Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
KIRMIZI BUĞDAY TÜRKÜSÜ
15 Mayıs 1919…
Yunan ordusu İzmir limanına ayak bastığında, “Parti Mehmet Pehlivan” Manisa Cezaevinde gardiyan olarak görev yapmaktadır. Gerçek bir vatan sevdalısı olan, Mehmet Pehlivan, işgali öğrenir öğrenmez tüm mahkûm ve tutukluları karşısına dizer. Onlara, direnişe destek vermeleri karşılığında özgür kalacaklarını vaat eder. Vatan elden giderse özgürlüğün bir anlamı olmayacağını bilen mahkûm ve tutuklular hiç düşünmeden teklifi kabul eder.
Parti Mehmet Pehlivan, Manisa Cezaevinden kaçırdığı mahkûmları “Akıncı” yaparak Manisa’dan hızla uzaklaştırır. Mehmet Pehlivan’ın bu Akıncı grubu içerisinde, aşırı esmer olması nedeni ile “Arap” lakabı ile anılan Ali Osman Efe’de vardır. Aslen Bergamalı olan Ali Osman Efe, gruba yeni kızanlar katar. Ali Osman Efe’nin kızanları ile 37 kişilik bir akıncı müfrezesi halini alan “Mehmet Pehlivan grubu” Menemen’e doğru yönelir. Amaç Menemen boğazını tutmak ve buradan geçen demiryolu hattını kontrol altına almaktır.
Mehmet Pehlivan ve Akıncılar müfrezesi, bir yandan Yunan ile çarpışmaya hazırlanırken, diğer yandan Menemen’in köylerinden adam ve yardım toplamaya çalışır. Yardım toplamak amacı ile uğradıkları köylerden birisi de “Sümbüller Köyü” olur. Köy meydanına topladıkları köylüler arasında, köylülerin “şeyh” dedikleri Derviş Mehmet’te vardır. Parti pehlivan hemen söze başlar: “Menemen’i Yunan vurdu, ezan sustu; mala, cana, ırza tecavüz ediyorlar. Buralara da gelirlerse aynı şeyleri yapacaklardır.” diyerek bir dayanışma sözü almaya çalışır. Derviş Mehmet akıncıları imalı ve alaycı bakışlarla süzer, “ayağınızı denk alın…” diyerek diklenir: “Ben Yund Dağı’na kadar bu köylerin tarikat Şeyhiyim, bizim tarikatımız kurşun atmayacak… Mehdi gelmeden caiz değildir!”. gibi, bir şeyler söyler. Bunu der demez Akıncılar sert tepki verirler, bazıları da silahlarına davranır. Ali Osman Efe tabancasını şeyhe doğrultur, gırtlağını yırtarak bağırır: “Bundan başlayalım, belli ki gâvurla anlaşmış!” Parti Pehlivan, silahları indirin işareti yaparak, Derviş Mehmet’e döner ve sorar: “Sizin tarikatınız gâvur tarikatı mıdır ki gâvura kurşun atmaz, ne biçim laf edersiniz?”
Parti Pehlivan, Derviş Mehmet’in canını bağışlar. Akıncılar müfrezesi lanetler okuyarak köyden uzaklaşır. Menemen ovasından Bergama’ya gelen Ali Osman Efe ve Akıncılar müfrezesi, Bergama baskınına katılarak Yunan askerine büyük zayiat verir. Bergama baskınından sonra Soma’ya gelen Ali Osman Efe, Cinge Cephesinde Yunan ile savaşmaya, büyük kahramanlıklar göstermeye devam eder. Kahramanca çarpışan Ali Osman Efe’nin namı Yunan askeri arasında da yayılır. Yunanlılar, Ali Osman Efe’ye, Yunanca “zenci” anlamına gelen “Mavro” lakabını takar.
Cinge cephesinde savaşın en yoğun olduğu günlerde, Mavro Ali Osman Efe, Bölcek Köy yakınlarında pusuya düşürülür. Çapraz ateş altında kalan Ali Osman Efe, ağır şekilde yaralansa da, kendisine pusu kuran Yunan yüzbaşısını öldürmeyi başarır ve pusudan kurtulur. Efenin pusuya düşürüldüğü yer buğday tarlasıdır ve tarladaki buğdaylar Ali Osman Efe’nin kanı ile kırmızıya boyanır. İyileştikten sonra Soma-Cinge cephesi komutanı Kemal Balıkesir’in emrine giren Ali Osman Efe, kurtuluşa kadar Yunan ile çarpışmaya devam eder.
Ali Osman Efe’nin, kendisine kurulan pusudan yaralanmasına rağmen kurtulması destanlaşarak dilden dile anlatılır. Anlatılanlardan ortaya çıkan anonim sözler, Ayaskent İmamı Ali tarafından türkü haline getirilir. Türkü adını Ali Osman Efe’nin kanı ile boyanan buğdaylardan alır, “Kırmızı Buğday” adıyla, Manisa türküsü olarak resmi kayıtlara geçer.
Peki ya Derviş Mehmet?
Ali Osman Efe’nin kurşununu yemekten son anda kurtulan, Yunan ordusuna silah doğrultmayı reddeden Derviş Mehmet kimdir?
Mavro Efe’nin gazabından kurtulan Derviş Mehmet, 23 Aralık 1930’da Menemen’de karşımıza çıkar. Din elden gidiyor diyerek başlattığı kalkışma sonucunda Mustafa Fehmi Kubilay şehit edilir. Kubilay’ı başını keserek şehit eden hain, yıllar önce Sümbüller Köyünde, Ali Osman Efe’nin doğrulttuğu silahtan kurtulan “Giritli Derviş Mehmet’tir.” Yaşanan acı olay tarihe Menemen olayı olarak geçer.
Ali Osman Efe, kendisini cezaevinden kurtaran Parti Pehlivan’ı dinlemeseydi, bir an için tabancasının tetiğini çekip, Derviş Mehmet’i oracıkta öldürseydi. Bugün Menemen olayı yaşanmamış olacaktı. Sonuç olarak Derviş Mehmet, tarihe hain olarak, Ali Osman Efe ve Kubilay kahraman olarak yazıldı. Ali Osman Efe’nin kanı ile boyanan kırmızı buğdayın türküsü de, bu kahramanlığın destanı olarak günümüze kadar aktarıldı.