BAĞIMLILIKTA ALARM: Kumar ilk sıraya yükseldi, “kimyasal savaş” uyarısı!

BAĞIMLILIKTA ALARM: Kumar ilk sıraya yükseldi, “kimyasal savaş” uyarısı!
Yayınlama: 14.04.2026
14
A+
A-

Bağımlılık, hem Türkiye’de hem de dünyada giderek büyüyen küresel bir tehdit haline geliyor. Özellikle kumar bağımlılığının son yıllarda ciddi bir artış gösterdiğine dikkat çeken Nevz, Türkiye’de kumarın artık alkol ve madde bağımlılığını geride bırakarak ilk sıraya yerleştiğini açıkladı. Uzmanlara göre bu tablo, sadece bireysel değil toplumsal bir riskin de habercisi.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı olan Tarhan, bağımlılığın çok yönlü bir sorun olduğuna vurgu yaparak, özellikle madde kullanımındaki değişimin dikkat çekici olduğunu belirtti. Esrarla başlayan sürecin zamanla daha ağır maddelere yöneldiğini ifade eden Tarhan, kokain ve met gibi maddelere geçişin yaygınlaştığını söyledi. Türkiye’de kokainin daha düşük maliyetlerle piyasaya sürülmesinin erişimi kolaylaştırdığını belirten Tarhan, bunun bağımlılık riskini ciddi şekilde artırdığına işaret etti.

“Türkiye hedef alınıyor” iddiası

Tarhan, bağımlılık konusunun yalnızca sağlık değil aynı zamanda stratejik bir mesele olduğunu belirterek çarpıcı bir iddiada bulundu. Kumar ve uyuşturucu üzerinden Türkiye’nin hedef alındığını öne süren Tarhan, bu durumun arkasında organize ve küresel boyutta yürütülen çalışmalar olabileceğini dile getirdi.

Bağımlılığın tarihsel süreçte de benzer şekilde kullanıldığını hatırlatan Tarhan, Afyon Savaşları örneğini verdi. İngilizlerin Çin’i zayıflatmak amacıyla afyon kullanımını yaygınlaştırdığını belirten Tarhan, bunun toplumda büyük bir çöküşe yol açtığını ifade etti. Günümüzde ise benzer bir sürecin farklı maddeler üzerinden yürütüldüğünü savundu.

“Toz şeker kadar madde öldürebiliyor”

Son dönemde özellikle sentetik maddelerin tehlikesinin arttığını vurgulayan Tarhan, Fentanil gibi maddelerin ölümcül etkilerine dikkat çekti. Tarhan, bu maddenin çok küçük miktarlarının bile insan hayatını tehdit ettiğini belirterek, “Toz şeker tanesi kadar bir miktar bile öldürücü olabiliyor” dedi. Sosyal medyada sıkça görülen “zombi etkisi” görüntülerinin de bu maddeden kaynaklandığını ifade etti.

Bağımlılık sadece tıbbi değil, psikolojik bir sorun

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca ilaç tedavisiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tarhan, psikolojik boyutun güçlendirilmesinin şart olduğunu söyledi. Özellikle bireylerin “zarar algısı” ve “sonuç bilinci” geliştirmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, tedavi sonrası bu farkındalığın oluşup oluşmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Tarhan’a göre bağımlılığın en önemli nedenlerinden biri “anlam boşluğu”. Birçok kişinin stresle baş edemediği ya da hayatında bir amaç bulamadığı için madde kullanımına yöneldiğini belirten uzman isim, bu noktada klasik tedavi yöntemlerinin yetersiz kalabileceğini söyledi.

Çözüm: Hayatın anlamını bulmak

Bağımlılıkla mücadelede en kritik noktanın bireyin yaşamını anlamlandırması olduğunu vurgulayan Tarhan, “Kişi hayatına anlam katabildiğinde bağımlılıktan uzaklaşma süreci başlıyor” dedi. Pozitif psikolojinin yeni yaklaşımlarının bu süreçte önemli rol oynadığını belirten Tarhan, özellikle bireyin iç motivasyonunun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, bağımlılığın sadece bireyi değil aileyi ve toplumu da etkileyen bir sorun olduğuna dikkat çekerek, erken müdahale, bilinçlendirme çalışmaları ve çok yönlü tedavi yöntemlerinin önemine vurgu yapıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.