ORTAYA KARIŞIK, KARMAŞIK BİR YAŞAM.

Yayınlama: 23.03.2024
112
A+
A-

Tüm dostlarıma ve okuyucularıma güzel bir hafta geçirmesini cani gönülden diliyorum.
21 Mart ile birlikte havalar ısınmaya, karlar erimeye, ağaçlar çiçeklenmeye, toprak yeşermeye, göçmen kuşlar yuvalarına dönmeye başlar. Bu nedenle 21 Mart bütün varlıklar için uyanış, diriliş, ve yaradılış günü olarak kabul edilerek, Nevruz bayramı adı ile kutlanır. Hepinizin Nevruz bayramını kutluyorum.
Seçimlere az bir süre kala maşallah Soma Belediye Başkan adaylarımız gece gündüz demeden koşturmaya devam ediyorlar. Halkın içerisinde bizde vatandaşın nabzını tutmaya devam ediyoruz. Gittiğimiz her ortamda, her dost meclisinde bizlere yöneltilen ilk soru, “ Sizin gözünüzle bu seçimi nasıl görüyorsunuz, sohbet bitmeden Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ne olur?” derken akabinde bir tahminin var mı?, yoook biz müneccim değiliz ki, çünkü daha önceki seçimlerdeki tecrübelerimize göre şu aday veya bu aday kazanma ihtimali yüksek diye bir görüş sunuyoruz, bir bakıyoruz ters köşe olmuşuz. Bu millet sandığa gittiği zaman her ne kadar bu seçimlerde kişiye göre oy verecekse de kapalı odaya oy atmaya gittiği zaman, dedem gıratın böğrüne vururdu, veya nenem altı okun göbeciğine vururdu dayanamadım yine diyerek rahatlıkla dönebiliyorlar. Hayırlısı ne ise o olsun diyoruz, hak eden kazansın diyoruz, çalışacak olan kazansın diyoruz.
Bazen arkadaşlar bana sorarlar, abi bu hafta ne yazacaksın diye, bende bakalım masanın başına oturup, bilgisayarımı açtığım zaman kendiliğinden cümleler dökülüyor diye cevap veririm. Bu haftada ortaya karışık ve aklımın karmakarışık olduğu bir dönemde karışık bir yazı yazmak istedim.
Bazı dostların bildikleri gibi Somada işim olmadığı zaman günlerimi Süleymanlı kasabasında geçiririm. Süleymanlı kasabası Belediye kapandıktan sonra bir çok hizmetten mağdur kalmıştır, aslında nüfusu 10bin kişinin altında kalıp kapanan tüm beldelerde bu sorun yaşanmıştır. Örneğin eskiden vatandaşın kanalizasyon tıkanmalarında, emlak beyanname vergilerinde bir adım gidip işini görüyorken şimdilerde İlçelerdeki belediyelerden gelecek hizmetleri beklemek zorundadırlar. Süleymanlı kasabamız, genellikle göçmen ağırlıklı, tarımı ve ekonomisi zeytine dayalı Akhisar’a on dakika uzaklıkta şirin bir yerleşim yeridir. Süleymanlı kasabasında her yerde olduğu gibi kahve sohbetleri aslında vatandaşın nabzının tutulduğu ve halkın ortak istek ve şikayetlerinin dile getirildiği önemli yerlerdir, burada yapılan sohbetlerin mahiyetlerde önemlidir. Sosyal yaşamımızda halen önemli bir yere sahip olan kahveler geçmişte olduğu gibi günümüzde halen ülkemizin geleneksel kurumlarından birisidir. Kahveler sigara dumanı, hararetli siyasi tartışmalar, spor yorumları ve bazense dinlenme yerleri olarak karşımıza çıkar. Neyse geçenlerde Muhtarımız ve sevdiğimiz arkadaşımız Cemali Merter, Muhtarlık bilgi sayfasında bazı muhtar adayı arkadaşların afişlerinin yırtıldığının tespit edildiğinin öğrenildiğini ve bu gibi hareketlerin yersiz, demokrasi, birlik beraberlik adımıza zarar verdiğini belirterek lütfen bu yollara başvurmayın diyerek uyarıda bulunmuştur. Muhtarımızın bu paylaşımı sosyal medyada çok kabul görmüş ve bu hareketi takdirle karşılanmıştır. Aynı sorun geçenlerde Manisa’nın bazı ilçelerinde de yaşanmıştır. Arkadaşlar bu bir bayrak yarışıdır, hizmet yarışıdır, hiçbir vatandaş afişlere bakarak oy vermemektedir bunu biliniz, çok nadir bazı kişiler il ve ilçelerde meclis üyelerinin simalarını hatırlamak için fotoğraflarına bakmaktadırlar. Çoğu millet zaten adaylar ortaya çıkarken hangi adayı destekleyeceğini gönlüne yazmaktadırlar. Her zaman söylediğimiz sözü yine tekrar etmek istiyorum, kim bu memlekete, beldeye, ilçeye hizmet yarışında vatandaşın rahat etmesi ve eksikliklerin giderilmesi için çalışır, caba gösterirse rabbim ondan razı olsun. Bu şirin beldemiz de olduğu gibi memleketimizin her yerinde seçimlerin birlik ve beraberlik içerisinde dostane bir şekilde geçmesini cani gönülden diliyorum.
Ramazan ayındayız, önemli ve on iki ayın sultanı dediğimiz bu ayda çeşitli kurum ve kişilerce iftar yemekleri verilmektedir. Lütfen kimse devletin parası ile kimseye patronluk yapmaya taslamasın. 18 Martta bayanlara çiçek alıp, yemek kahvaltı veriyorsanız bunun faturasını devlete ödetmek, fatura etmek zorunda değilsiniz, işçinin memurun yediği yemeğin içinden geçirmek zorunda değilsiniz. İftar yemeklerinde özel sofralar hazırlatarak ikramlarda bulunmak size sevap değil hem günah, hem tepki kazandırmaktadır, bunları bilmiyor değiliz, kimse kamunun gücünü kullanarak ağababalığı, şirinlik rollerine girmesin. O paranın içerisinde seksen milyon kişinin hakkı vardır. Çalışanına yemek, hediye, çiçek, kahvaltı vermek istiyorsan koçlar gibi şu kadar kişilik yemek veya çiçek parası benden, misafir ağırlama kabul etmiyorum dersin ben senin bonkörlüğünü o zaman görürüm. Bunu tüm kamu kurumları için söylüyor ve yazıyorum. Bu benim düşüncem tabii, ben odaların, Belediyelerin, Kamu kurumlarının, siyasi partilerin iftar vermelerine karşıyım, tabii katılırsınız, katılmazsınız ama ben böyle düşünüyorum. İftar paralarını verecekleri bir çok fakir fukara insan var, o şekilde değerlendirilebilir. Milletin parası ile gelen iki misafire yemek yedirip, parasını devlete misafir ağırlama diye göstermekten, şatafatlı balık sofralarından vazgeçin, Zaman şov yapacak, şımarıklık ve artistik yapacak zaman değil, bunları yapmakla fosforlu görünmüyorsunuz aksine bizim gözümüzde kocaman bir sıfırsınız.
Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın, sağlıcakla kalın dostlarım.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.