Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
1939 yılında Etibank’a devrinden beri kamunun elinde ve denetiminde olan Linyit işletmeciliğimiz 2005 yılında yeraltı işletmelerinin özel sektöre devri, 2020 yılından sonrada özel şirketlerin açık ocak işletmelerine göz koymasıyla yeni bir evreye girmiştir.
1939 yılında Etibank’a devrinden beri kamunun elinde ve denetiminde olan Linyit işletmeciliğimiz 2005 yılında yeraltı işletmelerinin özel sektöre devri, 2020 yılından sonrada özel şirketlerin açık ocak işletmelerine göz koymasıyla yeni bir evreye girmiştir.
Bilinen 600 milyon ton, muhtemel 1 milyar 600 milyon ton Linyit rezervinin üzerindeyiz. Yıllık 10 milyon ton üretimle, bilinen rezervi baz alırsak 60 yıl boyunca bir maden havzası olmaya devam edecek Soma. Bugün karar verilecek olan şey, ELİ üretim gücüyle bu dönemde varolacak mı, yoksa 60 yılın ipoteğini şirketlere mi bırakacağız?
2018 yılından beri sistematik olarak makinalarımız, kamyonlarımız hurdaya çıkarılıyor.O zaman “3-4 yıl içinde tamamı hurdaya çıkarılacak” dendiğini biliyoruz ve uygulanıyorda. Şirketlerin açık ocaklara talip olması ve kurumun yıllardır bir tek civatalık yatırımının olmaması aynı projenin ürünüdür.
Sarıkaya da, artık sağı solu toparlayın denmiştir. Bu kadar net dillendirilmişken, A panosu gibi sessiz sedasız Sarıkaya panosunu da kaybetmemeli ve tavrımızı erken koymalıyız. En geç 2021 in sonu Sarıkaya ‘nın sonu olarak gösteriliyor. İş işten geçtikten sonra dizimizi dövmek kaderimiz olmasın.Şirketlerin Denişi ve Eynezi de istedikleri bilinmektedir. Sarıkaya konusundaki net bir sahip çıkış, Eynez ve Deniş konusunun gündeme gelmesini de engelleyebilir.
A panosu sürecindeki gibi “şu anda böyle bir gelişme yok” gibi bir yanılgıya bir kez daha düşülmemelidir. TKİ’nin bir süre önce SARIKAYA panosunun rezerv bilgilerini istediğinden haberdar olduğunuzu biliyoruz.
Ne yapılabilir?
Öneriler nelerdir?
Özellikle Maden İş Soma Şubesi ve Maden İş Genel Merkezi konuyu acil gündemine almalıdır.
İşçinin görüşüne başvurulmalıdır.
ELİ’nin, hatta TKİ işçisinin de memurunun da ortaklığı sağlanmalıdır.
Somadaki kitle örgütlerinin ve demokratik kamuoyunun birliğini ifade eden ortak bir platform oluşturulmalıdır.
“Açık ocaklar bizimdir satılamaz!” ve “Makina park sahası yenilensin!” taleplerini merkezine alan bir kamuoyu çalışması yapılmalıdır.
Yatağan işçilerinin ve rafineri işçilerinin doğru bir mücadele ile kurumlarının ömrünü onlarca yıl uzattıkları unutulmamalıdır.
Tüm olumsuzluklara rağmen, bir önceki genel müdürümüz Ömer Bayrak ‘ın 2020 deki açıklamasına göre 210 milyon TL kar etmişse bu kurum, vefakar ve cefakar işçilerinin sayesindedir. İşçinin sesine kulak verin. O size doğru yolu gösterecektir…