Soma Olay Gazetesi

canlı bahis siteleriyatırımsız bonus veren sitelergüvenilir casino siteleribahis siteleribedava bahisbahis sitesibahis şirketleribahis sitesi

Halis Adıbelli

ZEHER ALİ

ZEHER ALİ
Bu haber 16 Mayıs 2019 - 18:21 'de eklendi ve 927 kez görüntülendi.

                               Soma’da yaşar bir garip Zeher idim.

                               Ali dedi anam hak bir meczub idim,

                               Dediler düşman girmiş deli bağrıma,

                               Esirse bu baş bana çok fazla dedim.

Anonim Soma Yöresi  

Derleyen: Emin Ali ÖZGÜR

                24 Haziran 1920  Perşembe günü Soma’nın tarihindeki en kara günlerinden biridir.

               Yunan ordusunun ağır bombardımanına karşı günlerdir  kahramanca direnen Cinge cephesindeki Kuva-yı Milliye müfrezleri daha fazla dayanamayarak Beyce yönünde geri çekilince, önü açılan Yunan birlikleri; önce Turgutalp köyüne girer ve orada Bigadiç Milli Alayından Ali Osman Çavuş ile Hasan Çavuş’u şehit ederek Soma yönünde ilerlemeye başlarlar.

              Öğleye doğru şehri yoklamak için kadınlar pazarına gönderdikleri  askerlerden ve yerli Rumlardan şehrin sakin olduğunu öğrenen Yunan askerleri; Ulupınar camisini geçip eski postahane binasının önüne gelince durup tören yürüyüşüne geçerler.(1) Soma halkı ise korku ve panik içinde Hamız dağına çıkmaktadır.(4)

             Bayrak taşıyan atlı birlikler önde olmak üzere; borazan çala çala Lefterin hanının önüne kadar gelen Yunan askerleri, birden koca çınarı siper almış ve etrafındakilere, ‘ne duruyorsunuz?’ diye haykıran biri tarafından atılan bir kurşunla, sağa sola dağılırlar. En öndeki süvari askeri, atıyla birlikte yere kapaklanır.

           Kısa sürede toparlanan Yunan askerleri, koca çınara doğru yaylım ateşine başlarlar.

            Ortalık sakinleşince; koca çınarın dibinde elinde silah, kanlar içinde yerde yatmakta olan biri görülür. Cansız bedenini süngüyle delik deşik eden Yunan askerleri kalabalığa sorar onu; kimdir bu diye ve Rumlar da cevap verir: ZeherAli !

Hüseyin Bey oğlu Zeher Ali

                 Eşi, Zeher  Ali’nin kanlar içindeki bedenine kapanmış ağlarken işgalci Yunan askerleri;  yerli Rumların da yardımıyla Zeher  Ali’nin Cuma mahallesi Kayalık sokaktaki evini ateşe verirler ardından da  Rum kilisesine giderek ayinlerini yaparlar. (1)

                                                             …//…

Zeher Ali’nin kim olduğunu, memleketini,  nereden geldiğini ve nereye gitmekte olduğunu aile efradı da tam olarak bilemiyor. Zor günlerdi. Kimin nereden geldiği değil de kimin, kim ve neci olduğu önemliydi.

                 Edinilen bilgilere göre Zeher  Ali; Yemen cephesinde askerliğini yaptıktan sonra terhis olup memleketine dönerken 1910 yılında Soma’ya uğrar ve bir müddet Soma’da çalışır. Çok çalışkan ve her işin üstesinden ustalıkla gelebildiği için Somalılar ona; zehir gibi adam anlamına gelen, Zeher Ali adını vermişlerdi. Kısa zamanda Somalılar tarafında çok sevilen Zeher Ali; esnafın da önayak olmasıyla Soma’nın tanınmış ailelerinden  İskilipli İsmail Efendi’nin Kızı Safure Hanım ile evlendirilir.  Artık ölünceye kadar Soma’dan ayrılmaz.

Zeher Ali; Yunan ordusunun Soma‘yı tören yürüyüşü ile işgal edişini görmekten ve esaret altında yaşamaktansa çarpışarak ölmeyi yeğleyen gerçek  bir vatanseverdir. Elindeki  mavzer onun Kuvay-ı milliye yanlısı olduğunu gösterir. Bu milletin esareti asla kabul etmeyeceğini canını feda ederek cok anlamlı bir şekilde ifade etmiştir.

                 Yerde günlerce bekletilen cesedi, Hacı Raşit Efendi’nin  gayretleriyle kaldırılır.(4)

                 Yunanlılar tarafından şehit edildikten sonra, tek başına kalan eşi Safure Hanım;  kadın başına işleri çekip çeviremeyince malı mülkü ne varsa zamanla yitirir ve ardından çok çile çeker.

                  Türkiye Büyük Millet Meclisi; 28 Mart 1927 tarihli oturumunda 490  kişinin istiklal madalyası ile ödüllendirilmesi teklifini kabul eder. Bu listedeki tek Somalı; kırmızı şeritli istiklal madalyası ile ödüllendirilen Hüseyin Bey oğlu şehit Zehiri Ali, yani Somalıların deyişiyle  Zeher Ali’dir.

(3)

Zeher Ali’nin eşi 1890 Soma doğumlu  Safure Hanım, 1976 yılında 86 yaşında iken vefat etti. Kızı Fatma’dan;  Erhan, Orhan, Mustafa,  Filiz ve Metin HEPTEK  adlarında torunları olur.  Soma’nın tanınmış simaları olarak yakın zamana kadar Soma’da yaşayan bu torunlardan  sadeceMetin Heptek yazları Soma’yı ziyaret etmektedir. (2)

.                  Öldüğünde 30-35 yaşlarında olan Zeher Ali’nin attığı kurşun söylendiği gibi Yunanlılara sıkılmış ilk kurşun değil aksine Soma kuva-yımilliyesinin son kurşunudur. Bundan sonraki ilk kurşun İnönü’de, Sakarya’da  Mustafa Kemal’in askerleri tarafından atılacaktır.

Zeher  Ali’nin şehadetiyle artık Soma; cumhuriyete yani özgürlüğe ve tam bağımsızlığa giden yolda kendisine düşen kutsal bir görevi şanı ve şerefiyle tamamlamış olur.

              24 Haziran 1920 Perşembe günü; başta Zeher Ali olmak üzere Turgutalp yakınlarında etrafını saran bir bölük Yunan askerinin; ‘teslim ol’ çağrısına, silahla karşılık vererek şehit olan iki yiğit,  Bigadiç Milli Alayından Ali Osman Çavuş ile Hasan Çavuş’a ve Hatunköy yakınlarında  şehit olan Teğmen Seyfettin’e Cenab-ı Allah’tan rahmet, geride kalan aile efradına da sağlıklı ve uzun ömürler dilerim. (5)

             Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

             Mezarının eski mezarlıkta bugün ikiz kulelerin tam karşısına denk gelen Bülent Ecevit parkının yerinde olduğu söyleniyor.

ZeherAli’nin adı Soma’da bir okula verilmiş ve olayın geçtiği yerde Zeher Ali’nin çok güzel ve anlamlı bir heykeli dikilmiştir. Katkılarından ötürü Soma Belediyesine teşekkür eder,

Kuva-yı milliye ruhunun Soma’da yaşatılmasındaki çabaları ve Zeher Ali heykelinin  yapımındaki  emeklerinden ötürü Sayın Dr. Mustafa Topçu’yu da rahmet ve şükranla anarım.

             Allah (cc) devletimizi daim, milletimizi kaim eylesin.

            —————————–

Açıklama 1)

Zeher Ali’nin şehadeti ve yaşananlar hem Soma’da hem de yakın ilçe ve köylerde derin üzüntüye neden olmuştur. Böyle toplumsal acıları türküye veya destana dönüştüren destan yazıcılarından birinin Zeher Ali için yazdığı dörtlüğü; 1930’lu yıllardaTarhalalı Emin Ali ÖZGÜR bizzat dinleyerek yazıya dökmüştür.  Giriş bölümünde sunulan bu dörtlük; Sayın Mustafa Küçükkayapalı’nın Soma ve Madeni çalışmasından alınmıştır. Kendilerine teşekkür ederim.

KAYNAKÇA:

İhsan Kutlusoy. Soma 1971

Metin HEPTEK. Kaynak kişi. 1948 Soma

T. B. M. M. ZABIT CERİDESİKırk Yedinci İçtima  28 Mart 1927

Mustafa KÜÇÜKKAYAPALI. Soma ve Madeni s.27,28,29

Kemal BALIKESİR. Milli Mücadele Anıları. Balıkesir Ekspres Gaz. 1988

Soma sözlüğü:

Kadınlar pazarı: Çarşı camisi ve bedesten  ile Ağalar pınarının arasında eskiden kurulan pazar.

Lefterin Hanı: Bugün Nazif Cengiz Hanı,

Eski Postahane: 1 nolu Sağlık Ocağının üst tarafındaki yer.

Rum Kilisesi: Bugün yeni çarşıda  bulunan Çocuk Esirgeme Kurumu dükkanlarının olduğu yer.

NOT: Zeher Ali’nin şehit olduğu yer ile ilgili çok değişik bilgiler ve yaşamı ile ilgili bir çok karanlık noktalar vardır. Zeher Ali’nin bir diğer adının  Delikboğaz olduğunu söyleyenler olduğu gibi Delikboğaz’ın farklı bir kişi olduğunu söyleyenler de var. TMMM listesinde Zeher Ali’nin altında adı yazılı olan Berber Hüseyin oğlu Mustafa da Somalı olabilir Bu çalışma Sayın Metin Heptek’in  ninesiSafure Çınlar ‘dan (1890-1976) duydukları ile  dönemi anlatan yazılı kaynaklardan derlenen bilgilere göre dramatize edilmiştir. Bu gibi tarihi olayların tanıkları artık yaşamıyor. Onların coçukları da yaşamıyor. Torunları ise dedelerini ve  babalarını  dinlerken henüz çocuk olduklarından, pek emin olamıyorlar.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER