İZİNSİZ ALINAN SES VE GÖRÜNTÜ KAYITLARININ DELİL NİTELİĞİ

Yayınlama: 14.03.2025
327
A+
A-

Hukuken, alınan her ses ve görüntü kaydı delil olarak değerlendirilemez. Hukuka aykırı elde edilen ses ve görüntü kayıtları delil olarak kullanılamaz. Ayrıca hukuka aykırı bir şekilde kayıt alınması TCK ilgili maddeleri uyarınca suçtur. Ancak belirli şartlarda alınmış ses ve görüntü kayıtları hem ceza hem de özel hukukta delil olarak kullanılabilmektedir.

Delil Olarak Ses ve Görüntü Kayıtlarının Hukuka Uygunluk Kriterleri

Ses ve görüntü kaydı alınan kişinin bu kaydın yapılmasına dair rızası bulunuyor ise bu durumda alınan kayıtlar hukuka uygun delildir. Ancak ses ve görüntü kaydı alınan kişi ya da kişilerin buna rızasının olmaması halinde, gizlice alınan kayıtların hukuka uygun olup olmadığını belirleyen koşullar ve içtihat haline gelmiş şartlar bulunmaktadır. Yargıtay içtihatları kapsamında hukuka uygun delil niteliğinde olan ses ve görüntü kayıtları aşağıdaki şartları sağlamalıdır.

1) Ses veya görüntü kaydı yapan kişinin kendisine veya yakınlarına karşı bir suç işlenmiş veya haksız saldırı olmalı veya kişi mevcut delillerin kaybolmasını engellemeyi amaçlamalıdır.

2) Alınan ses ve görüntü kayıtları ani gelişen olaylarla sınırlı olmalı, planlı ve bir kurgu dahilinde olmamalıdır.

3) Bir daha kayıt ve delil elde etme imkanı olmamalıdır.

4) Yetkili makamlara ulaşma imkanının olmadığı bir durum söz konusu olmalıdır.

Hem Ceza Hukuku’nda hem de Özel Hukuk bağlamında gizlice alınmış ses ve görüntü kayıtlarının Hukuka Uygun bir delil olarak kabul edilebilmesi için kanunen, planlı ve sırf delil oluşturmak amacıyla alınmış bir ses veya görüntü kaydı olup olmadığının tespiti esastır. Yalnızca delil elde etmek amacıyla kurgulanmış bir olay neticesinde alınmış ses veya görüntü kaydı söz konusuysa alınan kayıt hukuka uygun bir delil olmayacaktır ve hukuka uygun olmadığı gibi aynı zamanda bu durumda özel hayatın gizliliği suçu da gündeme gelecektir. Alınan ses ve görüntü kayıtlarının hukuka uygun bir delil olarak sayılabilmesi için; alınan kayıt ani gelişen bir olay neticesinde ve başka şekilde delil elde etme imkanı olmayan durumlarda alınmış olmalıdır. Özel hukuk kapsamında, özellikle boşanma davaları ve işçi-işveren uyuşmazlıkları açısından ses ve görüntü kayıtlarının delil olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususu da sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hukuka uygun olarak elde edilen ses ve görüntü kayıtları aynı Ceza Hukuku’nda olduğu gibi Özel Hukuk’ta da delil olarak kabul edilebilecektir.

İzinsiz Alınan Ses ve Görüntü Kayıtlarının Cezai Boyutu

İzinsiz bir şekilde, kişilerin rızası olmadan ve hukuka aykırı olarak alınan ses ve görüntü kayıtlarının mevcut olması halinde gündeme gelecek suçlar şu şekildedir;

1)Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu; TCK’nun 132. maddesinde düzenlenmiştir; iki kişi arasında gerçekleşen telefon, internet ve sair yollarla kurulan iletişimin ve konuşmaların üçüncü bir kişi tarafından dinlenmesi veya kayda alınmasıdır.

2)Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu; TCK’nun 133. maddesinde düzenlenmiştir;

kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların, bu kişilerin rızaları olmaksızın kayda alınması ve bu kayıtların hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi suretiyle işlenebilir.

3)Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu; TCK’nun 134. maddesinde düzenlenmiştir; başka şekillerde işlenebileceği gibi, kişilerin özel hayatlarına ilişkin ses veya görüntü kayıtlarının hukuka aykırı olarak alınması ve ifşa edilmesi suretiyle işlenebilir

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.