Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

1990 öncesi modeller ve bayiden sıfır alınan araçlar istisna olmakla birlikte, hemen hemen her araç satın alınımından önce ekspertiz firmalarına müracatta bulunularak, satın alınacak aracın, satıcının bahsettiği kriterlere uygun olup olmadığını tespit ettirilir. Satıcının bahsettiği özelliklere uymayan araç başında araç fiyatı veya ekspertiz firmasına kontrol ücretinin karşılanması konusunda ciddi pazarlık, hatta sözlü/fiziki münakaşaya varan tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışmaların sosyolojik temeline bugün değinmeyeceğim. Bugün değinmek istediğim husus ekspertiz firmasının yapmış olduğu kontrolün hukuksal boyutudur.Sosyal medyada çokça yaygınlaşan ekspertiz kusurlarına ilişkin videolarda, somut olay, aracın öncelikle yerel bir ekspertiz kontrolünün sağlanarak satın alınması, akabinde alıcı tarafından duyulan şüphe ve çeşitli sebepler üzerine başka bir ekspertiz firması tarafından detaylı kontrol sağlandığında ilk ekspertizde düzenlenen raporun hatalı çıkmasına binaen, alıcının, bir önceki ekspertiz ve satıcı ile yaşadığı mükaşaları içermektedir. Genelde videoların sonlarına denk gelen bu durumlar karşısında zihinlerde acaba başıma gelse ne yapabilirim şeklinde soru işaretleri oluşur.Bu soru işaretlerini gidermenin 3 yöntemi mevcut olup bunların ikisi ekspertiz seçimine, biri ise ekspertiz raporu sonucundaki hareketimize ilişkindir.1) Öncelikle ekspertiz kontrolünüzü aracın motor aksamını da kapsayacak detaylı rapor hazırlanacak şekilde yaptırın. Unutmayın, araç kaportadan ibaret olmayıp, motor ve airbag hasarı, size tüm kaporta hasarının 10 katı kadar zararlara yol açabilir.2) Garantili/ Güvenceli ekspertiz, 1000-3000-5000 km kadar ekspertiz güvencesi başlıkları ile sizin firmaya güven duymanızı sağlayan reklamlar akabinde aklınızda hemen ilgili garantiye yönelik size poliçe verilmesi gerekliliği oluşmalıdır. Poliçenizi okuyarak, talep etmeyi ihmal etmeyin.3) Ekspertiz raporunda belirtilen kusuru, başka bir ekspertiz vasıtası ile tespit etmeniz halinde hukuki işlemlere geç kalmadan başlayınız. Çünkü delil tespiti yapılmasının geciktirilmesi, davalı tarafından aleyhinize daha etkili savunma imkanını artırmakla birlikte alıcı açısından ispat zorlaşır.Herkese kazasız yollar ve hayırlı alışverişler dilerim..Karneler alındı, dönemin bitiş zili çaldı, LGS-YKS’ye girildi. Taraftarlar, yönetime tatil için tezahürata başladı. Geriye işten izin almak ve tatili ayarlamak kaldı. Ancak tatile giderken unutmamanız gereken 2 şey mevcut;1) Kıyıda otel rezervasyonuna yetecek kadar para(En az 2 asgari ücret)2) Bunun mümkün olmaması halinde ise 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. MaddesiSize para konusunda fikir vermek haddime değil ancak 5. Madde hakkında birşeyler anlatabilirim.5. Madde, bizlere, ‘’Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarakyararlanmasına açıktır.’’ demektedir.İlgili madde; ‘’ Beyefendi, otel müşterisi misiniz?’’ ile başlayan ‘’ Yürü git halk plajına, burası x otele ait’’ ile devam eden, ‘’Güvenlikler çıkarın şunu sahilden.’’ ile de bitmesi muhtemel sözlere karşı size yasal güvence sağlar, tabi ki sizin doğru yöntemleri kullanmanız şartıyla.Yöntem ne olacak derseniz, o da telefon kamerasının video kayda hazır olması ve akabinde ilgili bölgenin bağlı olduğu kolluk birimlerini anında aramanızdır. Kanunun size verdiği hakkı, hiçbir özel hukuk kişisi elinizden alamaz ve bu konuda size karşı zor kullanılması halinde TCK Md. 109 kapsamında şikayet hakkınızı kullanmaktan asla kaçınmayınız.Türkiye’nin topraklarında olduğu kadar, kıyılarında da tüm Türk vatandaşlarının egemen olduğu bir gelecek dileğiyle..