ZEYTİN BEREKET, ZEYTİN RAHMETTİR

Yayınlama: 21.11.2024
141
A+
A-

Selam ve sevgilerin en güzelinin siz değerli gönül dostlarımın olması dileği ile hepinize güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum.

Bu haftaki konumuz zeytin hasadı zamanı olduğu için sayfamızı zeytine ayırdık.  Zeytin sezonunun nerede ise sonlarına doğru yaklaşıyoruz, çoğu üretici arkadaşlarımız, abilerimiz zeytinlerini topladı, kimisi kuyularına attı, kimisi salamura, yuvarlama, baskılı yaptı, kimisi de kalan zeytinlerden zeytinyağlarını çıkardı. Rabbim herkese güle güle yemek nasip etsin, ticaretinin yapanlara da hayırlı kazançlar, bol rızıklar eylesin inşallah.

Yaklaşık bende sekiz seneden beri zeytin yetiştiriciliğinin önemli bir yerleşim yeri olan Süleymanlı Beldesinde atadan kalma zeytinlerimiz toplarım. Zeytin sezonu geldiği zaman beldede nerede ise yaşlılar dışında hiç kimse kalmaz, herkes, zeytinliklere hücum eder. Hepimizin bildiği gibi zeytin bereket, zeytinin her dalı bizim için rahmettir.

Bu sene havaların da kurak gitmesi nedeni ile hasada erken başlanmış oldu buna da şükkürler olsun diyelim.

Zeytin hasadının başlangıcı genellikle Ekim ayından itibaren domat zeytin ile başlar, Edremit, uslu derken trilyalarsiyahlaşır olgunlaşır ve hasat edilir.  Zeytin yetiştirmek, zeytin toplamak, zeytine Pazar bulmak elbette kolay bir iş değildir.  Zeytin mesaisi sabah saat 07.00’de başlar. Büyük zeytinlikleri olanlar ameleler ile birlikte  Karatepe, Erekler, Çam, Ağaçlık içine 07.30’da gün ağarmadan girmiş olurlar. Zeytin toplamak öyle sanıldığı kadar kolay değildir, sabahın o soğuk havasında elinde eldivenlerle yarı loş ışıkta elinde taraklarla zeytin sıyırmak, biraz yemek molası, tekrar o ağaçların üzerinde cambazlık yapmak her babayiğidin de harcı değildir. Şunu da belirtmek işterim ki kaç kişiler zeytin toplarken merdivenlerden düşmüş halen iyileşememişlerdir. Dolayısı ile hem yorucu hem dikkat isteyen bir iştir. Soğuk içine işlerken, bedensel olarak devam etmek bambaşka bir disiplindir. Soğuktan burnun akarken, mendili cebinden çıkaramazsın. Eline batan dikenler cebine girerken acıtır. Eldiven taksan seri ve hızlı zeytin toplayamazsın. Zaman zaman  eve geldiğim de yemeği yerken uyukladığımı ve ne zaman yatağa gittiğimi bile unuturum, Allahtan beş dönüm zeytinlik var, hele birde on dönüm üstü olsaydı hastaneden çıkmazdık artık. Her tarlaya girdiğimizde kaç ağaç kaldığını sayar dururuz. İkindi ezanının okunmasın ı dört gözle bekleriz ki artık günün sonu yaklaşmış demektir.  Makinecisi, sırıkçısı, tarakçısı, yayıcısı, dipçisi, çuvalcısı derken ayrı ayrı çalışan, görev taksimi yapan arkadaşlar vardır. Sabah ayazında traktörle tarlaya gidip 3-5  zeytinçırpısı  yakıp soğuktan donan parmaklarınızı ısıtmanız gerekir ki onunda faydası çok olmaz ısısı çabuk geçer.

 Değerli dostlar, bir o kadar da kahvelerde zeytin sohbetlerinin tadı olmazsa olmazlardandır. Ercüüü çaylar beş oldu derken Aliço’nun o şen ve neşeli kahkahası herkese enerji verir. Herkes zeytin fiyatlarının kaç para olduğunu, sen kaç kasa zeytin topladın, Edremitleri ne yaptın, kaç kilo yağ çıkardın, oooo maşallah kardeş, Kaç kg’da bir yağ verdi, asidi kaç derken bunlar tarlaya girilmeden önce yapılan tatlı sohbetlerdir.

Sleymanlı’da çoluk çocuk herkes zeytin toplama konusunda ustalaşmışlardır, ağacın, zeytinin dalını, tuhurunu, cinsini binlerce metre ileriden tanırlar. Tabii Ballıca, Milinge, Erdelli, Eroğlu kasabasından tutun Akhisar, Bakır, Soma ,içindedurum aynıdır. Akhisar tarafındaki beldelerde geçim kaynağı zeytin olduğu için buralarda halk bir sezon boyunca zeytinden gelecek getiriye odaklanırlar. Bazen hayal kırıklığı bazen sevinç yaşanır. Eeee ne olursa olsun buralarda sıkça söylenen bir söz vardır, malın olmuş, mahsulün olmuş zararda etsen toplayacaksın, başka çaren yok. Eğilip büküleceksin yerdeki bir tek zeytini bile bırakmayacaksın.  Çünkü o mahsul oluncaya kadar aşamalar kolay oluşmamıştır. İlacı, gübresi, sürmesi, arası, gitmesi gelmesi, kolay değildir, maddiyattır. Sen toprak onaya bir verirsen o sana bin verir. Yazımızın başında da değindiğim üzere, zeytin emek ister, zeytin bakım ister, sevgi ile yaklaşmak isteri sen bunları verebilirsen karşılığında da bereket olarak sana döner.

 Gelelim bu yılın kısaca değerlendirmesine, Bu yıl mahsul çok olduğu için tüccarlardan da pek talep olmadığı için üreticinin beklentisini karşılayamadı. Bu yıl ki çalışma yevmiyeleri 1300 TL civarındaydı. Çok sevdiğim bir arkadaşım enişte ortağına zeytin aldım tarladan amelesine toplama parası yaklaşık 44 bin TL verdim, sattığım zeytin 41 Bin TL, şeytan bu7nun neresinde, hani kendi emeğim, hani yaptığım masraflar daha ortaklığın yanına bile yaklaşmam diye serzenişe bulunuyordu. Üreticinin mahsulünü aracılar alıyor, onlarda tüccarlara satıyor. Zeytin kızıl olmayacak, zeytin yeşilli olmayacak, zeytin küçük olmayacak, zeytin benekli olmayacak derken bir de bakmışsın bir haber gelir fiyatlar düştüüüü gözümüz aydın, yaaa bir kerede gittiğimiz zaman fiyatlar bugün yükseldi deyin. Ne diyelim buna da şükürler olsun diyelim birçok eş dost zeytinini yağa çıkarttı. Geçen sene 350 TL olan zeytinyağı bu sene 180 TL’ye kadar düştü, şimdi bana bunu anlayan birileri varsa ANLATABİLİRMİ ACABA ? Hangi gıda maddesi bir yıl öncekinden geri gelmiştir, örneğini bilen varsa yazsın bende öğrenmiş olayım. Bin bir zahmetle yetiştirilen zeytinler maalesef  elde kaldı desem, en güzel zeytinler yağa gitti desem yalan olmaz. Kısaca zeytin hasadını dört gözle bekleyen üreticilerin hayalleri gelecek yılara yıllara kaldı. Ben bunu biraz da insanlarımızın kooperatifleşmemesi ve birlik beraberlik içerisinde hareket etmemesine bağlıyorum. Geçen sene zeytin yokken taaaFethiyelerden, Mersinlerden zeytin getirilirken bu sene zeytin fiyatı ortalama 45 TL, 75 TL bandında geldi gitti. Şimdi diyebilirler ki duble 1 Numara 100 TL, Allah aşkına söylesenize koca ovadan 50 Kg duble zeytin satılmış mıdır,? Yok sanmıyorum. Yapacak bir şey yok hakikat olan büyük gelir kaybının yaşandığı bir gerçektir. Nereden bakarsak bakalım bu sezonda umduğumuzu bulamadık, hayallerimiz gelecek yıllara kaldı. Girdi maliyetleri ilaç, gübre, mazot bu kadar zamlanmış iken zeytinin dört seneden beri nerede ise aynı kalması aklı alacak gibi değildir. Allah üreticilerin yardımcısı olsun inşallah diyelim bu haftaki yazımızı noktalayalım.

“  Ali çomun sesinden Gidene bak gidene, gidip te dönmeyene, nasıl gönül vereyim, sevmesini bilmeyene sana yandım Gerdaniyem sesi yankılanırken çaylar gelsin, helalın var diyerek istekler ve sohbetler bitmez.

    Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın, sevgi ile, mutlulukla kalın inşallah, Allaha emanet olun.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.