Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta diliyorum.
Değerli dostlar, sevgili okurlarım, toplumsal ve sosyal gelişim için sinema, tiyatro, müzik ve kültürel etkinlikler bir şehirde ikamet eden, yaşayan insanlar için önemi çok büyüktür. Geçmişten günümüze kadar yaşamış olan insan toplulukların gelenekleri, görenekleri, yaşam biçimleri, örf ve ananeleri olaylara bakış açıları hep sanat yolu ile aktartılmış ve yaşatılmıştır.
Mağara duvarlarına resim çizen insanlardan, kayalara mezar lahitleri inşa eden, kral mezarlarına çocukları ile bir edebi mimari ders veren insanlardan bu yana sanat yaşamın vazgeçilmez bir öğesi olmuş ve halen bizlerde gelecek nesillere içinde bulunduğumuz yaşam biçiminden tarihimize,giyimlerden , folklarımıza kadar olan kısımları miras bırakmak için büyük gayret sarf etmekteyiz.
Değerli dostlarım, her zaman için, gerek sanat, gerek resim gerekse müzik için en güzeline ulaşmanın yolu sanattan geçer, sanatın her türlüsü diğer insanlarla, çevresindekilerle etkileşim içinde olmasını, fikirlerini özgürce düşünüp ifade edebilmesini , çevresindeki güzelliklere daha duyarlı bakmasını sağlayan en önemli araç sanattır. Türkülerde hep beraber coşku ile söylediğimiz ,
“ Düğünüm derneğim, halayım, barım
Toprağım, ekmeğim, namusum arım,
Kilimlerde çizgi çizgi efkarım, heybelerin nakışsına ölürüm “ diye haykırdığımız bu müzik de derdimizi, neşemizi, hüznümüzü, sevdamızı türkülerle dillendirmişizdir. Yani duyarlılığını, sevdasını, kültürünü, mirasını yitirmemiş, doğallığından hiçbir şey kaybetmeden her çizgisini yarınlara taşıyan bizler gelecekteki en büyük mirasçımız olan çocuklara vereceğimiz hazinelerden biriside sanat, müzik, yazım, edebiyat,ve kültürümüzün dejenere olmadan aktarılmasıdır.
Sevgili dostlar, bu hafta Soma basınımızda yer alan bir haber de Somalıların sinemaya ne zaman kavuşacaklarını soruyor ve belki de beklentisiz bir cevap bekliyorlardı. Soma her zaman dediğimiz gibi Türkiye’de yer alan yerleşim birimleri içerisinde en çok emekçi ve çalışan kardeşlerimizin yaşadığı önemli bir ilçemizidir. Bazen bunu üç, beş dost meclisinde bir araya geldiğimizde çoğumuz konuşuyoruz, Sinema yok, tiyatro yok, kültürel bir etkinlik yok, sadece parklarda, bahçelerde Çarşamba pazarı gibi gözleme yapmak, Sivil toplum örgütlerin stantlarını aşmak, okul derneklerinin aile birlikleri adına yardım toplamak için birkaç el eşyası yapıp satmak kesinlikle sanatsal bir etkinlik değildir, artık bizler yıllardan beri, gözleme, döner kokusu dışında bir kültürel etkinlik, söyleşi, imza günleri, kitap günleri ve müzikal oyunları yaşamak istiyoruz, bu sadece senin, benim için değil bu şehirde yaşayan nefes alan herkes için önemlidir. En büyük mirasçımız dediğimiz çocuklarımız, Hacivat, Karagöz’ün adını bile hiç öğrenmeden yaşayıp gidiyorlar, tiyatro yok, bir resim tablosu sergisi yok, sinema yok, bir müzik esintisi, bir şiir dinletisi yok, varsa oksa herkesin elinde bir cep telefonu, içinde sosyal medya, kim ne yemiş, nerde kiminle yemiş, içimizde büyük bir merak, kim evlenmiş, kim ayrılmış, kim yeni sevgili bulmuş, kimin doğum günü sadece bunları takip ediyoruz, gerçekten çok yazıktır veya en iyimser hali ise akşam ekran karşısında seyredilen Tv dizileri hepsi bu kadar, kısaca bizi biz yapan değerlerden, sanattan, en önemlisi de insanlığımızdan uzaklaşıyoruz.
Sevgili dostlar, bizler nerede yaşarsak yaşayalım, sanattan, edebiyattan, kültürden, müzikten uzaklaştığımız ve yozlaştığımız süre ne birlik beraberlik içerisinde sosyal düzen çerçevesinde yaşayabiliriz ne de sorunlarımızı çözebiliriz aksine daha sorunlar yumağını büyüterek birbirimizden koparak yozlaşıp gideriz, yok olur gideriz. Tüm Yerel idari birimler, Sivil Toplum Kuruluşları , siyasi parti temsilcileri el ele vererek bu konunun takipçisi olmaları gerektiğini bir kez daha vurguluyor, bizlere sanatın her türlüsünü yaşatmalarını bekliyoruz.
Gelecek hafta görüşünceye dek hepinize güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum.