Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yaklaşık 25 gündür ELİ işçileri, işyerlerine sahip çıkma mücadelesi veriyor. Özelleştirmeye karşı kamunun üretiminin devam etmesi, ELİ’nin kurumsal olarak üretimden el çekmemesi gerektiğini anlatmak için her fırsatı değerlendiriyorlar.Geçmişte yaşanan onca deneyim göstermiştir ki, özelleştirme halkın çıkarlarıyla uyuşmayan bir uygulamadır. 40 yıllık özelleştirme süreci, sosyal devlet pokitikalarının da terkedildiği bir süreç olmuştur. 70’li yıllarda tüm kurumlarda, işçi sosyal tesislerinde ücretsiz lojmanlar, sinema salonları, tenis kortları, kreşler, kuruma ait okullar,, kütüphaneler olduğunu şimdiki işçi kuşaklarına anlatsak inanmazlar!Bu tesisler zaman içinde terkedildi. Şimdi doğrudan işyerlerini lağvediyorlar. Piyasa dediğimiz şey acımasızdır. Devlet artık bu piyasayı yerli yabancı şirketlere devrediyor. Şirketler için de işçi, ancak makinanın bir dişlisi kadar kıymetli. Daha fazlası değil. Onlara göre zaten sosyal politikalar gereksiz harcama kalemleri!Bir mamülün piyasa üretimine giren şirket, bir süre sonra o mamülün fiyatını da belirler hale geliyor. Artık herşey para kazanmak üzerine kurulu olduğu için, kamu yararı yalnızca boş bir söyleme dönüşüyor. Şeker fabrikalarında bu yaşandı, Tekel de bu yaşandı, Petrol Ofisinde, kağıt fabrikalarında, Yerli tohumculukta, Toprak Mahsulleri Ofisinde, Sümerbankta bu yaşandı. Kamunun kurumları bir bir satıldı ve bitirildi. Tüm bu sektörler yabancı firmaların tekelinde şimdi. Dupont’lar, Monsanto’lar, Cargill’ler ve niceleri bizim topraklarımızda tek söz sahibi olmuşlar.Bugün 4.500 liraya aldığınız kömürü yarın 7 bin liraya, 10 bin liraya alacaksınız. Her şirket kendi kar marjını üstüne koyacak. Santraller elektriği daha pahalıya üretecek. Ve bir gün gelecek sizin kömürünüz yakıma da uygun değil deyip, ithal kömürden gayrısını yasaklayacaklar. Ha bu arada o zamana kadar, kamu denetimi de kalktığı için, kar marjını arttırmanın en önemli kalemi olan işçi ücretlerine saldıracak işverenler. Eski mahkumların çalıştığı dönemlerin eziyetini görmüyorsak bugün, kamunun az yada çok varlığı ve 2014 de verdiğimiz 301 şehitin anısınadır!Yarının köle pazarları çokta uzak değil! Uluslararası şirketlerce terkedilmiş Afrika topraklarındaki dev maden çukurlarını unutmayın !Bugün Somada savunulan vatandır! Bugün Somada savunulan basit bir kamu kurumu değil, insan onurudur! Daha fazlasını istememiz lazım çocuklarımızın geleceği için! Daha azı ile yetinmeye alıştığımız her gün, ileriki kuşaklar bizden hesap soracaklardır! Hayatınız elinizden alınırken ne yaptınız baba, anne, dede! diyecekler.Sustuk oturduk demeyeceğiz!
ELİ çalışanları olarak böyle bakıyoruz! Yıllardır da işçi sınıfının somadaki bir parçası olarak, tüm geç kalınmışlıklarına rağmen, özelleştirmecilere, bürokrasiye, sendikaları zaptetmiş sendikal bürokrasiye, hayatımızı tarumar eden, para kazanmaktan başka dertleri olmayan leş kargalarına, hazır kaynaklara çökmeye çalışan yerli yabancı sermayeye karşı elimizden geldiğince mücadele etmeye devam edeceğiz.Savunduğumuz geleceğimizdir! Hepimizin!Bir kez daha
ÖZELLEŞTİRMEYE HAYIR!