MÜSTESNA BİR YAŞAM

Yayınlama: 27.04.2017
26
A+
A-

MÜSTESNA BİR YAŞAM

Öyle bir aile düşünün ki; Cezayir’den Soma’ya ihraç edilsin, Kuvayı Milliye’ye destek versin, zamanının en modern fabrikalarından birini kursun, kızlarını okutmak için servetini seferber etsin ve nihayetinde ailenin her bir ferdi akademik kariyer elde etsin…

Bu yazım ile birlikte birkaç hafta sizlere İNAY Ailesini anlatmak istiyorum. Keyifle okuyacağınızı umarım.

Osmanlı toprağı olan Cezayir, 14 Haziran 1830’da Fransa tarafından işgal edilir. Fransızların, işgalden sonra ki ilk kararı, Türklerin Cezayir’den ihraç edilmesi olur. İhraç kararı üzerine yaklaşık 10 bin Türk, Cezayir’den kovularak Anadolu’ya gönderilir.

Pomakköy’de değirmencilik yapan Ahmet Cevdet Bey’in ailesi de, Cezayir’den Anadolu’ya göçmek zorunda kalan ailelerdendir. Pomakköy’e yerleşen aileye, dönemin padişahı 2. Mahmud tarafından eski bir tımar arazisi verilir.

Ahmet Cevdet Bey, ailesinden kalan arazileri işletir. Tüccar ruhlu olan Ahmet Cevdet Bey, iki Rum ortağı ile birlikte, Atina’dan Yunanlı bir mühendisi Pomakköy’e davet eder. Yunanlı mühendis aracılığı ile arazisi üzerinden geçen derenin üzerine, su gücüyle çalışan ve o döneme göre modern makinelerden oluşan bir un fabrikası kurar. Fabrikanın çarkları dönmeye başladığında takvimler 1912 yılını göstermektedir.
Fabrikatör Ahmet Cevdet Bey, Gılman Hanım ile evlenir. 1925 yılında, Meliha ve Hesna’dan sonra ailenin üçüncü kızı olan Müstesna dünyaya gelir. Soyadı Kanununun çıkması ile aile İNAY soyadını alır.

  Ahmet Cevdet İnay, eğitime büyük önem veren bir babadır. Dönemin şartlarında bütün ekonomik imkanlarını seferber ederek üç kızını da okutur. Meliha İnay, Amerika’da fizyoloji eğitimi alır. Hesna İnay, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olur ve avukatlık yapar. Müstesna İnay ise önce İzmir’in yolunu tutar. Liseyi İzmir Kız Lisesinde okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine kayıt yaptırır. Tıp fakültesinden 1948 yılında mezun olan Müstesna İnay, kadın ve doğum hastalıkları bölümünde asistanlık yaparak Türkiye’nin ilk bayan kadın doğum uzmanlarından birisi olur.

Hormonoloji alanında uzmanlaşmak isteyen Müstesna İnay, 1955 yılında Hamburg Tıp Fakültesine giderek, buradaki doğum ve kadın hastalıkları kliniğinde çalışır. Hamburg, Müstesna Hanımın hayatının dönüm noktasıdır. Doktor Engin Tonguç, aynı hastanenin iç hastalıkları kliniğinde asistanlık yapmaktadır. Engin Tonguç, Müstesna Hanıma ilk görüşte âşık olur. Bu büyük aşk, Hamburg Başkonsolosluğunda kıyılan nikâh ile hayat arkadaşlığına dönüşür. Dr. Engin Tonguç, Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un oğludur.
Müstesna, Engin Tonguç çifti, tekrar yurda döndüklerinde Amasya Şeker Fabrikasında hekimlik görevine başlarlar. İsmail Hakkı Tonguç’un ölümü üzerine Ankara’ya gelen çift hayatına burada devam eder. Müstesna Tonguç, Ankara Doğum ve Çocuk Bakımevinde çalışmaya başlar. Ankara’nın ilk jinekolojik hormon laboratuarı, Müstesna Tonguç tarafından Ankara Doğum Evinde kurulur.

Ankara Doğum Evinde, 27 yıl 3 ay hizmet veren Müstesna Tonguç, 31 Mart 1980’de kendi isteği ile emekliye ayrılır ve hasret kaldığı Pomakköy’e döner. Emekli olduktan sonra bir daha hekimlik yapmayan Müstesna Tonguç, hayatının kalan kısmını eğitim ve hayır işleri ile geçirir. Turgutalp İlk Öğretim Okuluna bir bilgisayar laboratuarı kuran Müstesna Hanımın en büyük hayali ise kız öğrenciler için bir yurt inşa etmektir.

Birbirlerine büyük bir aşk ile bağlı olan Müstesna, Engin Tonguç çiftinin ne yazık ki hiç çocuğu olmaz. Bakın Engin Tonguç, verdiği bir röportajda bu durumu nasıl izah ediyor; “…Müstesna tıp fakültesini bitirerek Türkiye’nin ilk kadın, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı oldu. Günde 60 doğum yaptırırken, kendi çocuğunu doğuracak fırsatı bulamadı…”

Müstesna Hanım, 3 Aralık 2010 günü vefat ederek aramızdan ayrılır. Eşi ve sevenleri ile çok sevdiği Pomakköy’de ki evinin bahçesinde vedalaşan Müstesna Hanım, Soma Belediye Mezarlığına defnedilir.

Müstesna Tonguç, eğitim yaşamını uzun yıllar ailesinden uzakta geçiren biri olarak; bunun özellikle kız öğrenciler için ne anlama geldiğini iyi biliyordu. Eğitim amacıyla ailesinden koparak Soma’ya gelen kız öğrencilerin içinde oldukları konaklama sorununa çözüm bulunmasını çok önemsiyordu. En büyük hayali, bir kız öğrenci yurdu yaptırabilmekti. Eşi Engin Tonguç, onun sağlığında gerçekleştirme olanağı bulamadığı yurt isteğini bir vasiyet olarak kabul etti ve nihayet Mart 2011’de, Müstesna Hanım’ın çok sevdiği Pomakköy’de yurdun temeli atıldı. Haziran 2012’de tamamlanan inşaatın ardından, yurdun işletmesini Ege Çağdaş Eğitim Vakfı (EÇEV) üstlendi. Yurt 25 Eylül 2012 yılında kız öğrencilerine hizmet vermeye başladı.

Lise ve üniversite düzeyinde 51 kız öğrencinin barındığı Dr. Müstesna Tonguç EÇEV Kız Öğrenci Yurdu, Turgutalp Beldemizde hizmet vermeye ve Müstesna Hanımın ruhunu yaşatmaya devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.