Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
SOMA SENİN DUMAN KOKUNU DA SEVİYORUM.
Bu memleket bizim can ocağımız, kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün SOMA benim evim, SOMA benim yuvam, SOMA benim hayat bulduğum şehir, SOMA benim doyduğum şehir, Bu memleket benim iki tane canım evlatlarımın ilk defa hayata gözlerini açtığı şehirdir. Varsın havası kömür koksun, varsın havası kötü olsun, varsın her tarafı toz kaplı olsun bizler bu memleketin aşığıyız, bizler bu memleketin sevdalısıyız.
Ben bu şehirde doğmadım, ama ben bu şehirde doydum. Her sabah gözlerimi burada açarak sağımdaki solumdaki dostlarıma, Merhaba arkadaşlarım, Merhaba, Günaydın dostlarım diye seslenmenin sevincini yaşıyorum.
Zaman o kadar hızla geçiyor ki, hangisini hatırlamaya çalışsam gözümde geçmişe dair bir çok hatıralar büyüyor, geldiğim ilk gün Kırkağaç tarafından girerken kömür taşıma vargellerinin altından geçerken duyduğum tıngırtı sesi halen ilk günkü gibi aklımda, Atatürk caddesinde sağlı sollu bulunan yazlık sinema, hemen yan tarafındaki Lahana, pırasa bahçesi, Gama lojmanları tarafında bulunan tarlalarda aniden bastıran ürkütücü akşamların içinde bir ateş böceği gibi yanıp sönerdi lüks lambaların ışıkları. Bazen sadece o ışıkları seyretmek için giderdim Gama lojmanların yanına, ürkütücü de olsa o karanlığın, ısısızlığın içinde çıtırtı seslerini duymak haz veriyordu bana, tabii o zamanlar şimdiki gibi tütün dikme makineleri yoktu baskı denen aletle fideler toprakla buluşurdu, Sabahın erken saatlerinde başlayan kırma işleminde güneşin doğuşuna kadar geçen zamanda sıcakta toprağın üzerinde buharlaşan havanın yalınayak ayakların derisinin soyulduğunu görürdük, zehir , nikotin kalıntısı ellerle yenilen yemeklerin tadı şimdikinden çok farklıydı.
Dedim ya ben bu şehri hem gece hem gündüz seviyorum, hem ışığını, hem ismini seviyorum, havaya sinmiş duman kokusunu her şeyden çok seviyorum, geçmişini seviyorum, yarınlarını seviyorum, hem de çokkkk seviyorum.
Tarhala köyünü seviyorum, Kozanlıyı, Yağcılıyı seviyorum, Avdan, Çingeyi seviyorum, her tarafını seviyorum, kavun kokusunu seviyorum, elleri öpülesi anaların misafirperverliklerini, ak sakallı yaşlı amcalarla sohbet etmeyi seviyorum, bir brdak çayın buğusunda gözlerinin ışıltısını seviyorum, hayata bakışlarını seviyorum, insan olmanın verdiği erdem ve faziletlerin yüzlerinde yarattığı pozitif enerjiyi seviyorum, Huzur evi tarafında bulunan Işık ilimdir dağından Soma’ya doğru baktığım zaman şehrin orta tarafından gelin gibi süzülen Atatürk caddesinin görüntüsünü seviyorum, Deli imamlar köyünde her akşam köylülerin imece usulü yapıp, eş ile dost ile yaptığı iftar sofralarını seviyorum, düğün sofralarındaki zenginliğini seviyorum, yemeğini seviyorum, efelerin zengin folklorunu seyretmesini seviyorum, bir şehri sevmek için bu kadar yetmez mi ? helvamız çığırtmamız, dillere konu olan türkülerimiz yetmez mi ?, deremiz barajımız, kömürümüz, tarihimiz, obamız, iğne oyamız, enerjimiz, kömürümüz yetmez mi ? bize binlerce kez yetiyor ve şükür ediyoruz.
Dedim ya, ben bu şehrin her tarafını seviyorum, geceleri bu şehirde uyumayı ve sabahları burada kalkmayı, gece yatarken bile bu şehri dinlemeyi seviyorum, bu yollar da yürümeyi seviyorum, bu şehrin dokusunu seviyorum havasını seviyorum, iklimini seviyorum, Bütün sevdalar SOMA’ya çıkıyor, akıcı bir sır gibi muhteşemsin Soma, sevdiğim, saygı duyduğum, özlediğim insanlarla aynı gökyüzü altında nefes almak beni daha bir farklı heyecanlandırıyor, siz şehrin istemediğiniz bir başka yerini görseniz de aslında şehrin ana kokusu sizin üzerinize sinmiştir, siz diğerlerine baksanız da aslında bunu göremezsiniz, çünkü hepimiz bu koca kömür kokulu şehri annemizi, babamızı, sevgilimizi, çocuğumuzu sever gibi , bir gizli sevda misali içten içe sevmişiz, çünkü nereden baktığımız önemlidir.
Yine aynı sevgiyi üzerine basa basa söylüyorum, burada yaşayan herkes aslında yakındır birbirlerine, üç, beş apartman ötede oturan Mustafa amcanın selamı aslında içten ve samimidir, sevincini, üzüntünü, kederini paylaşacak gerçek dostlarını bulabilirsin bu şehirde, geçmişe dönüp yaşadığın anılarını bir hayal dünyası içerisinde yad edebilirsin. Kısaca eğer sen sevmek istersen bu şehirde hiçbir şeye aldırış etmeden aslında çok şey bulabilirsin, burada tuttuğun takım ya siyah beyaz SOMA SPOR’dur yada mavi beyaz SOTES SPOR dur. Dedim ya bu şehirde yaşamak ve bu şehri sevmek için çok neden var aslında, yeter ki bu şehre hepimiz sahip çıkalım ve bu şehri hepimiz kucaklayalım, kendi evimiz gibi temiz bakalım, çevremizi, yeşili yıkıp yok etmeyelim, inanın siz güzel baktıkça gerçekten çok güzel göreceksiniz bu şehri, güzel günler görecek yeni nesil gençlerimiz bu şehirde, sen seversen Soma SENİ DAHA ÇOK SEVER.