Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Selam ve sevgilerin en
güzelin siz değerli gönül dostlarımın ve değerli okuyucularımın olması dileği
ile hepinize güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Değerli dostlar, sevgili okurlar, geçen
hafta içerisinde bir çok sosyal medyada ve basınımızda ilçemizde son
günlerde artış gösteren hava kirliliğinin neden olduğu görseller,
serzenişler ve sitemler de büyük bir yükseliş meydana geldi.
Normal şartlarda bile
ilçemizin hava sirkülasyonu beklenenin altında iken kış aylarının yaklaşması
ile birlikte gözle görülüş bir hava kirliliği meydana gelmiştir.
Maden ocakları, bacalardan çıkan kül atıklar, araç egzozları ve evsel atıklar
konusundaki yetersiz bilinçlenmeler ilçemizi daha çok kirli hava solumaya mecbur
kılmaktadır. Gün geçmiyor ki illet diye tabir ettiğimiz kanser yüzünden
Somada ölen kimse olmasın, yeter artık gerçekten yeter ilçemizin yıllardan beri
devam eden hava kirliliği konusunda henüz bir somut adım atılmış değil.
Geçtiğimiz yıllarda
Somalıların sıcak su ile ısınmaya başlamasından sonra en azından evlerdeki
kalorifer kazanlarındaki dumanların ve atıkların azalacağını düşünürken
maalesef çok değişen bir şeyin olduğunu söylemek nerede ise imkansız gibi
görünüyor, yani değişen pek bir şey yok, aynı kirlilik ve zehirli
hava gündemini korumaktadır.
Sevgili arkadaşlar, hiç birimiz ne
yapılan, çalışan, üreten Termik Santrale karşıyız ne de maden ocaklarına
karşıyız, ancak buraların işletilmesi sırasında çevreye vereceği zararları göz
önüne alarak önlemleri almaları ve üretimlerimizi çevreye daha zararsız
bir şekilde gerçekleştirmeliyiz, nihayetinde buralarda çalışarak evlerine ekmek
götüren binlerce insanımız çalışmaktadır.
Tabii sadece bacalar ve maden
ocakları değil, trafik de seyir halinde olan bir çok aracın trafik egzoz
emisyon ölçümlerine de dikkat edilerek gerekli denetimlerin arttırılması
gerekmektedir. Gerçekten hava kirliliği verileri tehlikeli
boyutları göstermektedir, ama nedense bir çoğumuzun sesi çıkmamakla beraber,
yaşadığımız hayattan memnunmuşçasına bir görüntüsü vardır, bu konu siyaset üstü
bir konudur, sağlık sorunudur, çevre sorunudur, gelecek sorunudur ve yaşam
sorunudur, kuzu kuzu oturup zehirli hava solumaya devam ediyoruz. Sosyal
medyada paylaşılan birkaç remimin altına beğeni işareti koyup, çok da
cesaretimiz varsa yorum yazıyoruz ve oracık da kalıyor. Bugün tütün ve
tütün mamullerine karşı tek başımıza mücadele etmek mümkünken, hava kirliliğine
karşı tolum olarak tek yürek ve tek ses olarak birleşip konuya ivedilikle
dikkat çekmeliyiz. Kısaca hava kirliliğimiz günden güne artış göstermektedir,
buda yaşam seviyemizi düşürmektedir, özellikle partikül madde
solunum enfeksiyonu ve kansere neden olmaktadır, yine bu kirliliğe bağlı olarak
erken bebek ölümleri , sakat doğumlar ve kitlesel ölümlerin kaçınılmaz
olduğunu medyadan da takip ediyoruz. Havada dolaşan zehirli maddeler
gencimizden yaşlısına kadar herkesin sağlığını etkiliyor ve hepimizin yaşamını
ve geleceğini tehdit ediyor. Konunun çözümü ve sağlığımız bu kadar önemliyken
hava kirliliğini görmezlikten gelme lüksüne sahip olmamız kabul edilebilir bir
yaşam tarzı değildir.
Bu yazımı kaleme alırken ve
düşüncelerimiz söylerken, asıl amacım hepimizin yaşadığı çevreye sahip çıkarak
geleceğimizi karartmamak ve yaşam standartlarımızı düşürmemek adına
herkesin taşın altına elini koyması ve sahip çıkmasıdır. Bizim gidecek ne başka
bir memleketimiz var, nede mor sümbüllü bağlarımız var, öyle ise siz değerli
yerel yöneticilerimizin bizlere sahip çıkarak yaşam kalitemizi yükseltmek
en önemli görevinizidir.
Gelecek hafta görüşünceye dek şen
ve esen kalın sevgi ile kalın, muhabbet ile kalın, dostluklarla ile kalın.