Ataşehir escort Pendik escort Maltepe escort Kartal escort Kadıköy escort Kurtköy escort Dubai escort Berlin escort porn seks hikayeleri sex hikayesi porno paply.org

KÖMÜRÜN İSİ, SABUNUN MİSİ | Soma Olay Gazetesi
Ankara escort Bursa escort Antalya escort Izmir escort Mersin escort escort Kayseri Konya escort Adana escort Izmit escort Samsun escort Eskisehir escort

KÖMÜRÜN İSİ, SABUNUN MİSİ | Soma Olay GazetesiSoma Olay Gazetesi

28 Ocak 2022 - 06:15

okursercan@hotmail.com

Sercan Okur

KÖMÜRÜN İSİ, SABUNUN MİSİ

Bir Roma efsanesine göre; Romalıların hayvanlarını kurban ettikleri Sapo dağının eteklerinden akan nehirde çamaşır yıkayan kadınlar, özellikle yağmurdan sonra kir ve lekelerin daha kolay arındığını fark eder. Bunun nedeni yağmurla birlikte nehre karışan hayvan yağı ve küllerinin, suyla tepkimeye girerek sabun etkisi yaratmasıdır.

KÖMÜRÜN İSİ, SABUNUN MİSİ
Son Güncelleme :

08 Aralık 2021 - 11:34

Bir Roma efsanesine göre; Romalıların hayvanlarını kurban ettikleri Sapo dağının eteklerinden akan nehirde çamaşır yıkayan kadınlar, özellikle yağmurdan sonra kir ve lekelerin daha kolay arındığını fark eder. Bunun nedeni yağmurla birlikte nehre karışan hayvan yağı ve küllerinin, suyla tepkimeye girerek sabun etkisi yaratmasıdır.
Sapo dağı efsanesi sabunun tarihine dair bilinen en eski hikâyedir. Ancak Roma’da Sapo adında bir dağın bulunmaması hikâyenin gerçekliğini sorgulatmaktadır. Doğruluğu şüpheli olan efsaneleri bir kenara bırakacak olursak sabun, tarih sahnesine ilk olarak Sümer tabletleri ile çıkar. Sümerliler, kil tabletlerinde hayvansal yağların kül ile kaynatıldığı bir sabun formülünden bahseder. İnsanın temizlik arayışında önemli bir yer tutan sabunun isim babası ise Keltler olmuştur. Keltler, hayvanî yağ ve bitki küllerinden ürettikleri karışıma “saipo” adını vermiştir. Saipo kelimesi İngilizceye “soap”, Türkçe’ ye ise “sabun”olarak geçmiştir.
Dünyanın pek çok bölgesinde farklı yöntemler ile üretilen sabun Hindistan’da sıvı olarak kullanılıyordu. Hintliler özelikle saç ve vücut temizliğinde kullandıkları sıvı sabuna “champo” adını vermişlerdi. Sömürgeci İngilizler sayesinde, Hindistan’ın sıvı sabunu “champo”, tüm dünyaya yayıldı ve şampuan adıyla banyolarımızdaki yerini aldı.
Tarihinin her döneminde temizliğe büyük önem veren Türkler’ de sabun kültürü Osmanlı döneminde zirveye çıkmıştır. Fes, paşa, arap, leke, kara, kandiye gibi sabun çeşitlerinin üretildiği Osmanlı’da Padişahlar, sabun yapımına büyük önem verirler, halkın sabuna kolayca ulaşabilmesi amacıyla sık sık piyasayı düzenleyen kanunnameler yayınlarlardı.
Sapo efsanesi ile başladığımız yazımızda dümeni Soma’ya çevirmenin ve takvim yapraklarını günümüze sarmanın vakti geldi.
Tin Suresi, “Yemin olsun incire ve zeytine, Sina dağına ve şu güvenli şehre! Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” diye başlar. Üzerine yemin edilebilecek kadar kutsal ve önemli bir ağaç olan zeytin, Yırca köylülerinin de tek geçim kaynağıdır. Tarım alanlarına yapılmak istenen termik santrale karşı, geçim kaynaklarını korumak için nöbet tutan Yırca sakinleri, 7 Kasım 2014 günü sabaha karşı, özel bir firmanın dozerlerinden çıkan ürkütücü sesle irkilir. Güvenlik görevlileri eşliğinde zeytin tarlalarına dalan dozerler, yaklaşık 6 bin zeytin ağacını kökünden söker. Zeytin ağaçları hukuka aykırı biçimde sökülen Yırca sakinleri pes etmez, devam eden hukuk mücadelesi neticesinde kamulaştırma kararı iptal edilir.
Haksızlığa karşı direnirken birlik olmanın gücünü fark eden Yırcalılar, Büyükşehir Yasası ile kaybettikleri taşınmazları kiralayabilmek ümidiyle, 2015 yılında Yırca Çevreyi Koruma ve Kalkındırma Derneğini kurarlar. Soma maden faciası sonrasında ilçemize yardım elini uzatan sivil toplum örgütlerinden biri olan Temel İhtiyaç Derneğinin Yırca köyünü ziyareti, Yırcalılar için yeni bir fırsat olur. Temel İhtiyaç Derneğinin sabun projesini sahiplenen Yırcalı kadınlar,hediyelik sabun üretimine başlarlar.Hediyelik sabun üretimini, hakiki bal mumundan yapılan mumlar izler. Yırca’nın sabun ve mumları bir yıl gibi kısa bir sürede Türkiye’nin dört bir yanına ulaşır. Projenin sonlanmasından sonra üretime devam etmek isteyen Yırcalı kadınlar, Hanımeli El ve Ev Ürünleri İktisadi İşletmesini kurarlar.
Yırca sakini 19 kadın tarafından kurulan Hanımeli işletmesi, sabun ve mum üretimine ilk günkü heyecan ve şevk ile devam ediyor. Kendilerine, “kömürün isi, sabunun misi” sloganını seçen Yırcalı kadınlar, Yırca sabununu tüm ülkeye başarıyla tanıtıyor. Pek çok haber ve yazıya konu olan Yırca sabunu, bir dönemin çok izlenen “İstanbullu Gelin” dizisinde bile kullanılmış. Hanımeli işletmesinin, ham maddesi zeytinyağı olan ada çaylı ve kekikli sabunları herkesten önce siz Somalıların desteğini bekliyor. Lütfen üşenmeyin, ilçe merkezine sadece 6 kilometre mesafedeki Yırca köyünü ve köyün girişinde sizi karşılayacak olan sabun evini ziyaret edin. Açık bulursanız, kadınlar kahvesinde bir bardak çay için. Soma’ya dönüş yolunda ise üzerinde dolu dolu taneleri ile sökülen zeytin ağaçlarının acısını hayal edin.
Şekilci bir toplum haline geldiğimizden olsa gerek, temizliği sadece elimizi ve yüzümüzü yıkamaktan ibaret sanıyoruz. Bu yüzden de içi kimyasallarla dolu sabunların kokusunu temizlik için yeterli sayıyoruz. Oysaki bize kesilen her bir ağaç için gözyaşı dökebilen vicdanların temizliği lazım. Sahi ruhumuzu ve ahlakımızı temizleyebilen bir sabun icat edildi mi?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.