Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
31 Mart 2019 Yerel Seçimlerini geride bıraktık.
Geçtiğimiz bir hafta içerisinde sonucu kesinleşen il ve ilçelerde seçilen Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri mazbatalarını aldılar. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere daha pek çok ilçede ise itiraz süreci devam ediyor.
Öncelikle ifade edelim ki seçim sonuçlarına itiraz etmek yasal bir haktır. İtiraz hakkının kullanımına saygı duymak ve bu süreci sükûnetle geçirmek demokratik olgunluktur. Ülkemiz bu süreci, hukukun temel ve evrensel ilkelerinden ayrılmadan geçirmelidir. Tüm devlet gücünü tek başına elinde bulunduran iktidar, özellikle hukuku kendine göre suiistimal etmekten kaçınmalıdır.
2007 Genel Seçimlerinde, 2014 Yerel Seçimlerinde, 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde, 2015 yılında yapılan her iki Genel Seçimde, 2016 Referandumunda ve nihayet 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde Soma İlçe Seçim Kurulu üyesi olarak görev yaptım. 2007 yılından bu yana yaşanabilecek her türden seçimi gördüm. Yaptığım görev nedeni ile edindiğim tecrübenin ışığında, itiraz sürecini ve özellikle de İstanbul’da yaşanan durumu sizlere anlatmak istiyorum.
Ülkemizde seçimlerin öncesini, seçim esnasını ve sonrasını düzenleyen kanun; 1961 Tarihli 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanundur.
Kanunun 110 ve devamı maddeleri seçim sonuçlarına yapılacak itiraz ve şikâyetleri düzenler. İnternet üzerinden kolayca ulaşabileceğiniz kanun metnini mutlaka incelemenizi öneriyorum.
İstanbul’da yaşanan süreci anlayabilmemiz için 112. Maddeyi bilmemiz çok önemli. 112. Maddeye göre; itiraz yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Sözle yapılacak itirazlar, gerekçesiyle birlikte tutanağa yazılır. Yazılı itirazlarda, deliller itiraz dilekçesine eklenir. GEREKÇESİ VE DELİLİ OLMAYAN YAZILI İTİRAZLAR İNCELENMEZ. Bu kısmı özellikle büyük puntolar ile yazdım. Zira bu cümle, 112. Maddenin en can alıcı noktası.
İstanbul’da, yerel seçim son yıllarda görülmemiş bir heyecana sahne oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi, sahip olduğu tüm devlet gücünü ve imkânlarını adayı için seferber etti. Bu eşit olmayan yarıştan, CHP adayı az farkla da olsa önde çıkarak büyük bir başarıya imza attı. Seçim gecesi, Anadolu Ajansı kaynaklı yaşanan skandalı yazmak dahi istemiyorum. Seçimin ertesi günü, Adalet ve Kalkınma Partisi itiraz hakkını kullanacağını beyan etti ve İstanbul’un 39 ilçesinin Seçim Kurullarına yazılı itirazlar yapıldı. Bu itirazların neticesinde bir kısım ilçelerde sadece geçersiz oylar sayılırken, diğer ilçelerde oyların tamamı sayıldı.
112. Madde gayet açık ve net. İtirazların incelenebilmesi için gerekçeli ve delilli olması gerekiyor. Her sandık için ayrı ayrı itiraz edilmesi gerekiyor. Bu da her sandık için ayrı itiraz gerekçesi ve ayrı delil demek. Elbette sayımın hatalı yapıldığı veya sayım tutanaklarında maddi hataların yapıldığı sandıklar olacaktır. Bu durum her seçimde yaşanan olağan bir durumdur. Maddi hatalar zaten tespit edildiği anda, itiraza konu olmaksızın resen düzeltilir. Bu durumda Adalet ve Kalkınma Partisi her sandık için ayrı itiraz gerekçesini ve delilini nasıl buldu.!? Bu akıl almaz durumu İlçe ve İl Seçim Kurullarının gerekçeli kararlarını gördüğümüzde anlayacağız.
İtirazın kabulü üzerine esas ve pratik olan geçersiz oyların yeniden sayımıdır. Geçerli bir oy, hatalı değerlendirme ile geçersiz olarak takdir edilmiş olabilir. Bu durumda hatalı olarak geçersiz sayılan oy düzeltilerek geçerli oyların arasına ilave edilir. İstanbul ve Ankara sonuçları açısından, bugüne kadar edindiğim tecrübe ile şunu söyleyebilirim ki; geçersiz oyların sayımı ile aradaki farkın kapanması mümkün değildir. Tüm oyların yeniden sayılmasının hukuki gerekçesi yoktur. Bundan sonraki süreçte YSK tarafından tüm oyların yeniden sayılması yönünde karar verilmesi halinde bu karar hukuka aykırı olacaktır. Adalet ve Kalkınma Partisinin, basından takip edebildiğimiz gerekçeleri ile seçimin yeniden yapılması da mümkün değildir.
Her zaman söylediğim gibi hukuk bir devletin kalbidir. Hukuk durduğu zaman devlet çalışmaz. Seçim sonuçlarına itiraz hukuki bir süreçtir. Özellikle gücü elinde bulunduran iktidar tarafından bu sürece müdahale edilmesi hukuku katletmek olacaktır. İtiraz sürecini, hukuka müdahale etmeden ve yasalara uygun olarak bir an önce sonuçlandırmak, sonuca saygı duymak ve kazanan tarafı tebrik etmek inanın bana ülkemize bambaşka bir huzur, heyecan ve umut getirecektir. İstanbul seçimine de bu açıdan bakılmalı, demokrasimizin yeniden tesisi için sürecin suiistimal edilmeden tamamlanması gerekmektedir.
Uzunca bir aradan sonra yazdığım bu ilkyazı vesilesi ile yerel seçimleri kazanan tüm adaylarımızı tebrik ediyor, sonuçların ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.