Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Güzel bir hafta geçirmeniz dileklerim ile hepinize sağlıklı bir yaşam diliyorum. Bu hafta biraz Soma gündeminden uzaklaşarak konuyu yaşam ve saygı kurallarına getirelim istedim.
Değerli dostlar toplu olarak yaşama ile toplum olarak yaşama arasında bir takım farklılıklar vardır. Hepimiz hayatımızı idame ettirmek için bir yerlerde kendimize meskenler inşa ederek veya kirada, kamu kurum lojmanlarında oturarak hayatımızı idame ettiririz. Bu alanlarda yaşarken hepimizin birbirlerine karşı uymak zorunda olduğu bir takım hak ve hukuk kuralları vardır. Örneğin etrafımızdaki insanları davranışlarımızla rahatsız etmemek, onların haklarına karşı saygılı olmak, ortak kullanım alanlarının birlikte temizlenerek temiz bir çevre oluşturulması, karşılaştıkları zaman selamlaşması, birbirlerimiz ile iyi geçinerek araya nifak sokulmaması, yardımlaşma, çocuk yüzünden ufacık sorunları büyütülmemesi, ortak kullanım alanlarının kullanılmasında hak, hukuk ve eşitliğin bozulmaması vs.
Bunların yanında toplum olarak da örf anane ve gelenekler, görgü kuralları, etik, siyasal ahlak, din ve hukuk kuralları diyebiliriz. Öyle ise burada kısaca özetlersek olursak toplu olarak yaşamak toplumsal bir kural, toplumsal olarak bir arada yaşamak ise kısaca kanun niteliğini taşımaktadır.
Bugün her birimiz farklı iş yerlerinde ve farklı kollarda çalışarak hayatımızı idame ettirmekteyiz. İş kollarımızda görev yaptığımız alanlarda bazen üç kişi bazen üç yüz kişi ile çalışırız, keza oturduğumuz apartmanda da bu aynı şekildedir, sayı önemli değildir , fakat aynı toplum, ahlaki etik kurallar buraları içinde geçerlidir, herkesin bir görev tanımı ve görev alanı vardır, herkes kendine ait olan görevi ifa ederken diğer taraftan da hem kanuni hem ahlaki, hem toplumsal görevin sorumluklarını yerine getirir. Tabii bazı istisnalar her iş yerinde veya her ikametgah alanlarında farklı şekil ve boyutlarda kendinin gösterir, mesela bir kamu kurumunda ve ya özel bir sektörde kendisine verilen görevi padişah gibi kullanan olduğu gibi, bazı lojman veya sitelerde ortak kullanım alanlarını hiç ayrılmayacaklarmış gibi buralarını kendi tapulu malı gibi kullanarak kafasına göre kullanarak , yönetmelik ve hükümleri boşa sayarak kendini ayrı bir birey gibi gören haddini aşan zavallılarda bulunabilir ama asla ve asla bu demek toplumun bütününü etkileyerek, yaşanmakta olan zamanın zehir edilmesi anlamına getirilmemelidir
Her zaman için inandığım ve söylediğim bir sözü burada tekrar etmek istiyorum, insanların sosyal bir varlık olabilmesi için beraberinde toplum kurallarının da iyi benimsenerek ve özümsenerek geliştirilmesi gerekmektedir. Gerek iş yerlerimizde gerekse toplu ikametgah alanlarında kurallara uygun olarak yaşamak hak ve hukuka gösterilen en büyük saygıdır. Kendimize ait bir alanda istediğimiz gibi hareket edebilir, istediğimiz fidan ve meyveyi dikebilir, ölçüler dahilinde ağaçların sulaması yap, gübresini atabilir ve sulamasını gerçekleştiririz ancak ikametgah ettiğiniz alan kamu konutu ise diğer kişilerin hak ve hukuku ile idarenin duyuru ve tamimlerine riayet etmek zorundasınızdır, yani köyde geçen zamanın gerekliklerinin buralarda vatandaşları rahatsız edecek şekilde empoze edemezsiniz.
Sevgili dostlar, burada maalesef ki demek istiyorum, ülkemizde halen bir çok vatandaşımız ne yazıktır ki, ortak yaşam bilgisine sahip değiller, bakınız ülkemizde hızla gelişen kooperatifler, siteler, kamu kurum ve kuruluşlarının lojmanları, yürüyüş yoları son zamanlarda hızla yükselmeye devam etmektedir, ancak bu alanlardaki sorunlarda aynı şekilde hızla büyümektedir, özellikle son zamanlarda bizzati gördüğüm yürüme yollarının içi plastik şişe atıkları ile doludur,yan taraf da çöp kutusu olmasına rağmen maalesef şişeleri halen yere atmaktayız.Yine üzülerek söylemek istiyorum bu ortak yaşam alanlarına eğitim, kültür, bilgi alanında kendimizi yetiştirmekten modern bir statüye hazırlıksız yakalandık, çünkü bu ortak alanların ve çalışma ahlakinin oluşturulacağı ortamlar için küçük yaşlardan itibaren bir arada yaşama ve var olma nedenlerimizin aileden iyi öğretilerek , etik kuralları iyi ezberlememiz lazımdır.
Sonuç itibarı ile , sansarların sinsiliğine, kendilerini çakal sana sürülerin ulumamalarına, karanlıktaki yarasaların aklı sıra geliştirdiği planlara karşı insani ve toplumsal olarak hepimiz dik ve onurlu bir duruş sergileyerek ya toplum içinde yaşama kurallarının öğrenmesini sağlayalım, ya da itibarsızlaşmış, yozlaşmış, huzursuzluk yayan mahluklara karşı bu kuraları öğrendikten sonra aramızda yaşaması gerektiğini insani bir dille kendisine iletelim, çünkü , özel yaşama ve topluma saygı, en büyük kültürel bir değerdir.
Bu haftalık böyle olsun, bakalım gelecek hafta rotamız nereyi işaret edecek, diyerek sizlere güzel bir geçirmenizi dileyerek hoşça kalın diyoruz.