Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Uzmanlar, Türkiye’de kalp krizinin Avrupa ülkelerine göre daha erken yaşlarda görülmesine dikkat çekerek, kalp sağlığı için 40 yaşını beklemeden risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini belirtiyor.
Kalp ve damar hastalıkları, dünya genelinde en önemli ölüm nedenleri arasında yer almaya devam ediyor. Her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin ölümüne yol açan kalp ve damar hastalıkları, tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Türkiye’de ise 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28’inin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığı belirtiliyor.
29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında kalp sağlığına ilişkin önemli bilgiler paylaşan Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. R. Emre Altekin, kalp hastalıklarının büyük bölümünün risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla önlenebileceğine dikkat çekti.
Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir
Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında hem değiştirilebilir hem de değiştirilemeyen birçok risk faktörü bulunuyor. Tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve stres, kontrol edilebilen başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor.
İleri yaş, erkek cinsiyet ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsünün bulunması ise değiştirilemeyen risk faktörleri arasında değerlendiriliyor. Ancak uzmanlara göre özellikle yaşam tarzıyla ilişkili risklerin kontrol altına alınması, kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önüne geçilmesine yardımcı olabiliyor.
Türkiye’de kalp krizi daha erken yaşlarda görülüyor
Türkiye’de kalp krizinin Avrupa ülkelerine kıyasla ortalama 10 yıl daha erken görüldüğü belirtiliyor. Tüm koroner kalp hastaları içerisinde 40 yaş altındaki kişilerin oranının geçmişte yüzde 10-15 seviyesinde olduğu, son yıllarda ise yüzde 15-20 seviyelerine yükseldiği ifade ediliyor.
Kalp krizi geçiren kişilerin yaklaşık yüzde 18’inin 50 yaş altında, yüzde 11’inin ise 45 yaş altında olduğu belirtiliyor. Özellikle 30’lu yaşlarda ve hatta 20’li yaşların sonlarında ciddi damar tıkanıklığı ve kalp krizi vakalarının görülmesi, erken yaşta risk değerlendirmesinin önemini artırıyor.
Uzmanlar, kalp sağlığını korumak için 40 yaşını beklemeden kan basıncı, kolesterol, kan şekeri, kilo ve yaşam tarzı gibi risk faktörlerinin değerlendirilmesini öneriyor.
Kimler kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıyor?
Kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıyan gruplar arasında şu kişiler bulunuyor:
Bu gruplarda bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırması ve mevcut risk faktörlerini kontrol altında tutması önem taşıyor.
Kalp sağlığını korumak için neler yapılmalı?
Kalp ve damar hastalıklarından korunmada yaşam tarzı değişiklikleri önemli bir yer tutuyor. Uzmanların önerdiği başlıca adımlar şöyle:
Tütün ürünlerinden uzak durun: Sigara ve diğer tütün ürünlerinin tamamen bırakılması kalp ve damar sağlığı açısından en önemli koruyucu adımlardan biri olarak gösteriliyor.
Kalp dostu beslenin: Beslenmede sebze ve meyvelere, tam tahıllara, baklagillere, kuruyemişlere ve balığa daha fazla yer verilmesi; doymuş yağ, ultra işlenmiş gıda, tuz ve eklenmiş şeker tüketiminin azaltılması öneriliyor.
Hareketli olun: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılması tavsiye ediliyor.
Sağlıklı kilonuzu koruyun: Fazla kilo ve obezite, kalp ve damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor.
Alkol tüketimini sınırlandırın: Alkol tüketiminin sınırlandırılması veya hiç tüketilmemesi öneriliyor.
Bu yaşam tarzı değişikliklerinin kardiyovasküler olay riskini yüzde 30-40 oranında azaltabildiği belirtiliyor.
Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri kontrolü önemli
Kalp sağlığının korunmasında risk faktörlerinin erken tespit edilmesi de büyük önem taşıyor. Özellikle hipertansiyonun düzenli olarak takip edilmesi, yüksek kolesterolün erken dönemde değerlendirilmesi ve diyabet ile kan şekeri kontrolünün sağlanması gerekiyor.
40 yaş ve üzerindeki bireylerde düzenli kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılması önerilirken, kişisel risk durumuna göre daha erken yaşlarda da değerlendirme gerekebiliyor.
Kalp sağlığı için toplumsal önlemler de gerekiyor
Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelede yalnızca bireysel önlemlerin değil, toplum genelinde uygulanacak sağlık politikalarının da önemli olduğu belirtiliyor.
Ulusal kardiyovasküler sağlık planlarının oluşturulması, tuz ve trans yağ tüketiminin azaltılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi, tütün kullanımının önlenmesi, hipertansiyon ve diyabet tedavi protokollerinin yaygınlaştırılması ve temel ilaçlara erişimin güçlendirilmesi kalp sağlığının korunmasında önemli adımlar arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, kalp hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olmadığına dikkat çekerek, kalp sağlığı için 40 yaşını beklemeden risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguluyor.