytin, ölümsüz gövdesinde sakladığı sırlarını keşfeden herkese bereketli bir hayatın kapılarını aralar. Bu nedenle zeytin yetiştirmek salt ticari veya zirai bir iş değil, başlı başına bir kültür ve yaşam biçimidir. Ertuğrul Özcan, dedesinden ve babasından dinlediği bilgileri kendi deneyimlerine katarak, zeytin ağacının sırlarını keşfe çıkmış bir çiftçimiz. Zeytine duyduğu saygı, kendisi ve oğulları için tutkulu bir aşka dönüşmüş. Zeytin aşkı Özcan ailesinin yaşam biçimi olmuş. Ertuğrul Özcan ve oğlu Özgün ile Kozanlı yolu üzerinde bulunan mütevazı çiftliklerinde ve tabi ki zeytin ağaçlarının gölgesinde Antikas’ın hikâyesini, başarı yolculuğunu ve kazandığı madalyaları konuştuk. Gelin bu yolculuğa sizi de dâhil edeyim.

Zeytinde lezzeti, yağda şifayı yakalamak için yola çıkan Ertuğrul Özcan ve oğulları, aile yadigârı bilgilerin üzerine kendi deneyimlerini inşa ederek, 2020 yılında Antikas Zeytinciliği kurmuş. Soma adını ve Antikas markasını dünyaya tanıtma fikri ile kollarını sıvayan Ertuğrul Özcan, ilk olarak Antikas’ın asırlık ağaçlar ile dolu zeytin bahçelerinde yetişen en nadide mahsullerinden elde edilen yağ ile Zeytin Dostu Derneğinin İzmir’de düzenlediği “14.Ulusal Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışmasına” katılmış. Trilye alanında kazanılan birincilik, Antikas’ın ilk altın madalyası olmuş.

Yarışma heyecanına Edremit’te devam eden Antikas, Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası yarışması olan Anatolian IOOC’ da üç farklı zeytin çeşidinin harmanından oluşan “Bilent” kategorisinde şampiyon olmanın haklı gururunu yaşamış. Edremit’te altın madalya kazanan harman ile bu kez Londra’ya uzanan Antikas, Londra’da düzenlenen ve binden fazla ürünün katıldığı uluslararası yarışmada başarısını gümüş madalya ile taçlandırmış.

Ertuğrul Özcan ve oğullarının önderliğinde Antikas, hiç şüphe yok ki uluslararası yarışmalarda boy göstermeye, ilçemizin adını duyurmaya ve madalya kazanmaya devam edecek. Antikas’ın yarattığı başarının sırrı Özcan ailesinin zeytin ağacına duyduğu aşkta gizli. Ertuğrul Özcan, Antikas’ın bahçelerinde bulunan asırlık ağaçlara çocuğu gibi bakıyor. Bahçelerinde kimyasal ilaçlara yer vermeyen Ertuğrul Özcan, tamamen doğal yöntemler ile zeytin tanelerini tatlandırıyor.

Geniş ovalara sahip olmayan ilçemiz, zeytine oldukça yatkın topraklara sahip. İlçemizde, son yıllarda artan zeytin çeşitliliği bunun en önemli göstergesi. Özellikle Avdan sırtları ve Taşdibi zeytinin en bereketli olduğu topraklar. Taşdibi civarında yer alan Antikas’ın zeytin bahçeleri yaklaşık 1624 yıllık tarihi zeytin ağacına da ev sahipliği yapıyor.

İlçemiz zeytin yönünden bu kadar zengin bir potansiyele sahip olmasına rağmen ne yazık ki zeytin denince akıllara gelen ilk isim olamıyor. Edremit, Ayvalık, Gemlik ve Akhisar gibi emsal ilçeler zeytin konusunda maalesef bizi oldukça geride bırakmış durumda. Bu makûs talihi değiştirmek, zeytinde yol almak ve marka olmak mümkün. Zeytinde marka olmanın ve kaliteyi yakalamanın yolu ise eğitimden geçiyor. Çiftçimizi eğitip, zeytini yaşam kültürümüz haline getirdiğimizde ilçemizin markalaşmasının önüne kimse geçemez.

Zeytine dair değerli bilgilerini ve sohbetini benimle paylaşan Ertuğrul ve Özgün Özcan’a teşekkür ediyor, hepimize zeytin ağacı gibi uzun, sağlıklı ve bereketli bir ömür diliyorum.

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.