istanbul escort

Soma Olay Gazetesi
eyup suleyman alli

Zordur Ömer ve Ali olmak.

Zordur Ömer ve Ali olmak.
Bu haber 25 Ekim 2019 - 11:41 'de eklendi ve 318 kez görüntülendi.

Biri imanıyla, Allah korkusuyla adaletin zirvelerinde, diğeri devasa ilim şehrinin kapısı; Allah’ın ve gönüllerimizin aslanı. İkisi de ibadetin kulluğun zirvelerinde oynamışlar.

Hz. Ömer, toplumun çıkarları ile memurlarının menfaatlerini dengede tutmaya itina gösterirdi.Onun gözünde bir vali, toplumun herhangi bir ferdi gibiydi. Adaleti uygularken sıradan bir kişi ile bir valiyi ayırt etmezdi. Bir hutbesinde : “Ey insanlar! Sizi yönetmek üzere tayin ettiğim bir memurdan cefa görürseniz, hemen bana bildirin. Allah’a yemin ederim ki, öyle bir yöneticiden kesinlikle hakkınızı alır ve kısas uygularım.” diyordu.

Allah’ın yarattığı insanlara karşı kişisel işlerde ve adalette eşit davran ki güçlü kimseler senin nüfuzundan korksun, zayıf kimselerde senin adaletine sığınsın. Bir dava da karar verdikten sonra hatalı olduğunu anlarsan kararını değiştirmekten geri durma, kararını düzelt.

Çünkü aslolan doğruluktur!

Amr bin As’a;

Ben bir idareciye halka zulmetmesi için ya da onların mallarını üzerine geçirmesi için görev vermem. Zulmeden benim idarecim olamaz. Ben tayin ettiğim valileri, halka dinlerini ve Resulullah’ın sünnetini uygulamayı ve halkın kazançlarını, mallarını eşit paylaşmaları için ve adil bir idare için yollarım.

 Hz. Ömer tayin ettiği memurlarına bu tavsiyelerde bulunurken evlerinde yoksulluk içinde yaşamaya çalışan bir ailenin bilgisi gelir. Kays ve Amr bin As bu ailenin durumunu öğrenmek için Halife Ömer’den izin istediler. Adalet timsali Halife ise şöyle cevap verdi.

 Hayır! Olmaz. Ben bizzat kendim gidip bu ailenin ihtiyaçlarına çare bulacağım. Çünkü Dicle kenarında bir koyunu kurt kapsa Allah’ın adaleti gelir ve onu benden sorar.

Hz. Ömer eve vardığında bir kadını hasta iki küçük yavrusuyla oturmuş ocakta bir şeyler kaynatırken görür.

Hz. Ömer: Neyiniz var? Bu çocuklara ne oldu?

Kadın: Hayatın çilesi ve soğuk. Bir de açlık olunca çocuklarım bu hale geldi.

Hz. Ömer: Peki, bu ocakta pişen ne?

Kadın: Su! Yemek pişiyor diye çocukları kandırıyorum. Allah, Ömer’den soracak bunu.

Hz. Ömer: Ömer nasıl bilsin ki bunu?

Kadın: Halife seçildi bizi unuttu. Olur mu bu?

Ailenin bu halini gören Hz. Ömer oldukça üzülür ve hızlıca erzakların olduğu depoya gider. Depodan aldığı yiyecekleri yoksul kadının evine götürür ve bizzat aileye yemek yapar.

Kadın: Bu işleri siz Ömer’den daha iyi biliyorsunuz. Size hayatım boyunca dua edeceğim.

Hz. Ömer: Dua et, bir gün halifelik makamına gelirsen beni orada görürsün belki.

Zordur Ömer ve Ali Olmak

Hz. Ali’ ki kimseye ayrıcalık tanımayan, haktan zerrece taviz vermeyen adaletine tahammül edemeyenler oldu. Derken, yozlaşmışlar ve donuklaşmışlar Ali’yi şehit ettiği uğruna can vermeye hazır olan, uğrunda darağaçlarına koşup gözünü kırpmadan ölümün kucağına atılan, sevgi ve imametine gönül veren yarenlere sahip olma açısından Hz. Ali (a.s) gerçekten İslam tarihinin ender, hatta emsalsiz simasıdır.

Bu yüzyılda aradığımız ve olması gereken de  Hz. Ömer’ler Hz Ali’ler yetişmesi dileğiyle…

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

paykasa bozum