“ŞİDDETLİ ADET AĞRISI NORMAL DEĞİL” UYARISI: HER 10 KADINDAN 1’İ RİSK ALTINDA

“ŞİDDETLİ ADET AĞRISI NORMAL DEĞİL” UYARISI: HER 10 KADINDAN 1’İ RİSK ALTINDA
Yayınlama: 14.04.2026
28
A+
A-

Kadınların büyük bir kısmının hayatının “olağan” bir parçası olarak gördüğü adet sancıları, aslında ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Uzmanlar, özellikle günlük yaşamı etkileyen, iş ve sosyal hayatı kısıtlayan adet ağrılarının kesinlikle normal kabul edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Üreme çağındaki her 10 kadından birini etkileyen endometriozis, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek yıllar sonra ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Işıl Işık Okuyan’ın verdiği bilgilere göre endometriozis; rahim iç tabakasını oluşturan dokunun rahim dışında farklı bölgelere yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Bu dokular, tıpkı rahim içindeki gibi hormonlara duyarlı şekilde hareket ediyor; adet döngüsü boyunca büyüyüp kanayabiliyor. Ancak rahim dışında bulunan bu dokular vücuttan atılamadığı için zamanla iltihap, ödem ve yapışıklık oluşumuna neden oluyor.

VÜCUDUN FARKLI NOKTALARINDA GÖRÜLEBİLİYOR
Endometriozis sadece rahim çevresiyle sınırlı kalmıyor. Yumurtalıklar, fallop tüpleri, karın zarı, bağırsaklar, mesane ve hatta rektum çevresinde bile görülebiliyor. Bu durum, hastalığın belirtilerinin kişiden kişiye değişmesine neden oluyor.

EN BÜYÜK BELİRTİ: YAŞAMI ETKİLEYEN AĞRI
Hastalığın en yaygın belirtisi kronik pelvik ağrı olarak öne çıkıyor. Özellikle adet öncesi ve adet döneminde artan şiddetli ağrılar, endometriozisin en önemli sinyali olarak kabul ediliyor. Bunun yanı sıra;
• Şiddetli adet sancısı (dismenore)
• Cinsel ilişki sırasında ağrı
• Tuvalet sırasında ağrı
• İdrar yaparken yanma veya ağrı
• Aşırı adet kanaması
• Kısırlık (infertilite)

gibi belirtiler de hastalığın habercisi olabiliyor.

BAZI KADINLARDA HİÇ BELİRTİ VERMEYEBİLİR
Endometriozisin en dikkat çekici yönlerinden biri de bazı hastalarda hiçbir belirti göstermeden ilerleyebilmesi. Bu kişiler, çoğu zaman çocuk sahibi olamama şikayetiyle doktora başvurduklarında hastalıkla karşılaşıyor.

TANI 7-10 YIL GECİKEBİLİYOR
Uzmanlara göre endometriozis tanısının gecikmesinin en önemli nedeni, toplumda adet ağrısının “normal” kabul edilmesi. Bu nedenle birçok kadın yıllarca şikayetlerini dile getirmiyor ya da ciddiye almıyor. Oysa uzun süren kasık ağrısı, şiddetli adet sancısı ve ilişki sırasında ağrı gibi belirtiler mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiriyor.

BESLENME VE YAŞAM TARZI HASTALIĞI ETKİLİYOR
Endometrioziste yaşam tarzı büyük önem taşıyor. Yanlış beslenme alışkanlıkları inflamasyonu artırarak ağrıyı şiddetlendirirken, doğru besinler hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor.
Uzmanlar; sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerken, omega-3 açısından zengin balık, ceviz ve keten tohumunun da faydalı olduğunu belirtiyor. Buna karşılık işlenmiş gıdalar, trans yağlar ve aşırı kırmızı et tüketimi şikayetleri artırabiliyor.

HAREKETSİZLİK AĞRIYI ARTIRIYOR
Düzenli egzersiz de hastalığın yönetiminde önemli bir rol oynuyor. Yürüyüş, yüzme, yoga ve pilates gibi aktiviteler hem ağrıyı azaltıyor hem de hormon dengesine katkı sağlıyor. Ancak aşırı ve zorlayıcı egzersizlerin ters etki yaratabileceği belirtiliyor.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR
Endometriozis tanısı; klinik muayene, görüntüleme yöntemleri ve bazı durumlarda cerrahi müdahale ile konulabiliyor. Tedavi ise hastalığın yaygınlığına, belirtilerin şiddetine ve kişinin çocuk sahibi olma planına göre belirleniyor. İlaç tedavisi, cerrahi yöntemler ya da her ikisinin birlikte uygulanması söz konusu olabiliyor.

ERKEN TANI HAYAT KALİTESİNİ ARTIRIYOR
Uzmanlar, erken tanının hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve ağrıyı kontrol altına almak açısından kritik olduğunu vurguluyor. Günlük yaşamı etkileyen adet sancılarının göz ardı edilmemesi gerektiğinin altı çizilirken, kadınların bu konuda daha bilinçli olması gerektiği ifade ediliyor.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.