Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İçinde barındırdığı pek çok fay hattı ile Türkiye bir deprem ülkesi.
Deprem, 1900’den günümüze kadar geçen 120 yıllık sürede yaklaşık 95 bin yurttaşımızın canını almış.
Soma’da ülkemizin deprem gerçeğini yaşamış bir ilçe.
Bundan 100 yıl önce 18 Kasım 1919 gece yarısı 6,9’la sallanan ilçemiz ve çevresinde 3 bin kişi hayatını kaybederken 16 bin yapı yıkılarak toprak olmuş. Üstelik Soma depremi, Soma cephesinin Yunan işgaline karşı direndiği, yoklukla ve imkânsızlıkla savaşıldığı bir dönemde yaşanmış.
Geçtiğimiz hafta komşu ilçemiz Akhisar’da yaşanan 5,4’lük deprem, yaşadığımız coğrafyanın sıklıkla deprem ürettiğini hepimize bir kere daha hatırlattı. Akhisar depreminden sonra gerçekleşen Elazığ depremi ise yüreklerimizi dağladı.
Yaşadığımız ardı ardına sarsıntılar gösteriyor ki; deprem bu toprakların kaderi. O halde bu kadere göre yaşamayı öğrenmeli, hasar ve kayıplarımızı en aza indirecek önlemleri almalıyız.
Deprem sonrasında kenetlenmek, tüm farklılıkları bir kenara bırakarak bir bütün olmak, yardımlaşarak acıları paylaşmak elbette çok güzel ve gurur verici, Milletimizin deprem sonrası gösterdiği dayanışma şüphesiz hepimize güven veriyor.
Zaten sorun deprem sonrasında değil, deprem öncesini ne kadar önemsediğimizde…
Öncelikle belirtmek isterim ki depreme dair alınan tedbirleri sorgulamak, toplanan vergilerin hesabını sormak ve eksikleri dile getirmek iktidar partisi temsilcilerinin söylemlerinin aksine siyaset yapmak değil, vatandaşlık hakkıdır. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, güvenliğine dair alınan önlemleri sorgulamalıdır. Bu sorgulama eylemi siyaset olarak nitelendirilmemeli, soruşturma baskısı ile ötekileştirilmemelidir.
Yukarıda kısaca ifade ettim. İlçemiz Kırkağaç – Soma fay hattı üzerinde bulunuyor. Bu anlamda deprem gerçeğini unutmadan sorgulayabilmeli ve yerel yönetimleri harekete geçirebilmeliyiz.
Soma’da 1999 depreminden sonra inşa edilen kaç tane yapı bulunmaktadır?
1999 depremi öncesinde inşa edilen yapılar, depreme dayanıklılık açısından kontrol edilmiş midir?
1999 depremi öncesinde inşa edilen yapıların depreme dayanıklılığı kontrol edilmişse, bu yapıların ne kadarının çürük olduğu tespit edilmiştir?
Çürük olduğu tespit edilen yapılar varsa bu yapılar hakkında hangi önlemler alınmıştır?
İlçemizde bulunan kamu binaları özellikle de evlatlarımızı emanet ettiğimiz okullarımız depreme dayanıklı mıdır?
Soma Belediyesi ve Manisa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde arama kurtarma ekipleri bulunmakta mıdır?
Soma Belediyesi tarafından olası bir depreme karşılık ne gibi önlemler alınmış, çalışmalar yapılmıştır?
Halkımızı bilgilendirmek ve hepimizin gönlünü rahatlatmak adına Soma Belediyesi ve Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin bu soruları acilen cevaplaması gerekmektedir. Deprem bu toprakların kaderidir ancak bilimin ve teknolojinin böylesine geliştiği bir çağda depremden korunmak, can ve mal kaybını sıfıra indirmek elbette mümkündür. Unutmayalım ki deprem değil, ihmal öldürür.
Bu vesileyle; Elazığ depreminde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, Milletimize başsağlığı diliyorum