KÖY ENSTİTÜLERİNDEN SOMA’YA

Yayınlama: 02.05.2017
8
A+
A-

KÖY ENSTİTÜLERİNDEN SOMA’YA

            17 Nisan 1940 Ankara…

Dönemin Maarif Vekili Hasan Ali Yücel, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden 3803 Sayılı Köy Enstitüsü Kanun tasarısını büyük bir şevkle anlatıyordu. Kanun, Kazım Karabekir ve Emin Sazak’ın itirazlarına rağmen kabul edildi. Hasan Ali Yücel, tasarının ateşli bir savunucusu olsa da, asıl fikir babası ve mimarı İlk Öğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’du. Tamamen Türkiye’ye özgü bir eğitim projesi olan Köy Enstitüleri, köy emekçisinin kurtuluş ve aydınlanma destanı olarak tarihe geçti.

Köy Enstitüleri destanını tarihe yazan İsmail Hakkı Tonguç, Bulgaristan Sokol doğumluydu. Aslen Kırım göçmeni olan İsmail Hakkı Bey, eğitim için geldiği İstanbul’da İstanbul Muallim Mektebini bitirerek ilkokul öğretmeni oldu. Tayinler ile Anadolu’yu gezerken Nafıa Hanım ile evlendi.

Engin Tonguç, Nafıa ve İsmail Hakkı çiftinin ilk oğlu olarak 1928 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Cumhuriyet Ankara’sının en eski semtlerinden biri olan Ulus’ta büyüdü. 1934 yılında, genellikle yoksul ailelerin çocuklarının okuduğu Necatibey İlkokulunda eğitim hayatına başladı. O dönemin ilkokulları şimdiye oranla çok daha toplumcu, devrimci ve Kemalist ilkeleri aşılamaya çalışan okullardı.

Alman diktatör Hitler’in ihtirasları sonucu 2. Cihan Harbi başladığında, Engin Tonguç’da ilkokulu bitirir. Dönem, kitapların ve paltoların büyükten küçüğe kaldığı, ayakkabıların onlarca yama yapılarak tekrar tekrar kullanıldığı yokluk dönemidir. Engin Tonguç, yokluk içerisinde ortaokula başlar. Okul arkadaşları ile aynı mahalleyi de paylaşan Engin Tonguç, arkadaşlarıyla okuldan sonra da vakit geçirmekten keyif alır. Ortaokul yıllarında en yakın arkadaşlarından biri, 1999-2000 yıllarında CHP Genel Başkanlığı yapacak olan Altan Öymen’dir. Engin Tonguç’un çocukluk ve ergenlik yıllarının bir diğer önemli ismi de, teyzesinin oğlu olan ünlü şair ve yazarımız Ceyhun Atıf Kansu’dur.

1940’lı yıllarda, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinde sadece iki tane lise vardır. Engin Tonguç, Kızılay’da bulunan Atatürk Lisesine kaydını yaptırır.

Köy Enstitüleri Engin Tonguç’un hayatının ilk dönüm noktası olur. Köy Enstitüleri sayesinde, babası ile birlikte Ankara’dan çıkarak Anadolu’yu gezer. Babası İsmail Hakkı Tonguç’un yanında, Köy Enstitülerinin bütün kuruluş ve uygulama çalışmalarına tanıklık eder.

1951 yılında, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitiren Engin Tonguç, dâhiliye alanında uzmanlaşmak üzere Hamburg’un yolunu tutar. Hamburg Üniversitesi Hastanesi dâhiliye kliniğinde çalışmaya başlayan Engin Tonguç, hastane yemekhanesinde gördüğü Müstesna Hanım’a ilk görüşte âşık olur. Engin Tonguç’un hayatının en mutlu günü, hiç şüphesiz Müstesna Hanım ile konsoloslukta nikâh kıydıkları gündür.

Engin Tonguç, eşi Müstesna Hanım ile birlikte yurda döndükten sonra çeşitli fabrikalarda bir süre işyeri hekimlikleri yapar. Babası İsmail Hakkı Tonguç’un vefatı üzerine, Tonguç çifti Ankara’nın yolunu tutar. Engin Tonguç, 1964 yılında SSK Ulus Hastanesinde çalışmaya başlar. 1973 yılında, iş hekimliği ve meslek hastalıkları konusunda incelemeler yapmak için Almanya, Finlandiya ve İtalya’ya gönderilir. Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinin açılması için büyük uğraş verir ve nihayet 1977 yılında Meslek Hastalıkları Hastanesi Başhekimliğine atanır.

1978 yılı, Engin Tonguç’un kariyerinde dönüm noktasıdır. 1978 yılında, SSK Genel Müdür Yardımcılığı görevine atanır. 1980 yılına kadar görevde kaldığı kısa zaman zarfında, iş hekimliğinin geliştirilmesi, Meslek Hastalıkları Hastanelerinin açılması, tamgün yasasının çıkartılması, SSK’ya ilaç fabrikası alınması, SSK’da özel dal kliniklerinin kurulması ve SSK eğitim hastanelerinin çoğaltılması gibi icraatların altına imza atar. Gerçek bir işçi dostu olan ve hekimlik hayatını işçi sağlığı ile meslek hastalıklarının tedavisine adayan Engin Tonguç, eşi Müstesna Hanım ile birlikte 1980 yılında emekli olarak, eşinin toprağı olan Soma’nın Turgutalp beldesine yerleşir ve hayatının son dönemini İzmir-Bostanlı ve Soma Turgutalp’de geçirir.

Köy enstitüleri ile Anadolu’da yazılan eğitim ve aydınlanma destanının günümüze kadar ulaşmasında Engin Tonguç’un rolü oldukça fazladır. Engin Tonguç, babası İsmail Hakkı Tonguç’dan yadigar kalan belgeleri derlemiş ve İsmail Hakkı Tonguç Belgeliği Vakfını kurarak bu belgelerin muhafazasını sağlamıştır. Vakıf halen aktif şekilde faaliyetlerine devam etmektedir.

Engin Tonguç’un biricik aşkı Müstesna Tonguç, Somalı Ahmet Cevdet İnay’ın üç kızından en küçüğüdür. Engin Tonguç, gerçek bir Soma sevdalısı olan eşi Müstesna Hanımın dileğini kırmamış, emekli olduktan sonra Soma’ya gelerek baba mirası değirmeni yaşatmaya çalışmıştır. 2010 yılında eşini kaybettikten sonra eşinin hayalini vasiyet kabul eden Engin Tonguç, Turgutalp’de bir kız öğrenci yurdu yaptırmıştır. Dr. Müstesna Tonguç EÇEV Özel Kız Öğrenci Yurdu, kız çocuklarımızın eğitimi önünde en büyük engel olan barınma sorununun çözümüne destek olmaya devam etmektedir.

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.