Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İş kazası kavramı, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre “İşyerinde veya işin
yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya
da bedenen engelli hale getiren olayı” ifade etmekte iken, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre “Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi
nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda veya işverence sağlanan bir taşıtla işin
yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan
bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay…’’ olarak ifade edilmektedir.
Bu iki tanımdaki farklılıklar ele alındığında tüm bu hususlar kapsamında kabul edilen tanıma
göre iş kazası; “sigortalının işverenin otoritesi altında bulunduğu bir sırada, gördüğü iş veya
işin gereği dolayısıyla gerçekleşen, sigortalıyı bedence ya da ruhça zarara uğratan, ani ve
harici bir olaydır” şeklinde tanımlanabilir.
İş Kazasının Unsurları
1- İşçinin 5510 Sayılı Kanun’un 4/1. maddesi anlamında sigortalı olması gerekmektedir.
2- İşçinin, dıştan gelen, istenilmeyen, ani bir kazaya uğraması ve bu kazanın duruma göre
5510 sayılı kanunun 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan birine veya 6331 Sayılı
kanunda belirtilen hal ve durumlardan birine dahil olması gerekmektedir.
3- Kaza sonucunda işçiyi bedence veya ruhça bozukluğa uğratan bir olay meydana gelmelidir.
4- Kaza ile zarar arasında illiyet bağı olmalıdır.
Yargıtay’ın ilgili kararında “İş kazasının unsurları üzerinde de kısaca durmak gerekirse, şöyle
sıralanabilir; kazaya uğrayan 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılmalı; bu sigortalı
bir kazaya uğramalı ve uğranılan kaza 5510 sayılı Kanunun yukarıda ayrıntısı açıklanan 13.
maddesinde sayılan hal ve durumlardan birinde meydana gelmeli; sigortalıyı hemen veya
sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan bir olay biçiminde gerçekleşmeli; bu olay ile
sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunmalıdır.” şeklinde
ifadelere yer vererek ilgili unsurların önemine değinmiştir.
İş kazası geçiren işçinin hem işverenden hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep
edebileceği haklar bulunmaktadır. İşçi veya ölmesi halinde yakınlarının işverenden talep
edebileceği belirli tazminatlar söz konusu olduğu gibi kurumdan da talep edebilecekleri
belirli ödenekler söz konusudur.
İşverenin Bildirim Yükümlülüğü
5510 sayılı kanunun 13. maddesine göre, işverenlerin o yer kolluk kuvvetlerine derhal,
kuruma da kazadan sonraki en geç üç (3) iş günü içerisinde bildirimde bulunma yükümlülüğü
söz konusudur. Bahse konu üç iş günü içerisinde kuruma bildirimde bulunmayan işverenden
kurum bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik
ödeneğini tahsil edebilecektir. Ayrıca, yasal süre içerisinde bildirimde bulunmayan işverenler
aleyhine idari para cezası uygulanacaktır.
İşçi veya Ölmesi Halinde Yakınlarının Kurum’dan Talep Edebileceği Hak, Tazminat ve
Ödenekler
İşçi veya yakınları işçinin iş kazasına maruz kalması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan
aşağıda yer verilmiş olan hakları talep edebilecektir.
1- Geçici gelir kayıpları yaşayan kimselere geçici iş göremezlik ödeneği Kurum tarafından
tahsis edilmektedir.
2- İşçinin iş kazası nedeniyle tekrar iş göremeyecek şekilde gördüğü zarar neticesinde çalışma
gücünün azalması veya tamamen kaybolması halinde Kurum tarafından sürekli iş göremezlik
ödeneği tahsis edilecektir. Sürekli iş göremezlik ödeneği kendi içerisinde sürekli tam sürekli
iş göremezlik ödeneği ile sürekli kısmi iş göremezlik ödeneği olarak ayrılmaktadır.
3- İş kazası sonucunda hayatını kaybeden işçilerin hak sahiplerine ölüm aylığı
bağlanmaktadır.
4- İş kazası sebebiyle işçinin ölmesi halinde Kurum tarafından cenaze masrafları
ödenmektedir.
İşçinin iş kazası sebebiyle bedensel veya ruhsal olarak zarar görmesi halinde, uğramış olduğu
ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmamış maddi ile manevi zararları işverenden
isteyebilir; işçinin ölmesi halinde ise, işçinin desteğinden yoksun kalan hak sahipleri sosyal
güvenlik mevzuatınca karşılanmayan giderleri için işverenden maddi tazminat, destekten
yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep edebilirler. Bahse konu tazminat kalemleri
aşağıdaki gibidir.
1- Maddi Tazminat: Maddi tazminat talebini iki ana başlık altında incelemek mümkündür.
Bunlardan ilki eşya ve hayvanlara ilişkin zararlar olup diğeri de bedensel zararlardır. Eşya ve
hayvanlara ilişkin zararlar araçta oluşan değer kaybı gibi zararlar olarak
örneklendirilebilecektir. Bedensel zararların temel dayanağı ise 6098 Sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun 54. maddesidir. Bu madde kapsamında iş kazasına maruz kalan işçi işverenden
tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan
kayıplarını ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını talep edebilecektir.
2- Manevi Tazminat: İşçinin veya ölmesi halinde yakınlarının işçinin maruz kalmış olduğu
iş kazası sebebiyle şahıs varlıklarında meydana gelen zararların giderilmesi amacıyla talep
edilebilecekleri tazminattır.
3- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Destekten yoksun kalma tazminatı, iş kazası
nedeniyle ölen işçinin yaşayacak olsaydı sağlayabileceği desteğin işçinin yakınlarına peşin
olarak ödeneceği tazminat türüdür.
Yukarıda açıkladığımız hususlar doğrultusunda işçilerin uğradığı iş kazalarında işverenin
yükümlülükleri oldukça fazladır. İş kazası sonrasında işverenin sorumlulukları ve kusuru
neticesinde işçiler tazminat ve haklara haiz olacaktır. Burada unutmamak gerekir ki iş kazasından doğan
tazminat istemleri zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın
her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Bu süreye iş
kazasında zarar gören işçi ya da iş kazası sonrası işçinin ölümü halinde de yakınları riayet etmek
zorundadır.
