Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli okurlarımın ve değerli kardeşlerimin olması dileği ile hepinize yürek dolusu selamlarımı arz ederek başlamak istiyorum.
Dün akşam sosyal medya hesaplarına şöyle bir göz attım ve paylaşımların çoğunda festival ile ilgili görüş ve düşüncelerini paylaşan arkadaşların düşünce ile karışık sitemlerini gördüm.Her ne olursa olsun yinede bu festivalin yapılması bence güzel bir olay, tabii bir çoğumuzun bildiği üzere geçtiğimiz yıllarda meydana gelen maden faciası sonrası bu etkinlikler haklı olarak durdurulmuştu ve ilk defa bu sene tekrarını yaşadık. Burada her arkadaşın fikir ve düşüncelerine saygımız tabii ki var, katılırız , katılmayız ama ortaya konulan güzel bir eser de varsa takdir ederiz.
Değerli dostlarım şimdi gelelim geçmiş yıllardaki festivallerin coşku ve ilhamına, yanlış hatırlamıyorsam Somadaki sosyal faaliyetler ile ilgili yazmış olduğum bir yazıda da açıkça” Soma her türlü sosyal ve kültürel faaliyetler yönünden diğer ilçelere göre yoksul kalıyor” diye belirtmiştim, her geçen gün , geçtiğimiz yıllardaki bayramları da arıyor özlüyoruz, festivalleri de arıyor özlüyoruz, örf ve ananelerimizi de arıyor ve özlüyoruz. Bu yazımı yazarken geçmiş yıllarda yapılan festivalleri hatırlamak için hafızamı bayağı yokladım ve hakikaten o yıllardaki festival etkinlikleri, ve organizasyonu çok daha farklı ve çok daha güzeldi. Biz emsaller yani yaş ortalaması elli, altmış yaş gurubu arası olanları vurguluyorum, en sevdiğim tarafı Kırkağaç Komando alayından gelen askerlerin yürüyüşleri, avcıların ve firmaların çok güzel bir ahenk ve uyum içerisinde geçişleri, askerlerin halkı selamlamaları, firmaların araçlar üzerinden halka attıkları hediyeler, maden araçlarının temsili kömür ve yer altı işçilerinin gösterisi, Elektrik kurumu araçları, belediye bandosu ve akşam Nazım Yavuz Stadyumundaki konser gösterileri , bunlar şimdilik aklıma gelenler.
Sevgili okurlarım, 13 Eylül Sabahı inanın herkesin içinde günler önceden farklı ve buruk bir sevinç, heyecan aynı anda doğardı, sabah saat 9.00da Cengiz Topel Meydanı hınca hınç dolmuş olurdu. Gelen konserlerdeki eğlenceleri hatırlıyorum da, insanlar yerlerinde oturamazlardı, yer kapmak için konser başlamadan beş veya altı saat öncesinde o kocaman stat da adım atacak oturacak bir kişilik yer kalmazdı, nasıl bir coşku, nasıl bir heyecan, nasıl bir güzellik ne eğlencesine doyum olurdu ne de hatırlamasına doyum olurdu.
Ben festivallerde seyyar satıcıların yerine, söyleyişler, konuşmacılar, sempozyumlar görmek istiyorum, elbette eğlence panayır olacak ama sokak ortalarında gözleme kokularından geçemeden yürümek istemiyorum, limonatacı, dondurmacıları, seyyar satıcıları vatandaşlar olarak Çarşamba pazarında zaten görüyoruz, bir de o yetmezmiş gibi, sanki Somanın yolları çok genişmiş, trafik akışı modernmiş gibi caddelerin ortasına sağlı, sollu standartlar açarak yürümeyen trafiği iyice felç ediyorsunuz, bu nasıl bir zihniyet ve bu nasıl bir mantık dır anlamıyorum, kardeşim bunu kuracaksanız Soma’nın göbeğindeki yolları
kapatarak kuracağınıza daha farklı az işleyen bir alana kurun ki hiç olmazsa o noktadaki alan hem daha çok canlansın hem de farklı bir heyecan yaşanmış olsa çok daha olurdu diye düşünüyorum, ama yukarıda da belirttiğim gibi bu kadar eksi veya artı yapılan konsepte de saygı duyuyor, teşekkür ediyorum.
Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın, sevgi ile kalın, muhabbet ile kalın.