Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Sevgili okuyucular son günlerde atanan yöneticiler, tepeden inme, abla, abi selamı ile makam sahibi olmakta, başkalarının kul haklarına girerek yöneticilik yapmaya çalışmaktadırlar. Yöneticiler maalesef bilginin, erdem’in ve liyakat nin gerçek sahibi olmadan sadece birilerinin istemesi ile o vasıflara haiz olmadan kendilerine tatlı gelen koltuğa oturmaktadırlar. Aslında geçmişten bu güne kadar yaşadıklarımızdan yola çıkarak geriye doğru baktığımda, bir günde müdür olanlarda, bir günde Müdür Yardımcısı olup, geçici görevle gidenlerde, bir günde atanıp ertesi gün daha üst bir görevle Ankara’ya dönenleri de gördük. Burada anlaşılan veya genele baktığımız zaman iktidar içerisinde abileri, ablaları olan Liyakat, Bilgi, Erdem, Yöneticilik bilgisinden uzakta hak etmediği görevlere getirilmekte ve o kurumda çalışan insanlar ezilmektedir. Oysa bir insanı yönetici yapmadan önce çalıştığı hangi kurum veya kuruluş, birim, ünite olursa olsun görev tanımına hâkim olmadan, uzmanlaşmadan, çalıştığı kurumun misyon ve vizyonunu, ilkelerini bilmeden, amirlik yapmaya kalkarsanız, astlarını teper, üstlerine yalamadık yaparak takla atar, çünkü bunların beynindeki yöneticiliğin, bilgisizliğin örttüğü en kolay tek kural budur. Sırf abilerinin, ablalarının iktidara yakın diye çalıştığı kurumun alt kademesinden aniden en üst kademesine getirtir oturtursanız, sudan çıkmış balık gibi ne yapacağını bilemez. Önünde bu görevi layığı ve liyakati ile yapacak bilgi ve erdem sahibi kişiler varken sırf birilerine yakın diye atananların hizmetin ifası ve personelin çalışma sistemlerini bozarak, kurum içerisinde nifak doğurucu hareketler yaparak infial yaratırlar. Burada Personel sisteminde köklü bir değişiklik yapılması şarttır. Atamaların yapılmadan önce liyakat ilkesine dayanan bir kamu personel sisteminde olmazsa olmaz denilebilen kriterlerin belirlenerek bu hüküm ve çerçeveler dışında kalan insanların siyasi çevrelerce gelecek baskılara karşı koyma bilmelidirler. Bu atamaların önüne geçilmesi ve giderilmesi kesinlikle en önemli sorundur. Çünkü Ahlak, adalet ve kamu görevlerinin verimli kılınabilmesi için gerekli olan tüm değerlerin göz önüne alınarak yapılması ve personel arasındaki sicil, başarı, liyakat, kıdem, anılan görevdeki çalıştığı güne kadar geçen zamandaki başarıları göz önünde bulundurularak yapılması en temel ahlaki olgudur. Bilgi, beceri, ahlak, deneyim, liyakat ve yöneticilik vasfına haiz olmayan atamalarda adaletin gözetilmediği bir makam ve koltuk sahibinden görev beklemek ile Dağın fare doğurması gibi eşdeğer kavramdır. Bu atamalarda hak kavramları zayi olduğu gibi, çalışanların kendi bilgi ve becerileri ile giremeyeceklerine inandıkları görevlerde ahbap çavuş ilişkisine dayanan amca abla arayacaklardır, bu da yönetsel sorunları beraberinde getirecek, çalışma huzuru bozulacak, çalıştığı kuruma karşı güven duygusu azalarak, istenmeyen rekabetler çıkacaktır, yani Kılıcı keskin olan galip gelmek için savaşacaktır. Sevgili okurlar, Kamudaki yönetiminin eksiksiz giderilmesi ve çalışma başarının eşit şartlarda sağlanması, kendisinden beklenen hizmetleri etkin ve verimli bir biçimde yerine getirilmesi için adalet ve liyakat ortamın sağlanması şarttır. Yoksa çalışanlar arasında tüm çalışanların hak ettikleri bir yerlere gelmek için birilerine yakın olmak zorunda değildirler. Personelin kendi aralarındaki çarpışmasını hızlandırarak, insanları birbirine karşı kışkırtmak ve çalışma barışının kaybolması neticesinde güzide bir kurumdan verim beklenmediği gibi sonuçta koca bir işletmede herkes birbirine düşman olur. Peki, sonuç ne mi olur birileri tayin ister, birileri geçici görev ister, biriler de dava açarak kanuni ve yasal yollardan hakkını aramak zorunda kalır. Lütfen etrafınıza dönün bir bakın, Bilgiden, liyakatten, erdemden yoksun niteliksiz kaç kişinin makam, mevki sahibi olduğunu sizde göreceksiniz. Hayatında görmediği ilgi ve alakayı birilerinin selamı ile hak etmediği koltuğa oturanlar, o makamdan dolayı gördükleri ilgiyi kendi şahsiyetlerine gösterilmiş gibi zannederek zavallı acınacak duruma düşerler. Bu gibi insanlar hiçbir zaman yalnız değildir, yanlarındaki ki bravo padişahım diye alkışlayan zavallılar, acaba bir yerlere bende gelebilir miyim diye ömrü leyleğin ömrü gibi laklakla ve beklemekle, el, etek öpmekle geçer. Bu gibi örnekleri yazmaya devam etsem inanın ne bu satırlar alır, ne bu gazete sayfaları alır, bunlar son zamanlarda o kadar çoğaldı ki kosayla biçsen bitmek bilmeyecek kadar çoğunluktadır. Son söz “ Makamları mı insanı yüceltir, insanlar mı makamı yüceltir, diye düşündüğümüzde bazı makamlar insanlara taşıyamayacak kadar bol geldiği gibi, hak eden insanlarda hak ettikleri makama gelmedikleri için çalışma barışı bitmiştir” Kim üstüne alınırsa alınmakta son derece serbesttir. Son söz, Demek ki neymiş, “Makamlar insanlara değil, insanlar makamlara şeref kazandırırmış” N O K T A Gelecek hafta içinde görüşünceye dek şen ve esen kalın, sevgi ile kalın, mutlulukla kalın.ek şen kalın esen kalın.